1. Ana Sayfa
  2. Doğa
  3. Tayfun Nedir: Kasırga ve Siklon ile Arasındaki Fark

Tayfun Nedir: Kasırga ve Siklon ile Arasındaki Fark

Kasirgalar

Tayfun, Kasırga ve Siklon nedir sorusunun en kısa cevabını mı arıyorsunuz? Muhtemelen şaşırtıcı gelecektir ama, isimleri farklı olsa da hepsi aynı şey! Tek farkları ise nerede ortaya çıktıkları. Bu makalemizde Tayfun, Siklon ve Kasırga arasındaki ufak farkları incelerken oluşumları ve potansiyel tehlikeleri hakkında detaylı bir analiz sunuyoruz.

Yüzyıllar önce Avrupalı ​​kaşifler, Karayipler’de gemilerini döven fırtınaları tarif etmek için, kötü ruhları ve hava durumu tanrılarını ifade eden yerli “hurakan” kelimesini öğrendiler. Zamanla bu kelime değişim yaşayarak Hurricane (Kasırga) haline evrildi. Kasırga, saatte en az 119 kilometre rüzgara sahip, devasa, sarmal tropik fırtınalara verilen üç isimden biridir. Diğerleri Tayfun ve Tropikal Siklon.

İsimlerindeki Fark Nedir

Potansiyel olarak aynı hava olayları olarak bilinse de Kuzey Atlantik, orta Kuzey Pasifik ve doğu Kuzey Pasifik üzerinde geliştiklerinde kasırga olarak adlandırılan bu dönen fırtınalar, Güney Pasifik ve Hint Okyanusu üzerinde oluştuklarında siklonlar ve Kuzeybatı Pasifik’te geliştiklerinde tayfun olarak bilinir.

İlgili Makale
İklim ve Hava Olayları: Dev Rehber!

Adı ne olursa olsun, tropikal siklonlar kıyı bölgelerini yok edebilir ve çok büyük ölümlere neden olabilir. Rüzgar hızına dayalı beş noktalı Saffir-Simpson kasırga ölçeğine göre derecelendirilen kasırgalar, kategori 3’e ulaştıklarında büyük kabul edilir. Kategori 5 fırtınalar, saatte 253 kilometreden fazla rüzgar hızları sağlayabilir.

Atlantik Okyanusu’nun kasırga sezonu Ağustos ortasından Ekim sonuna kadar zirve yapar ve yılda ortalama beş ila altı kasırga meydana gelir. Kuzey Hint Okyanusu’ndaki siklonlar tipik olarak Nisan ve Aralık ayları arasında oluşurken, en yüksek fırtına aktivitesi Mayıs ve Kasım aylarında görülür.

Bir tayfunun uzaydan görünümü.

Tayfunlar Nasıl Oluşur?

Tayfunlar, en az 26,5 santigrat derece yüzey sıcaklıkları ile ılık okyanus sularında tropikal fırtınalar olarak başlar. Bu düşük basınçlı sistemler, sıcak denizlerden gelen enerjiyle beslenir.

Rüzgar hızı saatte 61 kilometre veya daha az olan bir fırtına, tropikal depresyon olarak sınıflandırılır. Tropikal bir fırtına haline gelir ve Dünya Meteoroloji Örgütü‘nün belirlediği şartlara göre, sürekli rüzgârlarının hızı saatte 63 kilometreyi geçtiğinde onlara bir isim verilir.

İlgili Makale
Nasıl Biliyoruz: Dünyanın Kendi Ekseni Etrafında Dönüş Hızı Nedir?

Tayfunlar, şaşırtıcı ölçekte enerji sağlayan devasa ısı motorlarıdır. Sıcak, nemli okyanus havasından ısıyı çekerler ve fırtınalarda su buharının yoğunlaşmasıyla açığa çıkarırlar.

Tayfunlar, göz olarak bilinen düşük basınçlı bir merkez etrafında döner. 32-64 kilometrelik genişliğindeki bu fırtınanın gözü olarak adlandırılan alan herkesin bildiği gibi neredeyse hiç esintiye sahip değildir ve oldukça sakindir. Ancak göz, fırtınanın en güçlü rüzgarlarını ve yağmurunu içeren dairesel bir “göz duvarı” ile çevrilidir.

Tayfun Tehlikeleri Nedir

Tayfunlar birçok farklı şekilde karaya yıkım getirir. Bir kasırga karaya ulaştığında, genellikle altı metre yüksekliğe ulaşabilen ve karada birkaç kilometre ilerleyebilen yıkıcı bir fırtına dalgası (rüzgarın kıyıya ittiği okyanus suyu) üretir .

2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre, fırtına dalgalanmaları ve seller, kasırgaların en tehlikeli iki yönü ve Atlantik tropikal siklonlarından kaynaklanan ölümlerin dörtte üçünü oluşturuyor. 2005 yılında Louisiana açıklarında karaya çıkan ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüne yol açan Katrina Kasırgası‘ndan kaynaklanan ölümlerin üçte biri boğulma nedeniyle meydana geldi. Katrina aynı zamanda 125 milyar dolarlık hasarla rekor düzeyde en maliyetli kasırga.

Bir tayfunun sert rüzgarları yıkıcıdır ve yeni tayfunlar doğurabilir. Şiddetli yağmurlar, kilometrelerce içeride meydana gelebilecek sel ve heyelanlar yoluyla daha fazla hasara neden olur.

Atlantik’te son derece güçlü fırtınalar oluşmasına rağmen, Pasifik’te bu güne kadar kayda geçmiş en güçlü tropik siklonlar oluştu. Bunun nedeni ise Pasifik okyanusunun büyüklüğünde saklı. Pasifik okyanusu, bu fırtınalara karaya çıkmadan önce büyümeleri için daha fazla alan sağlıyor. 2015 yılında Guatemala açıklarında doğu Pasifik’te oluşan Patricia Kasırgası, saatte 346 kilometre ile kaydedilen en güçlü rüzgarlara sahipti. En güçlü Atlantik fırtınası, saatte 294 kilometre rüzgarla 2005 yılındaki Wilma Kasırgasıydı.

Bir kasırgaya karşı en iyi savunma, insanlara yoldan çekilmek için yeterli zaman veren doğru bir erken uyarı sistemidir. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Kasırga Merkezi olası fırtınalar için 48 saat içinde kasırga nöbetleri ve 36 saat içinde beklenen fırtınalar için kasırga uyarıları yayınlıyor.

Kasırgalar ve İklim Değişikliği

İklim değişikliği, her geçen gün daha yoğun aşırı hava koşullarına neden oluyor ve buna kasırgalar da dahil. 2018 kasırga sezonu, Kuzey Yarımküre’de üç aydan kısa bir süre içinde 22 büyük kasırga ile kaydedilen en aktif sezonlardan biriydi ve 2017’de ciddi şekilde yıkıcı Atlantik fırtınaları görüldü. Bir kasırganın gücünü ve etkisini bir dizi faktör belirlerken, belirli yerlerde daha yüksek sıcaklıklar önemli bir rol oynar. Atlantik’te, Kuzey Kutbu’ndaki ısınma gelecekteki kasırga izlerini daha batıya sürükleyebilir ve bu da ABD’nin kara çıkışını daha olası hale getirebilir.

2020 yılı kasırga sezonu için daha önce pek de olmadığı kadar kasvetli geçti demek doğru olacaktır. Guatemala kıyılarında yelkencilik yapan “Faho” kaptanın bu eğitici kasırga videosu, sizlere kasırgalar hakkında daha fazla bilgi verecek.

Bilim adamları, potansiyel trendlerin yaklaşan fırtınalara hazırlıklı olmayı ve iklim değişikliğinin temel nedenlerini ele almayı her zamankinden daha önemli hale getirdiğini söylüyor.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap