1. Ana Sayfa
  2. Teknoloji
  3. Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Nedir – Yapım Aşaması

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) Nedir – Yapım Aşaması

uluslararası uzay istasyonu ISS

Dünyadaki tüm uluslararası uzay ajanslarının işbirliği ile üretilen bir uzay laboratuvarı olan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), kozmosun kökenlerine ve gelecekteki uzay keşiflerine geniş bir perspektifle bakmamızı sağlıyor. 

2000 yılının kasım ayından bu yana devamlı olarak dönen ISS: NASA, Rusya’dan Roscosmos, Avrupa Uzay Ajansı, Japon Havacılık ve Uzay Ajansı ve Kanada Uzay Ajanslarının işbirliğinin eseridir ve günümüze kadar astronotlar dışında yüzlerce uzay turisti tarafından ziyaret edildi. ISS nedir? Nasıl üretildi? Ve bilim insanlarının burada yaptıkları deneylerden keşfetmeyi umduğu şey ne? Hepsini bir bir açıklamaya çalışacağız.

ilgili: Henüz Uzayda Seks Yapılmadı, En Azından Resmi Olarak!

ISS – Uluslararası Uzay İstasyonu Hakkında Genel Bilgi

1980’lerin ortalarında dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan NASA’yı, 10 yıllık bir süre zarfında dünya yörüngesinde dönecek bir Uluslararası Uzay İstasyonu yapmaya teşvik etti. Geleceğe ışık tutacağını düşündüğü için, Başkan Reagan bu konuda oldukça kararlıydı. NASA ilk etapta, Avrupa ve Japonya ile ortaklık kurdu; devamında 1993 yılında Rusya’yı projeye davet etti (çünkü Rusya, uzay istasyonu işletme konusunda büyük bir deneyime sahipti), 1998’e gelindiğinde Kanada’nın da dahil edilmesiyle, dünyadaki beş uluslararası uzay ajansı da projede yer alıyordu.

Uluslararası Uzay İstasyonu, güneş enerjisiyle çalışan ve ısı döngüleriyle soğutulan silindirik bir modül olarak tasarlandı. Ayrıca istasyon, iki büyük bölüme ayrılmış şekilde çalışıyor: Rusya tarafından işletilen Rus Yörünge Segmenti ve birçok ülkenin katkılarını barındıran ABD Segmenti

İlgili: Hackerlar Uyduları Kitle İmha Silahlarına Dönüştürebilir Mi?

Uluslararası Uzay İstasyonunun İnşa Süreci

İnşa işlemi 1998’in kasım ayında, ISS’in ilk parçasının (Rus Zarya Kontrol Modülü) bir proton roketi yardımıyla yörüngeye yerleştirilmesiyle başladı. Rusça’da “gün doğumu” anlamına gelen Zarya Modülü ilk etapta güç, iletişim ve irtifa amaçlı kullanıldı ve günümüzde öncelikli işlevi depolama. İlk parçanın gönderilmesinden iki hafta sonra, uzay mekiği Endeavour’da bulunan astronotlar, istasyonun günümüzde ABD ve Rusya bölümlerini birbirine bağlayan Unity modülünün teslimini gerçekleştirdiler. Uluslararası Uzay İstasyonunda yaşayan ve burada görevli olan ilk ekip: Yuri Gidzenko, Sergei Krikalev ve NASA astronotu Bill Stepherd’den oluşuyordu ve 2 Kasım 2000’de istasyona ayakbastılar. 

İstasyonun içi 800 metrekarelik bir hacme sahip ve her an 3 ila 6 astronot çalışıyor. Şu günlerde ise istasyonda 5 astronot mevcut. Ayrıca Uluslararası Uzay İstasyonunda, astronotlara dünyanın eşsiz manzarasını sunan “Tranquility” modülü bulunuyor. Bunun dışında Rusya, yakın bir zamanda ISS’e yeni bir bilim modülü gönderilmeyi planlıyor ve inşa süreci halen devam ediyor. 

Uluslararası Uzay İstasyonu Neden Önemli?

Dünyamızdaki her şey, yalnızca kendi ortamında yani yeryüzünde yaşayabilecek şekilde gelişim gösteriyor. Gelecekte uzayda yapılacak uzun çalışmalar için bir hazırlık ortamı gerekiyordu ve bu karmaşık ortamda, uzun vadede nasıl hayatta kalınabileceğine dair bilgi eksikliği mevcuttu. Uluslararası Uzay İstasyonu projesi ise tam bu noktada devreye girdi ve günümüzde, gelecekteki potansiyel uzay araştırmaları için elverişli bir pratik ortamı olarak yerini aldı. 

Uzayda hayatta kalmak mikro yer çekimi (neredeyse sıfır yer çekimi) ve yüksek radyasyona maruz kalmak anlamına gelir. Tüm bu şartlarda kullanılacak ekipmanların testi için ISS oldukça uygun bir yer.  

Ekipler, öncelikle güneşin 16 kez doğup battığı bir yaşama alışmak zorundalar. Mesela iyi ve rahat bir uyku, bu mikro yer çekimli ortamda pek de kolay sayılmaz. Devamlı yüksek hızda hareket eden bir yapıda olduklarından, zaman zaman denge sorunları ve kan basınçlarında değişimler yaşamaları da söz konusu.

Tüm bunların dışında istasyondaki araştırmacılar, uzayda kalıcı olarak yaşanması durumunda bunu kolaylaştırmanın yollarını arıyorlar. Örneğin mikro yer çekiminde büyüyen bitki ve insan dokularının, bu ortamda nasıl tepkiler verdiği yönünde bir dizi çalışma; aynı zamanda uzayın DNA ve genlerde nasıl bir etki bıraktığına ve normal yollarla üremenin mümkün olup olmadığına dair sayısız araştırma yapılıyor. 

Uluslararası Uzay İstasyonu Nerede? Türkiyeden Geçişi Ne Zaman?

“Uluslararası Uzay İstasyonu nerede?” Sorusu sıkça karşılaşılan ve aslında cevabı her saniye değişen bir soru. Çünkü yerden 400 km yüksekte, saatte 28.000 kilometrelik hızıyla dünya yörüngesinde bir tur atması 90 dakika sürüyor. Bu sebeple siz bu paragrafı okurken bile Edirne’den Kars’a yol almış olması muhtemel. Ancak NASA, bizlere bir güzellik yapmış ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nun anlık konumunu takip edebileceğimiz ve işaretlediğimiz konuma yaklaştığında bizlere (mail yoluyla) haber verdiği bir sistem geliştirmiş. Bu sistem sayesinde, ISS’in Türkiye’den geçişi ile ilgili rahatlıkla bilgi alabilir ve özellikle geceleri rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz.

Peki, Uluslararası Uzay İstasyonu dünyadan nasıl görünür? Havada hareket eden bir yıldız düşünün, ancak bunun doğal değil insan yapımı olduğunu… Küçük ve parlak bir noktaya benzer ve kolayca dikkatinizi çekecektir. 

Ayrıca Uluslararası Uzay İstasyonundan biri dünya yüzeyine, biri de uzaya bakan yüzü olmak üzere iki canlı yayın yapılıyor. Hem dünyayı, hem de karanlık uzay boşluğunu bu site üzerinden her an canlı izlemek mümkün. 

Uluslararası Uzay İstasyonuna Modern Yolculuklar

2011 yılına kadar astronotlar, ABD uzay mekikleri ve Rusların Soyuz adlı aracıyla istasyona taşındılar. ABD, uzay mekiği programını devre dışı bıraktıktan sonra ise günümüze kadar Soyuz aracı bu işlevi yürüttü (ta ki SpaceX Mayıs 2020’de istasyona mürettebat taşıyana kadar). 

Uluslararası uzay ajanslarının planı,  ISS’in en az 2024’e kadar yörüngede faaliyetlerine devam etmesi yönünde. Ancak bu sürenin uzatılması ihtimali oldukça yüksek. 

İlgili: Nasa Ve Space X Mars’ta Koloni Oluşturabilir Mi?

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap