Stoacılık: Kısaca Tanımı ve Felsefesi

Aralık 13, 2020

Stoacılık (Stoisizm), MÖ 3. yüzyılın başlarında Atina’da Zeno of Citium tarafından kurulan bir felsefe okuludur. Çoğunlukla kendi mantık sistemi ve doğal dünya hakkındaki görüşleri tarafından şekillendirilen bir kişisel etik felsefesi üzerine çalışır. Stoacılık, MS 3. yüzyıla kadar Roma ve Yunan dünyasında gelişti ve akımın destekçileri arasında İmparator Marcus Aurelius da vardı. MS 4. yüzyılda Hıristiyanlığın devletin dini olmasının ardından ciddi bir düşüşe geçti. O zamandan bu yana, özellikle Rönesans’ta (Neostoisizm) ve çağdaş dönemde (yeni-modern Stoacılık) stoacılık alanında bazı canlanmalar oldu.

Stoacılık Felsefesi Nedir?

Stoacılık, öğretilere ve bilgilere göre, sosyal bir varlık olan insanlar için mutluluğa giden yol, kişinin kendisini zevk ya da acı korkusu tarafından kontrol edilmesine izin vermeyerek, içinde bulunduğu anı kontrol etmesi demektir. Kişinin, dünyadaki sahip olduğu rolün gerekliliklerini yerine getirmesi ve insanlara adil şekilde davranması da felsefenin kilit noktalarından biri olarak kabul edilir.

Stoacılara göre, insanlık için erdem bilinci tek iyiliktir ve tüm dışsal şeyler (sağlık, zenginlik ve kişisel zevkler gibi) kendi başlarına bir şey ifade etmezler. Stoacılara göre bu dışsal şeyler, ancak erdemli insanlar için bir öneme sahiptir. Örneğin, bir uyuşturucu bağımlısına yardım etmeye çalıştığınızı ve bağımlının buna olumsuz karşılık verdiğini, tedavi görmek istemediğini varsayalım. Bu durumda, kişinin çabasını ve dikkatini, anlayış ve sabır gibi yapıcı erdemlere yöneltmek, söz konusu kişinin yaşadığı sorunu aşabilmek için en akıllıca yol olacaktır. Bu yolla stoacılık, yıkıcı duyguların üstesinden gelmenin bir yolu olarak özdenetim ve metanet düşüncesini geliştirmeyi öğretir. Stoacılık felsefesi, açık ve tarafsız bir düşünür olmanın öfke ve kıskançlık gibi olumsuz duygulardan kurtulmasını sağladığını savunur.

Stoacılık ile ilgili kitaplar yazan ve stoacı bir filozof olan Cleanthes, olumsuz düşüncelerin esiri olan insanların “bir at arabasına bağlanmış köpek gibi, arabayı takip etmeye mecbut” olduğuna dair bir söylemde bulunmuştu. Bunun tam tersine erdemli bir Stoacı, garip bir şekilde her durumda mutlu hisseder. Hastayken mutludur, tehlike altındayken mutludur, sürgündeyken mutludur ve hatta öleceğini anladığı an bile mutludur. Bunu nasıl yaptıklarına dair ciddi bir merak duygusuna kapılmış olmanız muhtemel. Söylediklerine göre, birçoğu kontrol dışı imiş.

Kontrolümüz Dahilindeki Ve Kontrolümüz Dışındaki Şeyler

Stoacılık

Stoacılığa dair en önemli kavramlardan biri de, kişinin kontrolü dahilinde olan ve kontrolü dahilinde olmayan şeylerdir. Yani, bize bağlı olan bazı şeyler vardır (bunlar temel yargılarımız ve eylemlerimiz), ancak bazı şeyler de bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir (büyük tarihsel olaylar, yaşlanma, hastalanma gibi doğal olaylar).

Stoacılık temsilcilerine göre mutluluğun hayatımızdaki yeri çok büyüktür ve mutluluğa giden yollardan biri de, değiştirebileceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz şeyleri ayırt edip bunu kabul etmektir. Kontrol edemediğimiz şeyler için, kazanılamaz bir savaşa girmenin faydasız olduğunun farkında olmalıyız. Bunun yerine kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanmalıyız. Örneğin, bir tren kaza nedeniyle geciktiğinde öfkelenmek yerine, durumun bizim lehimize olan yönüne odaklanmalıyız. Başımıza gelen olaylar, doğaları gereği tam olarak iyi veya kötü değildir. Ancak, bu olayları nasıl karşılayacağımızı tamamen biz belirleriz ve olumsuzlukları lehimize çevirmek bizim elimizdedir.

Bir diğer Stoacı filozof olan Epictetus (Epikürcülük adı verilen bir düşüncenin kurucusu), insanların elde etmeyi istedikleri her şeye sahip olmayı beklemesinin, hayal kırıklığı sebebi olabileceğini savunuyor. Ancak Epicteus’a göre birey, elindekileri doğru değerlendirir ve hayata karşı olumlu bir tavırda olursa, uzun vadede çok daha mutlu bir yaşama sahip olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Keşfet

Kuzey Işıkları, Elf Okulları ve Sır Dolu Buzullar

İzlanda kuzey ışıklarına, tuhaf inanışları olan bir halka ve 4500 km²’den fazla buzula ev sahipl…

Brooklyn Köprüsü İnşaatının Olağanüstü Hikayesi

Brooklyn Köprüsü 1800’lerde mühendislik alanındaki tüm gelişmeler arasında, belki de en ünl…

Yunan Mitolojisi Tanrıçaları: İsimleri, Anlamları ve Özellikleri

Çoğumuz Eski Yunan tanrılarının kahramanlıklarını az çok biliyoruz. Ancak antik Yunan mitolojisi…

Maydanoz Cast Ajansı

Maydonoz cast ajansı 1999 yılında İstanbulda 2008 yılında da Ankara’da ofis açarak sektörde bir …

Tarih Boyunca Türklerin Kullandığı Alfabeler Hangileridir?

İnsanlar, alfabeyi keşfettikten sonra yaşanılan dönemlerle ilgili yazılı kanıtlar oluşturmuştur….

Pingelap Mercan Adası “Renk Körü Adası” Olarak da Bilinir

Renk körlüğü çekinik bir gen özelliğidir, yani oldukça nadirdir. Ancak renk körlüğünün o kadar y…

Dünya Ne Kadar Büyük? Dünyanın Yarıçapı, En Yüksek ve Alçak Noktaları

Güneş sisteminin üçüncü gezegeni olan Dünya, güneş sistemindeki en büyük beşinci gezegendir; dün…

Roma Mitolojisi Tanrıları ve Gezegenler

Roma Mitolojisine göre incelemeden önce, gezegenler ve güneş sistemi; çoğu insanın okulda öğrend…

Sümerlerin İnsanlık Tarihine Katkıları Nelerdir? Maddeler Halinde

Günümüzde Irak’ın güneyinde Dicle ve Fırat nehirleri arasında binlerce yıl önce gelişen ant…

Erkeklerin Sabah Ereksiyonu Nedir ve Neden olur?

Sabah ereksiyonu, genç ve olgun erkekler için oldukça yaygın bir durumdur. Eğer erkekseniz, saba…

Copy link
Powered by Social Snap