İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Gelişim
  3. Sosyal İletişim Bozukluğu Nedir: Örnekleri, Belirtileri Ve Nedenleri

Sosyal İletişim Bozukluğu Nedir: Örnekleri, Belirtileri Ve Nedenleri

sosyal iletişim bozukluğu nedir örnekleri türleri ve nedenleri

İletişim bozukluğu dendiğinde en çok rastlanan durumlar eşler arasında (veya evlilikte) iletişim bozukluğu ve çocuklarda iletişim bozukluğudur. Ancak bu sorunun temeli her zaman anlaşamamak ve benzeri sebepler olmayabilir. İletişim bozukluğu bir bireyin genetik kodlarından kaynaklanabilirken, yetişme ortamı gibi sebeplerden de ortaya çıkabilir. Dilerseniz gelin, iletişim bozukluğu ne demek, türleri ve nedenleri nelerdir gibi sorularınızın cevabını birlikte arayalım.

Sosyal iletişim bozukluğu, kısaca bir kişinin kavramları nasıl algıladığını, karşı tarafa nasıl anlattığını, kısacası iletişimi tüm yönleriyle olumsuz etkileyebilen zihinsel bozukluklardır. Ayrıca konuşma ve dil becerilerinin zamanla zayıflamasına veya mesajları duyma ve anlama yeteneğinin körelmesine sebep olabilirler. Günümüzde bilinen birçok iletişim bozukluğu türü vardır.

İletişim Bozukluklarının Türleri Nelerdir

Sosyal İletişim Bozukluğu

İletişim bozuklukları birkaç şekilde gruplandırılmıştır, ifade edici dil bozuklukları konuşmayı zorlaştırır. Karışık alıcı-ifade edici dil bozuklukları, hem dili anlamayı hem de konuşmayı zorlaştırır.

Konuşma bozuklukları, bireyin sesini de etkileyebilen bozukluklardır. Aşağıdaki gibi durumlarla ortaya çıkabilir:

  • artikülasyon bozukluğu: Alınan mesajları ve duyulan şeyi anlama konusunda zorlanma.
  • akıcılık bozukluğu: Düzensiz bir konuşma hızı veya konuşma ritmi ile konuşma
  • ses bozukluğu: Anormal bir ses genliğine ve farkında olmadan çok fazla ve uzun konuşma durumu

Dil bozuklukları, konuşma veya yazmayı kullanma şeklinizi etkiler. Aşağıdakileri etkileyen bazı dil formu bozuklukları:

  • fonolojik sorunlar (ses bilgisi)
  • morfolojik sorunlar (kelimelerin yapısı)
  • sözdizimi sorunları (cümle kurma sorunu)

İşitme bozuklukları, konuşma ve / veya dil kullanma yeteneğinde körelmeye sebep olur. İşitme bozukluğu olan bir birey, duyma engelli veya sağır olarak betimlenebilir. Duyma engelli kişiler, ana iletişim kaynağı olarak işitmeye güvenemezler. İşitme güçlüğü çeken kişiler, iletişim kurarken seslerin yalnızca çok az bir kısmını duyabilir veya hiç duyamaz.

Merkezi işlem bozuklukları, bir kişinin verileri işitsel sinyallerde nasıl analiz ettiğini ve kullandığını etkiler. Nörolojik sebeplerle ortaya çıkabilir.

İletişim Bozukluklarının Sebepleri Nelerdir?

Çoğu vakada iletişim bozukluklarının nedenleri bilinmemektedir, ancak iletişim bozuklukları genetik veya sonradan edinilmiş bir sorun olabilir. En yaygın nedenleri şu şekildedir:

  • anormal beyin gelişimi
  • doğumdan önce annenin madde bağımlılığı olması veya toksinlere maruz kalma
  • yarık dudak veya damak
  • genetik faktörler
  • travmatik beyin yaralanmaları
  • nörolojik bozukluklar
  • panik ataklar
  • beynin iletişimle ilgili olan kısımlarında tümör olması

Kimler Risk Altında?

Çocuklarda iletişim bozukluğu yaygındır. ABD’de faaliyetlerini sürdüren Ulusal Sağırlık ve Diğer İletişim Hastalıkları Enstitüsü’ne (NIDCD) göre, küçük çocukların yüzde 8 ila 9’unda konuşma sesi bozukluğu bulunuyor. Bu oran birinci sınıftaki çocuklar için yüzde 5’e düşüyor.

Yetişkinlerde de iletişim bozuklukları yaygındır. Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 7,5 milyon insan sesini kullanırken sorun yaşıyor. Ek olarak, ortalama 6 ila 8 milyon kişi bir tür dil rahatsızlığından muzdariptir.

Beyin hasarı olan hastaların bu rahatsızlıklara sahip olma riski daha yüksektir. Ancak birçok durum kendiliğinden ortaya çıkar. Bu, dili kullanamama veya kavrayamama olan “afazi” hastalığından dolayı olabilir. Dünya genelinde ortalama 500 insandan birinde bu sorunun olduğu tahmin ediliyor.

İletişim Bozukluklarının Belirtileri Nelerdir?

Semptomlarınız tamamen bozukluğun türüne ve nedenine bağlıdır. Şunları içerebilir:

  • tekrarlayan sesler (kekeleme de diyebiliriz)
  • kelimelerin doğru kullanılamaması
  • anlaşılır bir şekilde iletişim kuramama
  • mesajları anlayamama

Teşhis

Doğru bir tanı için birkaç uzmanın ortak çalışması gerekebilir. Aile hekimleri, nörologlar ve konuşma dili patologları kendi alanlarına göre testleri uygulayabilir. Yaygın testler şunları içerir:

  • kapsamlı bir fizik muayene
  • akıl yürütme ve düşünme becerilerine dair psikometrik testi
  • konuşma ve dil testleri
  • manyetik rezonans görüntüleme (MRI)
  • bilgisayarlı tomografi taraması
  • psikiyatrik değerlendirme testi

Bu Sorun Nasıl Giderilir? Tedavisi

İletişim bozukluğu olan çoğu insan konuşma dili terapisinden yararlanır. Tedavi, bozukluğun türüne ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Enfeksiyonlar gibi altta yatan farklı sebepler varsa bunların tedavisine yoğunlaşılır.

Özellikle çocuklar için tedaviye mümkün olduğunca erken başlamak her zaman en iyi tercih olacaktır. Bir konuşma dili patoloğu, hastaların mevcut güçlü yönlerini geliştirmelerine yardımcı olabilir. Tedavi, zayıf becerileri geliştirmek için iyileştirici teknikler içerebilir. Eğer normal bir iletişim mümkün değilse ek olarak işaret dili gibi alternatif iletişim biçimleri de öğrenilebilir.

Grup terapisi, hastaların becerilerinin gelişimini güvenli bir ortamda test etmelerini sağlayabilir. Bu genelde ailenin de tedavi sürecine katılmasıyla sağlanır.

İletişim bozukluğunun nedeni ve derecesi dahil olmak üzere çeşitli faktörler, iyileşmenin ne kadar mümkün olduğunu sınırlayabilir. Çocuklar için ebeveynlerin, öğretmenlerin ve konuşma ve dil uzmanlarının birleşik desteği yardımcı olabilir. Yetişkinler için ise kendi kendine motivasyon vermek kilit rol oynar.

Nasıl Önlenir?

İletişim bozukluklarını önlemenin belirli bir yolu yoktur. Beyin hasarına neden olabilecek şeyler gibi bilinen risk faktörlerinden kaçınmak, sağlıklı bir yaşam tarzı yaşayarak inme riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir.

Birçok iletişim bozukluğu, bilinen nedenler olmadan ortaya çıkar ve neden gerçekleştiğini saptamak oldukça zordur.

Çocuklarda iletişim bozukluğundan şüphelenildiğinde, mümkün olan en kısa sürede tespit edilmeli ve doktor desteği alınmalıdır.

Yorum Yap
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap