1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Vincent Van Gogh’un Şaheseri: Yıldızlı Gece Resmi Hakkında Her Şey

Vincent Van Gogh’un Şaheseri: Yıldızlı Gece Resmi Hakkında Her Şey

Vincent Van Gogh’un Şaheseri Yıldızlı Gece Resmi Hakkında Her Şey

Yıldızlı Gece Resmi, dünyanın en tanınmış sanat eserlerinden biridir ve onu kafeterya duvarlarında, kupalarda, tişörtlerde ve birçok yerde görebilirsiniz. Orijinal Yıldızlı Gece Tablosunun şöhreti öyle bir seviyeye ulaştı ki, eserin sahibi olan Vincent Van Gogh’un ününü geçtiği düşünülüyor.

Yıldızlı Gece Resminin bu denli yankı uyandırması, güzelliğinin nasıl zamansız ve evrensel olduğunun bir kanıtı olarak görülüyor. Peki, yıldızlı gece resmi nerede yapıldı? Tarihi ve çiziminin hikayesiyle ilgili bilinmeyenler bu makalemizde sizlerle buluşuyor.

Yıldızlı Gece Resmi ve Hikayesi

Vincent Van Gogh, 1889’da Saint Rémy de Provence yakınlarındaki Saint Paul de Mausole akıl hastanesinde kaldığı sırada Yıldızlı Gece tablosunu resmetmiştir. Van Gogh hastane yaşamında oldukça rahattı; diğer hastalara göre çok daha özgür ve kısıtlamalardan muaf bir dönem geçirdi. İstediği her an hastane dışına çıkabilir; istediği an resim yapmasına, kitap okumasına ve kendi odasına çekilmesine izin verilirdi. Hatta dahası, ona burada bir stüdyo bile verildi. Zaman zaman gerçekleşen paranoyalar ve çeşitli nöbetlerden muzdaripti (resmi olarak epilepsi teşhisi konmuştu).

İlgili Makale
Stendhal Sendromu: Aşırı Dozda Sanata Maruz Kalmak

Rahatsızlığı bir süre sonra devamlı hale gelen nöbetler sebebiyle ağırlaştı. Halüsinasyonlar görmeye ve depresyonu takip eden intihar düşüncelerine kapılmaya başladı. Bu sebeple işinde de birçok değişikliğe gitti. Kariyerinin önceki dönemlerinin aksine, koyu tonları kullanarak birçok eseri bu dönemde ortaya çıkardı.

Özellikle koyu tonlardaki mavi, tepelerin gökyüzüyle buluşmasına sahne olmasıyla Yıldızlı Geceler Resmine farklı bir boyut katıyor. Küçük köy tablonun tabanında kahverengiler, griler ve mavilerle kaplı. Her binanın ana hatları açıkça siyah olarak çizilse de, yıldızların ve ayın sarı-beyaz renkleri gökyüzüne karşı gözleri gökyüzüne çekiyor ve en dikkat çeken ayrıntılardan biri olarak kabul ediliyor.

Çizilişiyle İlgili Ayrıntılar

Yıldızlı Gece Resmi

Tablo ile ilgili bilgiler oldukça kısıtlı olduğundan, daha çok belli kesimlerin yorumlarına dayanarak ayrıntılar ortaya koyuluyor. Yorumlanabilirliği de tablonun gizemini, insanların ona olan merakını oldukça artırıyor.

Fırça darbelerine dikkat edecek olursanız, gökyüzündeki girdaplar, yıldızların ve ayın etrafındaki bulutlarla renk dalgaları yuvarlanıyor. Ağacın dallarının eğriliği ve çevresi, Van Gogh’un o an yaşadığı psikolojik ruh halinin gün yüzüne çıkışı olarak değerlendiriliyor. Tepelerin hemen altında yer alan kasaba, yukarı ve aşağı doğru atılmış fırça darbeleri ve boyamalarıyla tablonun alt kısmını oluşturuyor. Ağaçların, kasabaya göre oldukça az yer kaplıyor olması da beşeri yapıtların, doğanın akışını ve dengesini bozduğuna yoruluyor.

Bu tablonun en önemli özelliğiyse tamamen Van Gogh’un hayal gücünün bir ürünü olması. Manzara, Saint-Paul’u çevreleyen bölgelerle veya odasının penceresinden görülen manzaralarla eşleşmiyor. Van Gogh, tablonun içeriğindeki her şeyi tamamen kendi iç dünyasını yansıtarak ortaya koydu.

Zıtlıklar

Tablonun her bölgesindeki zıtlıklar, doğa ve beşeri unsurların bir arada olması, hayal ile gerçeğin birleşimi. Bazı insanlara göre bu resim, incilin tekvin bölümünden bazı alıntılara vurgu yapıyor. Kariyerinin başından bu yana, kendisine şüpheyle yaklaşan ailesine (kardeşi hariç) bir gönderme olarak mı yapılmıştı yoksa? Van Gogh dindar bir ailede büyümüştü, bunu kullanarak sanatına ek bir şeyler katmak istemiş olabilir.

Resmi birçok dindar Hristiyan üç bölüme ayırır. Gökyüzü; ilahi kavramları temsil eder ve resmin açık ara en gerçek dışı, insan anlayışının ötesinde ve ulaşılamaz görülen kısmıdır. Yerdeki selvi, tepeler ve diğer ağaçlar ise ikinci dikkat çeken kısımdır. Gökyüzünün yumuşak dönel kıvrımlarına uyan yumuşak açılarla bükülmüş girdaplara benzerler. Son kısım ise köydür. Düz çizgiler ve keskin açılar burayı tablonun geri kalanından ayırır. Bu düz çizgiler köyü, gökyüzünün ve ormanlık alanların doğallığından ayıran ayırt edici bir özellik. Bununla birlikte, köyün içindeki ağaçların içinden yükselen kilisenin kulesinin gökyüzüne nasıl uzandığına dikkat edin. Garip bir Hristiyan inancına göre bu, Van Gogh’un tanrıyı yeryüzüne getirdiğini temsil ediyor.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap