1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Gelişim
  3. Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Tükenmişlik sendromu, stres ile ortaya çıkan ve genellikle asosyallik, düşük başarı hatta depresyon duygularına yol açan eşsiz bir sendromdur. Bu zamana kadar sanatçılardan, ünlülerden duyduğumuz bu “zengin” sendromu artık sadece onlara özgü değil. Yeni araştırmalar artık tükenmiştik sendromuna sahip en büyük kitlenin öğrencilerden oluştuğunu gösteriyor.  Üniversitede henüz ilk senelerini geçiren öğrencilerin başarılı olmaları için danışmanlık yapan Ryan Korstange’ın öğrencilerine bu tükenmişlik sendromundan korunmaları için tavsiye ettiği yöntemleri sizler için derledik.

1) Tükenmişlik Sendromuna Karşı Neden Sorusunu Sorarak Başlayın

İçsel motivasyonunda öğrenmenin insan doğası gereği büyüleyici olduğu gerçeğini kabul eden öğrenciler daha az tükenmişlik ve daha yüksek akademik başarıya ulaşıyor. Tükenmişlik sendromunu önlemenin en etkili yolu, neden o üniversitede olduğunuzu bildiğinizden emin olmaktır. Neden o üniversiteyi tercih ettiniz? Neden o eğitimi almak istiyorsunuz? Geliştirmeniz gereken becerilerinizi ve üniversitedeyken yaşamak istediğiniz deneyimleri belirleyerek içsel motivasyonunuzu arttırabilirsiniz.

2) Çalışmalarınızı ve Planlarınızı Görselleştirin

Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Yapmanız gereken işleri, dersleri ve dönem sonu projelerini geniş bir bakış açısıyla görmek size motivasyon sağlayabilir. Çalıştığınız süre boyunca ne kadar ilerleme kat ettiğinizi dışardan bir bakışla görmek ekstra motivasyon sağlarken aynı zamanda başarı hissinizi tetikler. Bunun için listeler oluşturabilir, takvim yada benzeri uygulamaları kullanabilirsiniz. 

3) Kendinizi Sıkmadan, Her gün biraz çalışın

Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Etkili öğrenme için bilinen en yaygın yöntem deli gibi çalışmaktır. Bu zamana kadar çoğu insanın yaptığı da tam olarak bu. Durmadan çalış, hep çalış. Ancak uzmanımız bu yöntemin doğruluğu konusunda biraz tereddüt etmiş olacak ki öğrencilerini bu konuda uyarmayı tercih etmiş. Konuları ve dersleri çok kısa zamana sıkıştırmanın öğrenmeyi zorlaştırması bir yana, öğrencilerinin en çok kullandığı çalışma metodu olan notların altını çizme, tekrar tekrar notları okumaları ve sınıfta aldıkları ders notlarını özetleme gibi metotların en etkisiz öğrenme yöntemi olduğunu belirtiyor ve ekliyor; etkili olduğu kanıtlanmış öğrenme metotlarından faydalanın, çalışmayı kısa süreye sıkıştırmak yerine günlere yayın, pasif olarak notları tekrar tekrar okumak yerine öğrendiğiniz bilgiyi testler çözerek kalıcı hale getirin. Unutulmaması gereken en önemli nokta sınavları geçmek için çalışmak yanlıştır. Bilgiyi öğrenmenin sınavları geçmekten daha önemli olduğu düşüncesini benimserseniz daha başarılı olabilirsiniz. 

4) Düzenli Olarak Ara Verin

Tükenmişliği ortaya çıkaran şey stres olduğu için, stresi dikkatli bir şekilde yönetmek çok önemlidir. Egzersiz, doğru beslenme, sosyal etkileşim ve kaliteli uyku stresle başa çıkmak için en çok bilinen ve önerilen yöntemlerin başında gelir. Bunlara ek olarak çalışmalarınızın arasında molalar vermek hedeflerinize odaklanmanızı kolaylaştırırken yaratıcılığınızı arttırır ve zihninizin taze kalmasına dolayısıyla da daha verimli çalışmanıza yardımcı olur. 

5) Sonunda Nelere Sahip Olacağınızı Hatırlayın

Üniversite eğitimi stresli ve zordur. Ancak tüm bu eğitimden sonra sizde üniversiteden mezun olup kendi ekonomik özgürlüğünüze ulaşacaksınız. O yıllarda kazandığınız beceriler ve bilgi birikiminizle isterseniz çocuklarınızı daha bilgili yetiştirebilirsiniz isterseniz de kazandığınız para ile dünya turuna çıkabilirsiniz. İleride hangi şartlarda nasıl bir hayat yaşayacağınızı hayal edin ve bu hayatın üniversite yıllarda kazandığınız bilgi birikimine bağlı olduğunu unutmayın. 

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?