1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Totaliter Rejim Yönetimi Nedir? İtalya ve Almanya Örnekleri

Totaliter Rejim Yönetimi Nedir? İtalya ve Almanya Örnekleri

Totaliter Rejim Yönetimi Nedir İtalya ve Almanya

Totalitarizm ve totaliter ne demektir, tam olarak ne anlama geliyor? Dürüst olmak gerekirse, insanların birçoğu bu kavramın anlamını tam olarak bilmiyor. Genelde bu kavramın olumsuz olduğunu ve tarihteki kötü özellikleriyle dikkat çeken diktatörlere atfedildiğini biliyorlar. Peki her şey bununla sınırlı mı dersiniz?

Öncelikle totaliter ve totalitarizm kavramlarının tam anlamına bakmamız gerekli. “Otokratik bir otorite tarafından merkezileştirilmiş kontrol; vatandaşın tamamen mutlak bir devlet otoritesine tabi olması gerektiği siyasi rejim” olarak açıklayabiliriz. Biraz olsun zihninizde bir şeyler canlanmış olsa gerek.

Totaliter Devlet Rejimlerinin Ortaya Çıkışı

Totalitarizm, I.Dünya Savaşı sona erdikten hemen sonra kök salmak için mükemmel bir zemin buldu. Çünkü Avrupa değişmişti. Viktorya dönemi ve ötesinin romantik idealleri geride kalmıştı. Bir zamanlar dünyanın tanıdığı ulusların birçoğu artık yoktu veya ayrı bir devlet kurmuşlardı. Uluslar arasında güvenlik ve kimlik kayıpları hat safhadaydı. Kısacası, doldurulması gereken büyük bir boşluk vardı; ve elbet dolduruldu. Nasıl mı?

Otoriter devlet anlayışının çok dışında kalan totalitarizm hükümetleri, çoğu ülke “devrimden kaçınmayı” ve “başka bir dünya savaşından kaçınmayı” arzulamasından kaynaklanan ihtiyaca cevap oldu. Ayrıca bu yolla, insanların hükümetleri için fedakarlık yapmaları da gerekiyordu ve hükümet, vatandaşın hayatının her alanında yetki hakkına sahipti (ekonomi, politika, din, kültür, felsefe, bilim, tarih ve spor). Kısacası, bu ülkelerin kontrol sahibi tamamen hükümetti, dünya savaşının bıraktığı etkiler; birçok ülkeyi bu totalitarizm sistemine itti.

İtalya ve Almanya Örnekleri

Dünya savaşı sonrası İtalya ve Almanya’da ekonomi çöktü ve insanları istikrar ve onları ayakta tutacak bir şey talep etmeye başladılar. İşyerlerinde ve çeşitli sosyal sınıflar arasında kaoslar patlak verdi. Korku, savaşın dehşetine ciddi şekilde tanık olan vatandaşları rahatsız etti ve ciddi bir çöküş dönemi körüklendi. İnsanlar korkudan beslenmeye başladığı zaman, totalitarizmde gibi aşırı hükümet sistemlerinin devreye girmesi oldukça kolaylaşır.

Tüm Avrupa bu siyasi hareketlere açıktı ve hepsi duyarlıydı. İtalya’daki Mussolini, bu kaosu politik olarak bir kazanç elde etmek için kullanmayı düşünüyordu. Görevdeyken, orduyu ve askeri okulları kontrol ettiği için basını sansürlemeye, gizli bir polis teşkilatı oluşturmaya ve hükümete yönelik her türlü eleştiriyi yasaklamaya başladı. İtalya’da bunlar olurken Almanya’da Hitler, Alman halkına karşı benzer bir tavırdaydı ve benzer uygulamaları/kısıtlamaları hayata geçirdi.

Totaliter Hükümetler: Krizi Fırsata Çevirmek!

Totaliter Yönetim Anlayışı

Korku kontrolü ele aldığında, bir felaketin gerçekleşmesi kaçınılmazdır. İşte korku hakim olduğu an, en ufak bir çözüm getiren liderler bile halk tarafından benimsenebilir. Hele bir de ordu tamamen onların emrindeyse…

Geçmişe bakın. Benzer örnekler hiç de az değil, oldukça fazla. İnsanlar ortak bir korku bulduğunda, bazı önde gelen insanlar da kontrolü ele alma fırsatı yakalamış olur. Korkuyu en büyük kaynakları olarak kullanırlar. İnsanları, korkunun kaynağını ortadan kaldırabileceklerine inandırırlar.

İlgili Makale
2. Dünya Savaşı Nazi Almanyası Süper Silahları

Hitler‘i bir düşünün. Almanları Yahudilere ve dışlanmış sayılanlara karşı toplamak için korkuyu kullandı. Alenen! Alman vatandaşlar ise ekonomik ve politik koşulların gidişinden korkuyorlardı. Geçmişe kızgın ve geleceğe korkuyla bakıyorlardı. Hitler’in Almanya’yı ele alması ve kendince benimsediği Sosyalist yönetim modelini uygulaması için tam anlamıyla biçilmiş kaftandı.

Hadi bir de bonusunuz olsun, Amerika’da da, korku insanları kontrol etmek için kullanıldı. Kızıl Tehlike adıyla bilinen bu terim, Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin komünizm korkusu olarak açıklanır. Özellikle 1920’li yıllarda Amerika’nın en kapsamlı gündem maddesi “Kızıl Tehlike” idi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap