1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Sahra Çölü: Dünyanın En Sıcak Çölü Hakkında Her Şey

Sahra Çölü: Dünyanın En Sıcak Çölü Hakkında Her Şey

Sahra Çölü Dünyanın En Büyük Sıcak Çölü Hakkında Her Şey

Büyük Sahra Çölü, dünyanın en büyük sıcak çölüdür ve soğuk çöller olan Antarktika ve Arktik’in arkasından gelen üçüncü en büyük çöldür. Sahra 9,4 milyon kilometre karelik devasa yüz ölçümüyle yaklaşık olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin harita büyüklüğündedir (Alaska ve Hawaii dahil). Afrika kıtasının yaklaşık üçte birini kaplayan, dünyadaki en sert koşulların yaşandığı yerlerden biridir. Çölün adı olan sahra, Arapçada “çöl” anlamına gelmektedir.

Sahra Çölü Nerededir? Sıcaklığı Kaç Derece?

Sahra Çölü

Sahra, batıda Atlantik Okyanusu, doğuda Kızıldeniz, kuzeyde Akdeniz ve güneyde Sahel Savanası ile çevrilidir. Devasa büyüklükteki bu çöl 11 ülkeyi kapsıyor: Cezayir, Çad, Mısır, Libya, Mali, Moritanya, Fas, Nijer, Batı Sahra, Sudan ve Tunus.

Sahra Çölü, çeşitli arazi özelliklerine sahiptir, ancak en çok filmlerde tasvir edilen kumul alanları ile ünlüdür. Kum tepeleri neredeyse 183 metre yüksekliğe ulaşabilir, ancak tüm çölün yalnızca yaklaşık yüzde 15’ini kaplarlar. Diğer topografik özellikleri arasında dağlar, platolar, kum ve çakıl kaplı ovalar, tuz düzlükleri, havzalar ve yer yer çöküntüler bulunur. Çad’da sönmüş bir yanardağ olan Koussi Dağı, 3.415 metrelik yüksekliği ile Sahra’nın en yüksek noktasıdır ve Mısır’daki Qattara Depresyonu, deniz seviyesinin 133 metrelik altında olmasıyla Sahra Çölü’nün en derin noktasıdır.

Bölgenin tamamında su kıtlığı olmasına rağmen Sahra Çölü, 90’dan fazla büyük çöl vahasında birincil su kaynakları olan Nil ve Nijer nehirlerini, ayrıca 20 tane de mevsimlik göl içerir. Su yönetimi yetkilileri bir zamanlar Sahra’daki akiferlerin aşırı kullanım nedeniyle kısa sürede kurumasından korkmuşlardı, ancak 2013 yılında Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan bir araştırma, “fosil” (yenilenemeyen) akiferlerin hala yağmur ve akış yoluyla beslendiğini keşfetti.

Canlı Habitatı İle İlgili Bilgiler

Çölün oldukça sert ve kurak koşullarına rağmen, birçok bitki ve hayvan bölgeyi yuva olarak kullanıyor. Vikipedi’ye göre Sahra’da yaşayan yaklaşık 500 bitki türü, 70 bilinen memeli türü, 90 kuş ve 100 sürüngen türü, ayrıca birkaç örümcek, akrep ve diğer küçük eklembacaklı türleri bulunuyor.

Develer, Sahra Çölünün en ikonik hayvanlarından biridir. Ayrıca, yaklaşık 3.000 yıldır develerin ulaşım amaçlı kullanıldığı da biliniyor.

Çölün “gemileri” olarak da bilinen develer, sıcak ve kurak çevre koşullarına tam adaptasyon sağlayacak bir metabolizmaya sahiptir. Bir devenin sırtındaki tümsekler, öğünler arasında enerji ve sıvı ihtiyacı için kullandığı yağı depolar. Develer, enerjiyi o kadar verimli bir şekilde depolar ki, su içmeden bir hafta; bir şeyler yemeden ise yaklaşık bir ay hayatta kalabilirler.

Sahra Koruma Vakfı’na göre, Sahra’nın diğer sakinleri arasında çeşitli ceylanlar, addax (bir tür antilop), çitalar, çöl tilkileri ve vahşi köpekler yer alıyor.

Yeterli su bulunan yerlerde çeşitli yılan, kertenkele ve hatta timsah türleri de dahil olmak üzere birçok sürüngen yaşıyor.

Bokböceği, çeşitli akrepler ve birçok karınca türü gibi birçok eklembacaklı da burayı evi olarak görüyor.

Sahra’daki bitki türleri, gömülü su kaynaklarını bulmak için derin yeraltı kaynaklarına ulaşan köklerle ve nem kaybını en aza indiren dikenlerle donatılmıştır. Çölün en kurak kısımları bitki yaşamından tamamen yoksundur, ancak Nil Vadisi gibi vaha alanları zeytin ağaçları, hurma ağaçları ve çeşitli çalıların bulunduğu yaşanabilir alanlardır.

Sahra Çölü İklimi

2019’da Science Advances dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre Sahra Çölü, yavaş yavaş kuru ve yaşanmaz bir ortam olmaktan çıkıyor. Çalışmanın yazarları, Sahra’daki toz birikintilerini içeren deniz tortularını inceledi. Ekip, kuru ve yeşil bir Sahra arasındaki döngünün, Dünya ekseninin eğimindeki küçük değişikliklerden kaynaklandığını ve bunun da muson aktivitesini tetiklediğini keşfetti. Dünya’nın ekseninde gerçekleşen bu küçücük değişim, Sahra’yı gelecekte devasa tropik bir alana dönüştürebilir.

Arkeologlar, bir zamanlar yeşil olan Sahra bölgesinde yaşamın nasıl olduğuna ışık tutan tarih öncesi mağara ve kaya resimleri, ayrıca çeşitli arkeolojik kalıntılar keşfettiler. Çömlek parçaları, yaklaşık 7.000 yıl önce, eski çobanların şu anda kurak bir çöl olan bu yerde çiftlik hayvanları yetiştirdiğini ve bitki hasat ettiğini gösteriyor.

Sahra Çölü’nde çok nadir yağış gerçekleşir, birçok bölgesi yıllar boyunca bir damla bile yağış almadan geçirir. Nadir de olsa yüksek rakımlı birkaç bölgesi, bir miktar kar yağışına sahne olur. Yaz aylarında gündüz sıcaklıkları genellikle 38 santigrat derecenin üzerindedir ve bu sıcaklık, geceleri dondurucu seviyelere düşebilir.

İlgili Makale
Safari Zamanı: Dünyanın En Büyük 7 Çölü Hangisidir Ve Nerededir?

İklim Değişikliğinin Etkisi

Journal of Climate’da yayınlanan 2018 tarihli bir araştırmaya göre, Sahra Çölü bölgesi 1920’den bu yana yaklaşık yüzde 10 büyüdü (yani eski hali ile yeni hali arasında ciddi bir fark var). Sahra dahil tüm çöllerin kapladığı alan, kurak mevsimlerde artarken, yağışlı mevsimde azalır. Ancak dünya genelindeki iklim değişikliği, genel olarak çöl alanının artışına sebep oluyor.

İklim değişikliğinin etkilerini hafifletmek için yapılabilecek şeylerden biri, Sahra’da büyük ölçekli rüzgar ve güneş çiftlikleri kurmaktır. Science dergisinde yayınlanan 2018 tarihli bir makaleye göre çiftlikler, temiz enerji sağlayacak ve atmosfere giren sera gazı miktarını azaltacak, ayrıca civardaki yağışların artmasını da bu yolla destekleyecek. Araştırmacılar ayrıca rüzgar çiftlikleri üzerindeki yağışların ortalama olarak iki katına çıkacağını ve böylece bitki örtüsünü tahmini olarak yüzde 20 artıracağını tahmin ediyorlar. Güneş çiftliği simülasyonları da bunu destekleyen sonuçlar veriyor.

Çalışmalarını yürüten bilim insanları, büyük ölçekli bir rüzgar çiftliğinin yaklaşık 3 terawatt elektrik enerjisi üretebileceğini, büyük ölçekli bir Sahra güneş çiftliğinin ise 79 terawatt’a varan ciddi bir elektrik üretebileceğini düşünüyor. Bu enerji, bölgede kullanılan toplam elektrik enerjisinden fazla olduğu için, artan elektrik enerjisinin; diğer projelerin enerji ihtiyacını rahatlıkla karşılayabileceği düşünülüyor. Tabii şimdilik tüm bunların büyük oranda plan aşamasında olduğunu belirtmekte fayda var.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap