1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Tripofobi (Delik Fobisi) Nedir? Çözümü ve Tedavisi

Tripofobi (Delik Fobisi) Nedir? Çözümü ve Tedavisi

Tripofobi (Delik Fobisi) Nedir? Çözümü ve Tedavisi
1

Tripofobi (Trypophobia), kısaca dolgun delikleri görünce oluşan korku veya iğrenme durumudur. Bu fobiye sahip insanlar, birbirine yakın şekilde toplanmış küçük deliklerin bulunduğu yüzeylere bakarken kaşıntı veya mide bulantısı gibi şeyler hissederler. Örneğin, bir lotus tohum kabuğunun başı veya bir çileğin gövdesi, tripofobisi (delik fobisi) olan bir insana rahatsızlık verebilir.

Tripofobi ile ilgili çalışmalar oldukça sınırlı ve mevcut olan araştırmalar, tripofobinin resmi bir sorun olarak kabul edilip edilmemesi gerektiği konusunda ikiye ayrılıyor.

Tripofobi Nasıl Oluşur? Tetikleyen Şeyler

Tripofobi hakkında pek bilinenler sınırlı olsa da, bazı nesnelerin bunu tetiklediği biliniyor; bazıları:

  • Lotus tohumlar
  • Bal petekleri
  • Çilek yüzeyi
  • Mercan
  • Nar taneleri
  • Kabarcıklar
  • Kavun

Böcekler, amfibiler, memeliler ve benekli deri veya kürkü olan diğer canlılar da dahil olmak üzere bazı hayvanlar da tripofobi semptomlarını tetikleyebilir.

Tripofobi Belirtileri

Semptomlar, bir kişinin küçük delik kümelerine veya deliklere benzeyen şekillere sahip bir nesne gördüğünde tetiklenir. Bu belirtilerden bazıları:

  • Duygu karmaşası
  • Rahatsız hissetmek
  • Göz yorgunluğu, çarpıklıklar veya yanılsamalar 
  • Sıkıntılı bir ruh hali
  • Vücudun ve ellerin kaşındığını hissetmek
  • Panik atak
  • Terleme
  • Mide bulantısı

Tripofobi Neden Dolayı Olur? Araştırmalar Ne Diyor?

Araştırmacılar, tripofobiyi gerçek bir fobi olarak sınıflandırıp sınıflandırmayacakları konusunda hemfikir değiller. İlk çalışmalardan biri 2013 yılında yayınlanan “tripofobi” üzerine kurulan kaynak, fobinin zararlı şeylere olan biyolojik korkunun bir uzantısı olabileceğini öne sürdü. Araştırmacılar, semptomların belirli bir grafik düzenlemede yüksek kontrastlı renkler tarafından tetiklendiğini de ortaya çıkardı. Tripofobiden etkilenen insanların bilinçaltında lotus tohumu baklaları gibi zararsız öğeleri mavi halkalı ahtapot gibi tehlikeli hayvanlarla ilişkilendirdiklerini iddia ediyorlar. Bu da bilinçaltında fobiyi tetikliyor.

Nisan 2017’de yayınlanan bir çalışma ise tüm bulgulara karşı çıkıyor. Araştırmacılar, küçük deliklerin bulunduğu bir görüntüye baktıktan sonra korkunun, tehlikeli hayvan korkusuna mı; yoksa görsele olan bir tepkiden mi kaynaklandığını doğrulamak için okul öncesi çocukları üzerinde araştırmalar yaptılar. Sonuç olarak, tripofobi hastalığı olan insanların bu rahatsızlığının zehirli yaratıklardan kaynaklanmadığını ortaya çıkardılar.

Amerikan Psikiyatri Birliği’ne göre, tripofobi resmi bir fobi olarak tanınmıyor. Tripofobinin kapsamını ve bunun nedenlerini anlamak için şüphesiz daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Tripofobi İle İlgili Risk Faktörleri

Tripofobi ile ilişkili risk faktörleri hakkında çok az şey bilinmektedir. Bir çalışma tripofobi ile majör depresif bozukluk ve yaygın anksiyete bozukluğu arasında bağlantı olabileceğini ortaya attı. Araştırmacıların düşüncesi, tripofobisi olan kişilerin majör depresif bozukluk veya anksiyete bozukluğu yaşama olasılığı çok daha yüksek. 2016 yılında yayınlanan bir başka çalışma da sosyal kaygı ve tripofobi arasında bir bağlantı olduğunu belirtti, araştırmaların birçoğu birbirini destekliyor.

Tripofobi Testi, Teşhisi ve Tedavisi

Sahip olduğunuz herhangi bir fobiyi teşhis etmek için doktorunuz size, konu hakkında bir dizi soru soracaktır. Ayrıca tıbbi, psikiyatrik ve sosyal geçmişinizin dökümünü de isteyeceklerdir. Ancak Tripofobi, kesin olarak teşhis edilebilecek bir durum değildir, çünkü tripofobi tıbbi ve zihinsel sağlık dernekleri tarafından resmi olarak tanınmıyor.

Herhangi bir fobiyi tedavi etmenin birçok farklı yolu bulunuyor, en etkili tedavi şekli “maruz kalma” tedavisidir. Maruz kalma terapisi, korkunuza neden olan nesneye veya duruma uzun süre maruz kalıp, onu görmeye alışmak ve bunu sizin için bir “fobi” olmaktan çıkarmak mantığıyla uygulanır.

Birçok fobi için bir başka yaygın tedavi yöntemi ise bilişsel davranışçı terapidir, buna göre fobinizi ve anksiyetenizi yönetmenize yardımcı olmak için “maruz kalma” terapisini diğer tekniklerle birleştirir. Bu tekniklerden bazıları;

  • Bir danışman veya psikiyatrist ile genel konuşma terapisi
  • Anksiyete ve panik semptomlarını azaltmaya yardımcı olmak için sakinleştirici gibi bir ilacın alınması
  • Derin nefes alma ve yoga gibi gevşeme teknikleri
  • Anksiyeteyi ve fobiyi yönetmek için fiziksel aktivite ve egzersiz
  • Dikkatli ve derin nefes alma, gözlem, dinleme ve stresle başa çıkmaya yardımcı olduğu bilinen diğer stratejiler

İlaçlar diğer anksiyete bozuklukları ile test edilmiş olsa da, tripofobideki etkinlikleri hakkında çok az şey bilinmektedir.

Ayrıca yararlı olabilecek tavsiyeler;

  • Yeterince dinlenin
  • Sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzenine sahip olun
  • Kafein ve anksiyeteyi artırabilecek diğer maddelerden kaçının
  • Benzer sorunlarla karşılaşan diğer insanlarla bağlantı kurmak için arkadaşlarınıza, ailenize veya destek gruplarına danışın
  • Korktuğunuz veya fobiniz olan durumlarla mümkün olduğunca sık yüzleşin, onlara maruz kalmak demek; zamanla alışmanız ve fobilerinizden kurtulabileceğiniz anlamına gelir.

Sonuç: Tripofobi resmi olarak tanınan bir fobi değildir. Ancak bazı araştırmacılar, bunun bir şekilde var olduğuna ve tetikleyicilere maruz kaldıklarında bir kişinin günlük yaşamını etkileyebilecek semptomları ortaya çıkardığına dair kanıtlar bulmuşlardır.

Tripofobiniz olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuzla veya danışmanınızla konuşun. Korkunun nedenini bulmanız semptomlarınızı yönetmenize ve Tripofobi çözümünü bulmanıza yardımcı olabilirler.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap