İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Doğa
  3. Taş Devri’ne Dönüyoruz: Paleolitik Çağ ve Genel Özellikleri

Taş Devri’ne Dönüyoruz: Paleolitik Çağ ve Genel Özellikleri

Paleolitik Çağ mağara snatı

Paleolitik Çağ (Eski Taş Devri), dünyada insan yaşamının başlangıcından 9.000 ila 10.000 yıl öncesine dayanıyor. Bu dönemde ilk insanlar çıplaktı ve genelde mağaralarda yaşıyorlardı. Çevrelerindeki hayvanları avlayarak ve zaman zaman da balıkçılık yoluyla besin ihtiyaçlarını gidermiş olan bu insanlar, yaşadıkları yerlere birçok resim ve avladıkları canlılara dair şekiller çizdiler.  Şimdi, dilerseniz gelin Paleolitik Çağ’ın genel özelliklerini, önemli gelişmelerini maddeler halinde inceleyelim.

Paleolitik Çağ’da Yaşam

Birer “Çakmaktaş” olmasa da, Paleolitik Çağ insanlarının mağara adamı nitelikleri oldukça fazlaydı. Elektrik, yazı, internet, modern tıp gibi kolaylıkların bulunmadığı bu dönemde, bizlere benzer aktiviteleri yalnızca yemek, içmek, uyumak ve günden güne yeni aletler üretmekle sınırlıydı. 

Taş Devri’nde Kullanılmış El Aletleri

Arkeologlar Taş Devri’ni, insanlar metal aletleri kullanmaya başlamadan önce üç döneme ayırırlar: Paleolitik (Eski Taş Devri), Mezolitik (Orta Taş Devri) ve Neolitik (Yeni Taş Devri).

Bu dönemler içerisinde en önemli görülen Paleolitik Çağ yani ilk dönemdir. Çünkü bu dönemde insanlar birçok şeyle yeni tanışıyordu ve yaşamlarını sürdürmenin yollarını arıyordu. 

Bilinen en eski insan ırkı olan Homo Erectus’ların yaptığı kesici baltalar, daha çok avlanan hayvanların derisini yüzmek ve etlerini parçalara ayırmak için kullanıldı. Baltaların ucunu keskinleştirmek için kullandıkları madde nedir, henüz bilinmese de; granit benzeri sert taşlar kullanıldığı düşünülüyor. 

Mağara Evler

Paleolitik Çağ’ın ortalarında, modern insanların (Homo Sapiens) Afrika’dan göç ettiği ve Kuzeybatılarındaki Neandertaller ve Denisovanlarla etkileşime girdikleri tahmin ediliyor. Bulgular bunu gösteriyor. 

Ateş kullanımının yaygınlaştığı bu dönemde modern insanların yerleşim yerleri geçici sığınaklar veya mağara gibi yerlerdi. Fransa’da bulunan Bruniquel Mağarası’nda, geçmişte Avrupa civarlarında yaşadığı bilinen Neandertallerden bazı kalıntılar bulundu, mağaradaki sarkıtlarda yapılan incelemeler sonucu; mağaranın bundan 180.000 yıl önce kullanıldığı ortaya çıktı.

İlkel Mızraklar

Kayıtlara geçmiş en eski silahlar, Neandertal’lerin kullandığı tahta mızraklardır, ladin ve çam ağaçlarının dallarından üretilen bu silahlarla yalnızca yakından değil, uzaktan fırlatarak da hayvanları avladıkları düşünülüyor. 

Bu düşünce, Neandertal’lerin avlanma bölgelerinde yapılan bir araştırma sonucu ortaya atıldı. Bölgelerde bulunan yüzbinlerce yıllık geyik kemiklerindeki izler üzerinde yapılan çalışmalar, mızrakların birkaç metre uzaktan atıldığını gösteriyor. 

Paleolitik Çağ’da Mağara Sanatı

Paleolitik Cag’ın sonlarında doğru, Denisovanlar ve Neandertal insanları yavaş yavaş azalıyor ve Homo Sapiens’ler de giderek dünyaya yayılıyordu. 

Bu dönemlerde belki de sanatın temelleri atıldı diyebiliriz. Mağaralara yapılan resimler, kaya heykelleri ve kemik, boynuz ve fildişi oymalar gibi birçok figüratif sanat eserleri ilk kez bu dönemde ortaya çıktı. 

Taş Devri’nde Müzik

Paleolitik dönemin bitiş zamanlarına dair bulgular içerisinde, bazı müzikal kanıtlar da mevcut. Ölmüş bir akbabanın kemiklerinden yapılmış, 40.000 ila 45.000 yıl öncesine ait bir flüt bunlardan başlıcası. Ayrıca bu flütün özelliği, bilinen ilk müzik aleti olması.

Flütü Swabian Alplerindeki bir mağarada bulan arkeologlar, müzik çalmanın sosyal becerileri geliştirmesinden ötürü Homo Sapiens’in, diğer insan türlerine göre evrimsel bir üstünlüğe sahip olduğunu tahmin ediyorlar.

Gelişmiş Mızraklar 

Alt Paleolitik Çağ, yani Eski Taş Devri’nin bitişine doğru, gelişmiş mızraklar ve ok gibi av silahları yavaş yavaş insan hayatına girmeye başlamıştı. Kemik ve boynuzlara şekil verme becerileri geliştikçe, mızrak uçları, ok uçlar, zıpkın ve olta gibi aletler üretilmeye başlandı. 

Güneybatı Fransa’da, yaklaşık 11.000 ila 19.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen gelişmiş mızrak ve ok uçları bulgusu da bunu destekleyen nitelikte bir gelişme. 

Yorum Yap
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap