İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Simülasyonda Yaşıyor Olabileceğimizin 12 Reddedilemez Nedeni
Trendlerdeki Yazı

Simülasyonda Yaşıyor Olabileceğimizin 12 Reddedilemez Nedeni

simülasyon

Yoksa bizler de Neo gibi Matrix benzeri bir bilgisayar simülasyonunda mı yaşıyoruz? Sizler için derlediğimiz kanıtlara göre, makul olandan yarı makul olana kadar sonsuz derecede keyifli bir “Simülasyonda Mı Yaşıyoruz?” makalesi sizleri bekliyor.

1. Mandela Etkisi

Bazı insanlar, Nelson Mandela’nın 2013’te ölmesine rağmen 1980’lerde ölümünü TV’de gördüğünü iddia ediyor. Bu nedenle “Mandela Etkisi”, simülasyonumuzdan sorumlu olan kişinin geçmişi değiştirdiğinin kanıtıdır. (Veya alternatif olarak, bu paralel evrenlerin kanıtıdır) Bu fenomenin diğer örnekleri arasında Mickey Mouse’un pantolon askısı, La vache qui rit marka peynirin amblemindeki ineğin burnundaki hızma ve Hugo programında hiçbir zaman o malum küfür olayının olmaması gösterilebilir.

2. Kayıp Uzaylılar

Dış uzaya sondalar göndermek için milyarlarca dolar harcadık ve şimdiye kadar uzaylıların kanıtlarını bulmalıydık, değil mi? O kadar hızlı değil: Uzaylılar muhtemelen teknolojik olarak bizden çok daha gelişmiş canlılardır, bu yüzden onları bulamadığımız gerçeği, nasıl kaçacaklarını buldukları bir simülasyonda yaşadığımızı gösteriyor. Ya da belki de içinde bulunduğumuz bilgisayarın tek seferde sadece bir gezegen medeniyetini simüle etmek için yeterli RAM’i vardır.

3. Elektronların Kendi Kafalarına Göre Hareket Etmesi

Fiziğin ünlü çift yarık deneyinde elektronlar, bakır bir plakadaki yarıklar aracılığıyla ışığa duyarlı bir ekrana ateşlenir ve genellikle dalga benzeri davranışı gösteren bir model oraya çıkartır. Ancak aynı deney gözlem altında yürütüldüğünde, elektronlar dalgalar gibi değil parçacıklar gibi davranırlar ve hiçbir girişim modeli ortaya çıkmaz. Bazıları bunu, içinde yaşadığımız simülasyonun bir açığı olarak görüyor.

4. Bilgisayar Virüsü İçeren DNA

2017’de Washington Üniversitesi’ndeki bir araştırma grubu, kötü amaçlı bilgisayar kodunu fiziksel DNA zincirlerine yerleştirebileceklerini kanıtladı. Amaçları, gen dizilemesinde çalışan bilgisayarların saldırılara açık olduğunu göstermekti. Ancak, biyolojik gerçeklik olarak algıladığımız şeyin aslında başından beri bilgisayar kodu olduğunu da yanlışlıkla ortaya çıkarmış olabilirler. Yani kısaca, kodlardan meydana geliyoruz!

5. İklim Değişikliği?

Medeniyetimiz, yaratıcılarımıza bir enerji krizini nasıl çözeceğimizi gösterme umuduyla yaratılmış bir simülasyon olabilir m? Bu teori, yukarıdaki uzaylılar teorisiyle biraz örtüşüyor: İklim krizine yenilikçi bir çözüm bulursak, dünya dışı varlıklar sonuçları almaya geri dönebilir.

6. İnanılmaz Gerçekçi Video Oyunları

Elon Musk, Nick Bostrom’un simülasyon hipotezine inananlardan biridir. İnsanlık, gerçekten ayırt edilemeyen simülasyonları çalıştırabilecek teknolojiyi yaratacak kadar uzun süre hayatta kalabilirse, bu tür birçok simülasyon yaratacak ve dolayısıyla çok sayıda simüle edilmiş gerçeklik arasında yalnızca bir “temel gerçeklik” olacak. Yani istatistiksel olarak muhtemelen şu anda bir simülasyonda yaşıyoruz. Musk’a göre Matrix’te yaşadığımızın bir başka kanıtı, bugünlerde video oyunlarının ne kadar havalı olduğu. 2016’da yaptığı açıklamaya göre: “40 yıl önce Pong oyununu oynuyorduk. Oyunda sadece iki dikdörtgen ve bir nokta vardı. Şimdi, yani 40 yıl sonra, milyonlarca kişinin aynı anda oynadığı gerçekçi 3D oyunlara sahibiz. Bu gelişme oranı üzerinden hesaplarsanız, ilerleme oranı şu an olduğundan çok daha azalsa bile oyunlar gerçeklikten ayırt edilemez hale gelecektir. Görünüşe göre temel gerçeklikte olma ihtimalimiz milyarda 1’dir.”

7. Neden Evrenimizin Katı Kuralları Var?

MIT kozmologu Max Tegmark, bir video oyununda yaşadığımızın olası kanıtı olarak evrenimizin katı fizik yasalarına işaret etti: “Bir bilgisayar oyununda bir karakter olsaydım, sonunda kuralların tamamen katı ve matematiksel göründüğünü de keşfederdim.” Bu teoride, ışık hızı (herhangi bir parçacığın seyahat edebileceği en hızlı hız) simülasyon ağımız içinde bilgi aktarımı için hız sınırını temsil eder.

8. Bir Simülasyonda Olmadığımıza Dair Kanıt Elde Edemeyiz

Bir simülasyonda yaşadığımızı kanıtlamak, olmadığımızı kanıtlamaktan daha kolay olabilir. Nükleer fizikçi Zohreh Davoudi, kozmik ışınların (insanoğlunun bildiği en enerjik parçacıkların) bir simülasyon içindeysek piksel benzeri parçalar ve temel gerçeklikte isek bitmeyen ışınlar olarak görüneceğine inanıyor. Bu arada, NYU filozofu David Chalmers, Matrix’te yaşamadığımızı kanıtlamanın mümkün olduğundan şüphe ediyor: “Bir simülasyonda olmadığımıza dair kanıt elde edemeyeceksiniz, çünkü elde ettiğimiz herhangi bir kanıt simüle edilebilir.”

9. Paranormal Olaylar

Paranormal olaylar; rahatsızlıklar veya uzaylı karşılaşmaları değil, simülasyondaki aksaklıklardır. 

10. Evrenin Yapı Taşının Ne Olduğunu Biliyor Olmamız

Simülasyona inananlara göre, evrenin piksel boyutlu yapı taşını bulmuş olabiliriz: Planck-uzunluğu (yerçekimi ve uzay-zaman kavramlarımızın artık geçerli olmadığı nokta). Dünyamız simüle edilirse, Planck-uzunluğu bir bitlik bilgiye veya bir piksele eşit olacaktır.

11. Acayip İyi Simülasyonlar Yapabiliyoruz

2014 yılında Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi, evrenimizin 350 milyon ışık yılı simülasyonunu oluşturmak için 8.000 bilgisayarı birbirine bağladı ve evrenimizi dijital olarak 13 milyar yıldan fazla yaşlandırmayı başardı. İnsanlığın gelecekteki bir versiyonu daha gerçekçi simülasyonlar yaratma teknolojisine sahip olursa, onu kullanmayı seçmeleri sürpriz olmaz.

12. Mavi/Altın Rengi Elbise

2015’te, hepimiz aynı fotoğrafa baktığımız ve bazılarımız mavi bir elbise görürken, diğerleri altın bir elbise gördüğü için dünyanın bir tartışmaya tutuştuğunu hatırlıyor musunuz? Perde, hacim ve renk doygunluğu hakkında ne isterseniz söyleyin, bu tartışmalar bir şeyi netleştirdi: Her birimiz kendi dünyamızda yaşıyoruz. Hayır, gerçekten. Gerçeklik olarak algıladığımız şey, aslında aldığımız veri parçalarını işlememize yardımcı olmak için beynimiz tarafından (geçmiş deneyimlerimizi kullanarak) oluşturulan bir simülasyondur.

Başka bir deyişle: Kaşık yok

Yorum Yap
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap