1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Yapısal Şiddet: Antropoloji ve Sağlık İle İlgisi

Yapısal Şiddet: Antropoloji ve Sağlık İle İlgisi

Yapısal Şiddet Antropoloji ve Sağlık İle İlgisi

Yapısal Şiddet Nedir

Yapısal şiddeti, bir sosyal yapının eşitsizliği uzun vadeli olarak sürdürdüğü ve böylece çeşitli acılara sebep olduğu durumları ifade eder şeklinde tanımlayabiliriz. Yapısal şiddeti incelerken, sosyal yapıların (ekonomik, politik, tıbbi ve yasal sistemler) belirli gruplar ve topluluklar üzerinde orantısız şekilde olumsuz bir etkiye sahip olabileceği yolları inceleriz.

Yapısal şiddet kavramı bize, bu olumsuz etkilerin nasıl ve hangi şekillerde ortaya çıktığını ve bu zararları azaltmak için neler yapılabileceğini düşünmemiz için bir yol sunar.

Yapısal Şiddet Kavramının Geçmişi

Yapısal Şiddetin Geçmişi

Yapısal şiddet terimi, Norveçli bir sosyolog olan Johan Gultang tarafından icat edildi. Gultang, 1969 tarihli “Şiddet, Barış ve Barış Araştırmaları” başlıklı makalesinde, yapısal şiddetin marjinalleşmiş topluluklar arasındaki sosyal kurumların ve sosyal organizasyon sistemlerini olumsuz etkilediğini ilk kez savunan kişi oldu.

Gultang’ın şiddet kavramını geleneksel olarak tanımlandığı şekliyle (savaş veya suçun fiziksel şiddeti) terimden ayırmak önemlidir. Gultang, yapısal şiddeti, insanların potansiyeli ile gerçek yaşam koşulları arasındaki farklılıkların temel nedeni olarak tanımladı. Örneğin, genel nüfustaki potansiyel yaşam beklentisi, ırkçılık , ekonomik eşitsizlik veya cinsiyetçilik gibi faktörler nedeniyle ciddi ölçüde düşebilir. Buradak potansiyel ile gerçek yaşam beklentisi arasındaki tutarsızlık, yapısal şiddetten kaynaklanmaktadır.

İlgili Makale
Piraha Kabilesi: Dünyanın En Mutlu İnsanları

Yapısal Şiddetin Önemi

Yapısal şiddet, eşitsizliği ve ıstırabı şekillendiren sosyal, kültürel, politik, ekonomik ve tarihsel güçlerin daha incelikli analizlerini yapabilmeyi sağlar. Temelde daha az eşit olan yaşanmış deneyimler yaratmada cinsiyetçilik, ırkçılık, güçsüzlük, yaşçılık, homofobi ve / veya yoksulluk gibi farklı marjinalleştirme türlerinin rolünü ciddiye alma fırsatı yaratır. Yapısal şiddet, hem bireyler hem de topluluklar için farklı düzeylerde eşitsizlik yaratan ve sürdüren çok sayıda ve sıklıkla kesişen güçleri açıklamaya yardımcı olur.

Yapısal şiddet aynı zamanda modern eşitsizliğin tarihsel kökenlerine de ışık tutar. Zamanımızın eşitsizlikleri ve ıstırabı genellikle daha geniş bir marjinalleştirme tarihi içinde ortaya çıkar ve bu çerçeve, geçmişle ilişkisi açısından bugünü anlamak için kritik bir bağlam sağlar. Örneğin, sömürge sonrası ülkelerde ötekileştirmeler genellikle onların sömürge tarihleriyle yakından bağlantılıdır, tıpkı ABD’deki eşitsizliğin karmaşık kölelik, göç ve politika geçmişleri açısından değerlendirilmesi gerektiği gibi.

Yapısal Şiddet ve Sağlık

Yapısal Şiddetin Sağlıkla İlgisi

Günümüzde yapısal şiddet kavramı halk sağlığı, tıbbi antropoloji ve küresel sağlık alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Yapısal şiddet, özellikle sağlık alanındaki ıstırap ve eşitsizliği incelemek için yararlıdır. ABD’deki veya başka yerlerdeki farklı ırk veya etnik topluluklar arasındaki sağlık eşitsizlikleri durumunda olduğu gibi, sağlık sonuçlarını etkileyen karmaşık ve örtüşen faktörleri vurgulamaktadır.

Paul Farmer’ın küresel sağlık alanındaki araştırmaları, yazdıkları ve uygulamalı çalışmaları yapısal şiddete önemli ölçüde dikkat çekmiştir. Bir antropolog ve doktor olan Dr. Farmer, servet birikimindeki büyük farklılıklar ile sağlık hizmetlerinde ve dünya çapındaki sonuçlarla ilgili eşitsizlikler arasındaki bağlantıları göstermek için yapısal şiddetin merceğini kullanarak onlarca yıldır bu alanda çalışıyor. Çalışmaları halk sağlığı ve insan haklarının kesiştiği noktaları dikkate alıyor ve kendisi aynı zamanda Harvard Üniversitesi’nde Kolokotrones Üniversitesi Küresel Sağlık ve Sosyal Tıp Profesörüdür.

Dr. Farmer, dezavantajlı ve orantısız şekilde hasta topluluklarda önlenebilir olumsuz sağlık sonuçlarını iyileştirmeyi amaçlayan uluslararası bir kuruluş olan Partners in Health‘in kurucu ortağıdır . Neden dünyanın en fakir ülkelerinde birçok hastalık daha yaygın? Bunun cevabı yapısal şiddettir. Yapısal şiddetle ilgili yapılan bazı çalışmalar:

  • Haiti’deki 2010 depremi sonrası
  • Rus cezaevlerinde tüberküloz salgını
  • 1994 soykırımından sonra Ruanda’nın sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması
  • Haiti ve Lesoto’da HIV / AIDS müdahaleleri
İlgili Makale
Dünyanın En Mutlu Ülkesi Hangisidir? İşte Top 10!

Antropolojide Yapısal Şiddet

Antropologların birçoğu yapısal şiddet teorisinden etkilenmiştir. Yapısal şiddetle ve sağlıkla ilgili temel antropolojik eserler şu şekildedir:

  • Güç Patolojileri: Sağlık, İnsan Hakları ve Yoksullara Karşı Yeni Savaş (Paul Farmer)
  • Ağlamadan Ölüm: Brezilya’da Günlük Yaşamın Şiddeti (Nancy Scheper-Hughes)
  • Taze Meyve, Kırık Bedenler: Birleşik Devletler’deki Göçmen Çiftçiler (Seth Holmes)
  • Saygı Arayışı : El Barrio’da Şiddet Satmak (Philippe Bourgois)

Yapısal şiddet, küresel sağlık antropolojisi ve tıbbi antropolojide ciddi bir olumsuz etkiye sahiptir. Madde bağımlılığı, göçmen sağlığı, çocuk ölümleri, kadın sağlığı ve bulaşıcı hastalık dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere çeşitli konuları analiz etmek için kullanılmıştır.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap