Etiket: taş devri

Taş Devri İnsanının Günümüz İnsanına Benzer 9 Aktivitesi!

İlk insanlar oldukça ilkeldi, evet. Ancak onların da birçok ilginç alışkanlıkları ve zevkleri vardı. Taş Devri, iki milyon yıldan uzun bir süre önce başladı ve MÖ 3300 civarında, insanlar Bronz Çağı’nın şafağında metal işlemeyi keşfetmeye başlayınca sona erdi. Modern insanlarla karşılaştırıldığında, Taş Devri insanları ve insan ataları ilkel olabilirdi (ancak belgesellerde ve filmlerde sık sık tasvir edilen homurtulu mağara adamları kadar da garip değildiler). İlk insanlar, zorlu koşullarda hayatta kalmayı ve gelişmeyi başaran usta birer problem çözücüydü. Günümüzde yapılan araştırmalar, aslında onlardan çok da farkımız olmadığını gösteriyor.

1. Ellerindeki Etleri Pastırmaya Dönüştürdüler

Taş Devri İnsanları

1991 yılında bir Avrupa buzulunda donmuş halde bulunan 5300 yaşındaki bir mumya, insanların etleri çok eski tarihlerde pastırmaya çevirdiklerini ortaya çıkardı. Ötzi veya Iceman olarak bilinen mumya, 40 ila 50 yaşları arasında ve günümüz İtalya ile Avusturya arasında Ötztal Alpleri boyunca yürüyüş yaparken bir okla öldürüldü. Araştırmacılar, Ötzi’nin midesinin içindekileri keşfettiklerinde, pişmiş bir tahılın yanında bir tür ilkel pastırma keşfettiklerinde şaşkına döndüler. Ötzi son akşam yemeğinde keçi yemişti. Arkeologlar, onun dağlarda yaptığı yolculukta yanında kurutulmuş et taşıdığına inanıyor.

2. Enstrümanlarla Müzik Çalıyorlardı

43.000 yıl öncesine kadar, Avrupa’ya yerleştikten kısa bir süre sonra, ilk insanlar zamanlarını kuş kemiğinden ve mamut fildişinden yapılmış flütlerle müzik çalarak geçirdiler. Enstrümanlar 2012 yılında Almanya’nın güneyinde bir mağarada bulundu ve dini törenlerde ya da sadece hobi olarak kullanıldığına inanılıyor.

43.000 yıl öncesine kadar, Avrupa’ya yerleştikten kısa bir süre sonra, ilk insanlar zamanlarını kuş kemiğinden ve mamut fildişinden yapılmış flütlerle müzik çalarak geçirdiler. Enstrümanlar 2012 yılında Almanya’nın güneyinde bir mağarada bulundu ve dini törenlerde ya da sadece hobi olarak kullanıldığına inanılıyor.

3. Evlerini Her Zaman Temiz Tuttular

İnsanlar, ilk insanları mağaralarda yaşıyormuş gibi düşünme eğiliminde olsalar da, ülkemiz Türkiye’de 1960’ların ortalarında bulunan bir yerleşim, kentleşmenin en eski örneklerini ortaya koyuyor. Dokuz bin yıl önce Neolitik insanlar, birbirine yakın bir şekilde inşa ettikleri kerpiç evlerde yaşıyordu. Her ev tek tip ve dikdörtgen şeklindeydi ancak bir gariplik vardı, eve ön kapılar yerine çatıdaki deliklerden giriliyordu. Basit yapılardı ama her türlü modern kolaylığa sahiplerdi: bir ocak, bir fırın ve üzerinde uyumak için platformlar. Arkeolog Shahina Farid’in bu evler hakkındaki yorumları ise “Çatı seviyesinde pek çok aktivite gerçekleşebilirdi, insanlar çatıdaki evler arasında geçiş yaparlar ve aralarındaki geçitleri kullanarak evsel atıklarını atarlardı ve bu da evlerini oldukça temiz tuttuklarının bir kanıtıdır.” şeklindeydi.

4. Taş Devri Kadınları Oldukça Güçlüydü

Kadınların Olimpiyatlarda yarışmasına bile izin verilmediği geçtiğimiz yıllardan binlerce yıl önce, Taş Devri kadınları modern sporcular kadar güçlüydü. Science Advances’da yayınlanan bir araştırmaya göre, yaklaşık 7.000 yıl önceki kadınların kalıntıları, o dönemdeki kadınların oldukça güçlü olduğunu gösteriyor. Sonuçlar bize kadınların günlük yaşamda oynadıkları rol hakkında biraz bilgi veriyor, tahminlere göre o dönemler erkekler ve kadınlar arasındaki iş bölümü tamamen eşit yapılıyordu.

5. Evlerini Torunlarına Bıraktılar

Taş Devri insanları yaşamak için bir yere ihtiyaç duyduklarında, genellikle yeni bir konut inşa etmediler veya boş bir mağara aramadılar. Bunun yerine, yerel bölgelerindeki boş evleri yenilemeyi ve orada yaşamayı tercih ettiler.

6. Kamp Kaçamakları Yaptılar

Taş Devri İnsanı

İskoçya’da Cairngorms, yürüyüşçüler ve tatilciler için popüler bir hafta sonu değerlendirme yeridir. Bulgulara bakılırsa Taş Devri’nde de durum o kadar da farklı değildi: Yaklaşık 8.000 yıl önce, ziyaretçiler birkaç geceliğine gelir ve merkezi kamp ateşi olan bir çadırda kalırdı. Araştırmacı Graeme Warren, The Press and Journal gazetesine verdiği demeçte, bölgenin mükemmel av potansiyelinden en iyi şekilde yararlanmak için buraları ziyaret ettiklerini ve yiyecek depolarını doldurup geri döndüklerini belirtti.

7. İklim Değişikliklerinden Sağ Çıktılar

Dünyamızın iklimi bundan 11.000 yıl önce dramatik bir şekilde değiştiğinde, bugün kuzeydoğu İngiltere’de bulunan avcı-toplayıcılar, şiddetli soğuğa karşı savaşmak için ciddi değişiklikler yapmak zorunda kaldılar. Araştırmacılar, sıcaklıklar düştüğünde bile, öncü insanların başka bir yere taşınmak yerine yaşam tarzlarını değiştirdiklerini, evlerini soğuğa dayanıklı hale getirdiklerini ve kalın kıyafetler ürettiklerini ortaya çıkardı.

8. Onlar Da Bizler Gibi Ekmek Yaptılar

Ürdün’ün kuzeyinde arkeologlar, bir zamanlar şömine olan bir yerde bazı bulgulara rastladılar. Şaşırtıcı bir keşifti: burada on binlerce yıl önce ekmek yapılıyordu. O dönemi düşünecek olursak bu inanılmaz derecede emek gerektiren yoğun bir süreç olmalıydı ve sadece hamurun yapılmasını değil, aynı zamanda tahılın hasat edilmesini ve öğütülmesini de gerektirecekti. Şimdilik kimse bunu nasıl yaptıklarından veya bu kadar ince öğütülmüş un yapmayı nasıl başardıklarından tam olarak emin değil.

9. Evcil Hayvanları Vardı

Binlerce yıl önce günümüz Almanya bölgesinde, insanlar öldüklerinde evcil köpekleriyle birlikte gömülüyordu. Bir köpeğin kalıntıları üzerinde yapılan çalışmalar, hayvanın yaklaşık beş aylıkken ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve bu sebeple öldüğünü gösteriyor. Bu hayvanların sahipleriyle aynı yere (sahipleri olduğu düşünülüyor) gömülüyor olması da günümüzden on binlerce yıl önce evcil hayvanlara sahip olduğumuzu gösteriyor.

İlgili Makale: Homo Sapiens

Taş Devri’ne Dönüyoruz: Paleolitik Çağ ve Genel Özellikleri

Paleolitik Çağ (Eski Taş Devri), dünyada insan yaşamının başlangıcından 9.000 ila 10.000 yıl öncesine dayanıyor. Bu dönemde ilk insanlar çıplaktı ve genelde mağaralarda yaşıyorlardı. Çevrelerindeki hayvanları avlayarak ve zaman zaman da balıkçılık yoluyla besin ihtiyaçlarını gidermiş olan bu insanlar, yaşadıkları yerlere birçok resim ve avladıkları canlılara dair şekiller çizdiler.  Şimdi, dilerseniz gelin Paleolitik Çağ’ın genel özelliklerini, önemli gelişmelerini maddeler halinde inceleyelim.

Paleolitik Çağ’da Yaşam

Birer “Çakmaktaş” olmasa da, Paleolitik Çağ insanlarının mağara adamı nitelikleri oldukça fazlaydı. Elektrik, yazı, internet, modern tıp gibi kolaylıkların bulunmadığı bu dönemde, bizlere benzer aktiviteleri yalnızca yemek, içmek, uyumak ve günden güne yeni aletler üretmekle sınırlıydı. 

Taş Devri’nde Kullanılmış El Aletleri

Arkeologlar Taş Devri’ni, insanlar metal aletleri kullanmaya başlamadan önce üç döneme ayırırlar: Paleolitik (Eski Taş Devri), Mezolitik (Orta Taş Devri) ve Neolitik (Yeni Taş Devri).

Bu dönemler içerisinde en önemli görülen Paleolitik Çağ yani ilk dönemdir. Çünkü bu dönemde insanlar birçok şeyle yeni tanışıyordu ve yaşamlarını sürdürmenin yollarını arıyordu. 

Bilinen en eski insan ırkı olan Homo Erectus’ların yaptığı kesici baltalar, daha çok avlanan hayvanların derisini yüzmek ve etlerini parçalara ayırmak için kullanıldı. Baltaların ucunu keskinleştirmek için kullandıkları madde nedir, henüz bilinmese de; granit benzeri sert taşlar kullanıldığı düşünülüyor. 

Mağara Evler

Paleolitik Çağ’ın ortalarında, modern insanların (Homo Sapiens) Afrika’dan göç ettiği ve Kuzeybatılarındaki Neandertaller ve Denisovanlarla etkileşime girdikleri tahmin ediliyor. Bulgular bunu gösteriyor. 

Ateş kullanımının yaygınlaştığı bu dönemde modern insanların yerleşim yerleri geçici sığınaklar veya mağara gibi yerlerdi. Fransa’da bulunan Bruniquel Mağarası’nda, geçmişte Avrupa civarlarında yaşadığı bilinen Neandertallerden bazı kalıntılar bulundu, mağaradaki sarkıtlarda yapılan incelemeler sonucu; mağaranın bundan 180.000 yıl önce kullanıldığı ortaya çıktı.

İlkel Mızraklar

Kayıtlara geçmiş en eski silahlar, Neandertal’lerin kullandığı tahta mızraklardır, ladin ve çam ağaçlarının dallarından üretilen bu silahlarla yalnızca yakından değil, uzaktan fırlatarak da hayvanları avladıkları düşünülüyor. 

Bu düşünce, Neandertal’lerin avlanma bölgelerinde yapılan bir araştırma sonucu ortaya atıldı. Bölgelerde bulunan yüzbinlerce yıllık geyik kemiklerindeki izler üzerinde yapılan çalışmalar, mızrakların birkaç metre uzaktan atıldığını gösteriyor. 

Paleolitik Çağ’da Mağara Sanatı

Paleolitik Cag’ın sonlarında doğru, Denisovanlar ve Neandertal insanları yavaş yavaş azalıyor ve Homo Sapiens’ler de giderek dünyaya yayılıyordu. 

Bu dönemlerde belki de sanatın temelleri atıldı diyebiliriz. Mağaralara yapılan resimler, kaya heykelleri ve kemik, boynuz ve fildişi oymalar gibi birçok figüratif sanat eserleri ilk kez bu dönemde ortaya çıktı. 

Taş Devri’nde Müzik

Paleolitik dönemin bitiş zamanlarına dair bulgular içerisinde, bazı müzikal kanıtlar da mevcut. Ölmüş bir akbabanın kemiklerinden yapılmış, 40.000 ila 45.000 yıl öncesine ait bir flüt bunlardan başlıcası. Ayrıca bu flütün özelliği, bilinen ilk müzik aleti olması.

Flütü Swabian Alplerindeki bir mağarada bulan arkeologlar, müzik çalmanın sosyal becerileri geliştirmesinden ötürü Homo Sapiens’in, diğer insan türlerine göre evrimsel bir üstünlüğe sahip olduğunu tahmin ediyorlar.

Gelişmiş Mızraklar 

Alt Paleolitik Çağ, yani Eski Taş Devri’nin bitişine doğru, gelişmiş mızraklar ve ok gibi av silahları yavaş yavaş insan hayatına girmeye başlamıştı. Kemik ve boynuzlara şekil verme becerileri geliştikçe, mızrak uçları, ok uçlar, zıpkın ve olta gibi aletler üretilmeye başlandı. 

Güneybatı Fransa’da, yaklaşık 11.000 ila 19.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen gelişmiş mızrak ve ok uçları bulgusu da bunu destekleyen nitelikte bir gelişme.