1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Radyoaktivite’nin Annesi: Marie Curie Kimdir? Kısaca Hayatı

Radyoaktivite’nin Annesi: Marie Curie Kimdir? Kısaca Hayatı

Radyoaktivite'nin Annesi- Marie Curie Kimdir? Kısaca Hayatı 2

Marie Curie bir fizikçi olmasının yanı sıra, kimyager ve radyasyon alanındaki çalışmalarıyla da öncü bil bilim insanıydı. O ve kocası Pierre Curie, polonyum ve radyum elementlerini keşfetti. Onlar ve Henri Becquerel 1903’te Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü ve Marie 1911’de Nobel Kimya Ödülü’nü aldı. Yaşamı boyunca radyum üzerine yoğun çalışmalar gerçekleştirdi, çeşitli özelliklerini karakterize etti ve terapötik (tedavi edici) potansiyelini araştırdı. Ancak, radyoaktif malzemelerle yaptığı çalışma onu nihayetinde öldüren şeydi… 1934’te bir kan hastalığından dolayı hayatını kaybetti.

Marie Curie’nin Yaşamının İlk Yılları

Marie Curie, 1867 yılının Kasım ayında Polonya’nın Varşova kentinde doğdu. Ailesindeki beş çocuğun en küçüğüydü, üç ablası ve bir erkek kardeşi vardı. Ailesi (babası Wladislaw ve annesi Bronislava) oğullarının yanı sıra kızlarının da eğitimli olmasını sağlamak için ellerinden geleni yapan birer eğitimciydi.

Curie’nin annesi 1878’de tüberküloza yenik düştü ve hayatını kaybetti. Barbara Goldsmith, Obsessive Genius (obsesif deha) adlı kitabında, annesinin ölümünün Marie Curie üzerinde derin bir etkisi olduğu, depresyonla ömür boyu süren bir savaşı körüklediğini ve din hakkındaki görüşlerini şekillendirdiğini belirtti. Goldsmith, Curie bir daha asla “Tanrı’nın iyiliğine inanmayacak” diye yazdı.

Marie Curie, 15 yaşındayken orta öğrenimini tamamladı ve sınıfında birinci olarak mezun oldu. Curie ve ablası Bronya, yükseköğrenim görmeyi çok istiyordu, ancak Varşova Üniversitesi o dönemlerde kadınları kabul etmiyordu. İstedikleri eğitimi almak için ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar. Marie Curie henüz 17 yaşındayken, kız kardeşinin Paris’teki tıp fakültesindeki masraflarını ödemek için bir mürebbiye (bir çeşit çocuk bakıcısı) oldu. Aynı zamanda kendi başına çalışmaya devam etti ve sonunda Kasım 1891’de Paris’e gitti.

Curie Paris’teki Sorbonne’a kaydolduğunda, daha “Fransız” görünmek için adını “Marie” olarak değiştirdi. Marie Curie, azimli ve çalışkan bir öğrenciydi ve sınıfının en iyisiydi. O dönemler, yurtdışında okuyan Polonyalı öğrenciler için “Alexandrovitch Bursu” adı altında bir destek veriliyordu ve bu burs, Curie’nin 1894’te fizik ve matematik bilimlerinde lisans eğitimini ve derecelerini tamamlamak için gereken ücretleri ödemesine yardımcı oldu.

İlgili: Dünyaya Yön Veren Bilim Adamları Ve Buluşları

Pierre Curie İle Tanışma

Maria Curie’nin profesörlerinden biri, çeliğin manyetik özelliklerini ve kimyasal bileşimini incelemek için bir araştırma düzenledi. Bu araştırma projesini yürütürken, aynı zamanda başarılı bir araştırmacı olan Pierre Curie ile temasa geçti. İkisi 1895 yazında evlendi.

Pierre, kristalografi alanında araştırmalar yapıyordu ve belirli kristallere mekanik etki uygulayarak elektrik yüklerinin üretildiği piezoelektrik etkiyi keşfetti. Ayrıca manyetik alanları ve elektriği ölçmek için çeşitli aletler buldu ve yaptı.

Radyoaktif Çalışmaları, Buluşları ve Ödülleri

Curie, Alman fizikçi Wilhelm Röntgen’in x-ışınlarını keşfettiği ve Fransız fizikçi Henri Becquerel’in uranyum tuzları tarafından yayılan benzer “Becquerel ışınları” raporuyla ilgi çekti. Goldsmith’e göre, Curie iki metal plakadan birini ince bir uranyum tuz tabakası ile kapladı. Daha sonra kocası tarafından tasarlanan aletleri kullanarak uranyum tarafından üretilen ışınların gücünü ölçtü. Aletler, iki metal plaka arasındaki hava uranyum ışınların maruz kaldığında oluşan zayıf elektrik akımlarını tespit etti. Uranyum bileşiklerinin de benzer ışınlar yaydığını buldu. Ek olarak, bileşiklerin katı veya sıvı halde olup olmadığına bakılmaksızın ışınların gücü aynı kalmıştır.

Mart 1898’de Marie Curie, bulgularını “radyoaktivite” terimini icat ettiği bir makalede belgeledi. Goldsmith, “Curie bu makalede iki devrimci gözlem yaptı. Radyoaktivitenin ölçülmesinin yeni elementlerin keşfedilmesini sağlayacağını belirtti. Ve bu radyoaktivite atomun bir özelliğidir.” açıklamasında bulundu.

Maria Curie, bir sürü uranitit (doğada yaygın bir mineral) incelemek için çalışmalar yürüttü. Pierre ile birlikte, uranititi kimyasal bileşenlerine ayırmak için yeni protokoller geliştirdi. Marie Curie sık sık gece geç saatlere kadar çalıştı ve neredeyse kendi boyu kadar uzun bir demir çubukla, büyük kazanları karıştıracak kadar yorgun oluyordu. Marie ve Pierre Curie, iki kimyasal bileşenin (biri bizmut ve baryum gibi) radyoaktif olduğunu keşfetti. Temmuz 1898’de sonuçlarını yayınladılar: bizmut benzeri bir bileşik, Marie Curie’nin memleketi Polonya’dan ötürü polonyum olarak adlandırdıkları daha önce keşfedilmemiş radyoaktif bir element içeriyordu. 

Haziran 1903’te Marie Curie, Fransa’da doktora tezini tamamladı ve bunu başaran ilk kadın olarak tarihe geçti. Aynı yılın kasım ayında, Marie, Pierre ve Henri Becquerel ile birlikte, “radyasyon fenomeni” anlayışına katkılarından dolayı Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı. Aday gösterme Komitesi başlangıçta, kadın olduğu için Marie’ui “Nobel ödülü kazananı” olan ekibe etmeye itiraz etti, ancak Pierre Curie araştırmanın eşine ait olduğu konusunda ısrarcı olunca geri adım atmak durumunda kaldılar.

1906’da Pierre Curie, trajik bir trafik kazasında öldü. Sonrasında Marie Curie, Sorbonne Bilim Fakültesi’nde genel fizik profesörü olarak görev yaptı ve bu rolde görev yapan ilk kadın oldu.

Ayrıca 1911’de, polonyum ve radyum elementlerini keşfettiği için Kimyada ikinci Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Bunun dışında, kazandığı Nobel Ödülü’nün 100. yıldönümünün onuruna, 2011 Yılı “Uluslararası Kimya Yılı” ilan edilmişti.

Marie Curie’nin Hayatının Son Yılları Ve Ölümü

Radyoaktivite üzerine yapılan araştırmalar yoğunlaştıkça, Curie’nin laboratuvarları bu alanda yetersiz kalmaya başlamıştı. Goldsmith’e göre, Avusturya hükümeti Curie’yi işe almayı ve onun için son teknoloji bir laboratuvar oluşturmayı teklif etti. Sonrasında Curie, bir radyoaktivite Araştırma Laboratuvarı kurmak için Pasteur Enstitüsü ile görüştü. Temmuz 1914’e kadar, radyum Enstitüsü neredeyse tamamlandı. 1914’te Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Curie, araştırmasını askıya aldı ve cephedeki doktorlar için taşınabilir X-ray cihazları üretti.

Savaştan sonra, radyum Enstitüsünü tamamlamak amacıyla para biriktiriyordu. Ancak 1920 yılına gelindiğinde, (muhtemelen radyoaktif maddelere maruz kalması nedeniyle) sağlık sorunları yaşıyordu. 4 Temmuz 1934’te Curie, kemik iliği yeni kan hücreleri üretemediğinde ortaya çıkan bir durum olan, aplastik anemiden öldü. Doktoru,”Kemik İliği muhtemelen uzun süreli çok miktarda radyasyona maruz kaldığı için hasar gördü ve kan hücresi üretememeye başladı” diye bir açıklamada bulunmuştu.

Bazı Sözleri

  • Ben, bilimin ve bilginin gerçek bir güzelliği olduğunu düşünenlerdenim.
  • İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok merakınız olsun.
  • Ben de Alfred Nobel gibi düşünüyorum: İnsanlık yeni keşiflerinde kötülükten çok iyilikler ortaya çıkaracaktır.
Yorum Yap
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap