1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Pisagor: Kimdir, Hayatı ve Teoremi

Pisagor: Kimdir, Hayatı ve Teoremi

Pisagor Kimdir Hayatı Ve Teoremi
1

Pisagor (Pythagoras), çoğumuzun duyduğu bir isim, ancak onun hakkında ne kadar bilgimiz var? Muhtemelen cevaplar birçok kişi için “oldukça az” şeklinde. Örneğin, Pisagor’u bir tanrı olarak kabul eden ve ona tüm benliğiyle tapınan kişilerin bulunduğunu pek çoğumuz bilmeyiz. Pisagor’un hayatı, çalışmaları ve kısaca pisagorculuk hakkında her şey için okumaya devam edin.

Pisagorcular Hakkında

Pisagorcular her şeyin sayılara indirgenebileceğine inanıyorlardı: tüm evren matematik kullanılarak inşa edilmişti. Yaşadığımız günlük gerçekliğin ardındaki gerçeğin sayılarda yattığını söylediler.

“Her şeyin teorisini” veya “büyük birliği” arayan modern fizikçiler Pisagorcular’dır. Evrenin sırrının, matematiksel denklemlerle tamamen anlaşılabileceğine inanıyorlar ve bu denklemleri bulmak için bir arayış içindeler.

Philolaus, bu inançlar hakkında yazan ilk Pisagorcuydu. Eserlerinin sadece bazı parçaları günümüze kadar ulaşabildi. Ona göre, “Bilinebilecek her şeyin bir numarası vardır; Zihin, dünyanın ve evrenin tüm sırlarını çözebilecek kadar gelişmiş bir olgudur.” sözü önemli bir rotaydı.

Modern fizikçiler, sayıların evreni tanımladığına inandıkları için Pisagorcu olsalar da, çoğu diğer Pisagor inançlarını paylaşmazlar, örneğin antik pisagorculara göre:

  • Fasulye yemek günahtır.
  • Erkekler tek sayılarla ve kadınlar çift sayılarla temsil edilir.
  • İnsanların bedenlerinden ayrı ruhları vardır. Bu ruhlar, ölümden sonra yeni insan veya hayvan bedenlerinde yeniden doğarlar. Gelin biz buna reenkarnasyon diyelim.
  • Pisagor, hayvanlarla konuşma, diğer insanlarla yaşadığı önceki yaşamları hatırlama, depremleri tahmin etme, rüzgârın esmesini ve yağmasını durdurma, deniz dalgalarını hafifletme gibi doğaüstü yeteneklere sahipti.

Romalı tarihçi Cicero, herhangi bir fikri sorgulandığında Pisagorcuların her zaman verebilecek bir cevapları olduğunu söyledi:

Pisagor’un Hayatı İle İlgili Bilgiler

Vikipedi’ye göre Pisagor hakkındaki gerçekleri kesin olarak belirtmek zordur. Çünkü onun zamanına ait yazılı kayıt yok denecek kadar az. Onun hakkında bildiklerimizin çoğu, yaşadıktan yüzlerce yıl sonra yazılmıştır. Yani güvenilirliği tartışmalıdır.

Pisagor, MÖ 570 yılında Yunanistan’ın Samos adasında doğdu. Babası bir tüccardı.

Pisagor’a matematik, Eski Mısır’dan Yunanlılara matematiği getiren Thales ve Thales’in eski öğrencilerinden olan Anaximander tarafından öğretildi.

Thales, Pisagor 22 yaşındayken ona Mısır’ı ziyaret etmesini tavsiye etti. Pisagor bu tavsiyeyi dikkate aldı ve uzun bir zaman geçmeden Mısır’a gitti. Pisagor Mısır’ı sevmiş olsa gerek ki, orada yaşamının sonraki 22 yılı boyunca matematiksel ve ruhani fikirlere hakim olarak yaşadı.

Mısır’dan ayrılışı ise kendi tercihi değildi, bir Pers istilasında esir düştü ve tutsak olarak Babil’e götürüldü.

Babilliler o zamanlar muhtemelen dünyanın en iyi matematikçileriydi. Pisagor, yaklaşık 12 yıl yaşadığı Babil’de matematiği ve Doğu’nun ruhani fikirlerini burada edindi.

Ancak 56 yaşına geldiğinde özgürlüğüne kavuşabilmişti. Babil’den ayrılıp doğduğu yer olan Samos’a döndü. Orada, eski Mısır ve Doğu’dan kendi fikirlerinin, matematiğinin ve mistisizmin karışımına dayanan yaşam felsefesini insanlara öğretmeye başladı.

Söylenenlere göre bundan iki yıl sonra Pisagor Samos’tan ayrıldı. Çok fazla insan onun yeni fikirlerine düşman oldu. O zamanlar Antik Yunanistan’ın bir parçası olan ve şimdi Güney İtalya’da bulunan Croton şehrine taşındı.

Orada fikirleri daha çok değer görüyordu, Pisagorculuk felsefi öğretilerinin de buradan çıktığı düşünülüyor.

Pisagorcular, inançları sayıların gücüne dayanan dini bir mezhep veya tarikattı; dürüstlük; basit, bencil olmayan bir hayat yaşamak; ve genel olarak insanlara ve hayvanlara şefkat göstermeye çalışmak yaşam gayeleriydi.

Pisagorcuların Yapısı

Pisagorcular için en büyük sayı 10’du.

10, ilk dört sayı olan 1, 2, 3 ve 4’ün toplamından oluşuyor. Bu sayılar, tetrakti adı verilen eşkenar üçgenin oluşumunu sağlıyor. Pisagorcuların birçoğu, anlatılara göre tetrakti adını verdikleri bu üçgene tapınıyordu.

Pisagorcuların Matematiğe Katkıları Nelerdir?

Pisagor, matematiğin babası olarak bilniir.

Pisagorcular, Antik Yunan matematiğine büyük katkılarda bulundular. Bu katkıların bizzat Pisagor’dan mı yoksa diğer Pisagorculardan mı geldiğinden ise emin değiliz.

Matematiğin bir kısmı Mısır ve Babil’den geldiği için, bu yüzden doğrudan Pisagor’dan gelmiş olması muhtemel.

Pisagorcular ve Yunanlılar, o dönemlerde matematiğe birçok katkıda bulundular. Yunanlılar, mantıksal olarak ispatlanana kadar hiçbir şeyin doğru olarak kabul edilemeyeceğini düşünüyordu.

İlgili Makale
Diskalkuli Nedir? Matematik Öğrenme Engelliliğine Genel Bakış

Her Şey Bir Sayıdan İbarettir

Pisagorcular, evrendeki her şeyin temelinin sayılar olduğuna inanıyorlardı.

Sayıların Varlığı

Pisagorcular, sayıların kendi başlarına var olduğunu düşünen ilk insanlardı. Onların tanımlarına göre 3 her zaman vardır. 3’ün varlığını haklı çıkarmak için 3 kişiye, 3 tavuğa veya 3 satıra ihtiyacınız yoktur. Tüm sayılar kendi başlarına vardır ve gerçek olmaları için gerçek nesnelerle ilişkilendirilmeleri gerekmez.

Pisagor Teoremi Nedir

Dik açılı bir üçgen için, diğer iki kısa kenarın karelerinin toplamı, hipotenüsün karesine eşittir. Pisagor, bu kuralı Mısırlılardan ve Babillilerden öğrenmiştir. Kuram onun adını taşıyor, çünkü Pisagor bunun tüm dik üçgenler için doğru olduğunu bulmuştu ve buluşları arasında en bilineni budur. En azından neyi bulduğuna dair yapılan anlatılar bu yönde diyelim.

İrrasyonel Sayıların Keşfi

Pisagor teoremini, iki kısa kenarının her birinin uzunluğu 1 olan bir üçgen üzerinde kullandığınızda, üçgenin hipotenüsünün uzunluğunun √2 olduğunu fark edersiniz. İşte, Pisagor tam da bu düşünceyle irrasyonel sayıları ortaya çıkardı.

Matematik ve Müzik

Pisagor, her şey gibi müziğin de tam sayı oranlarına dayandığına inanıyordu. Ayrıca, müziğin iyileştirici özelliklere sahip olduğunu düşünüyordu. Demirci çekiçlerinin farklı büyüklükteki örslere vurduğunda ortaya çıkan farklı sesleri duyduğu, buna dayanarak müzikle arasında matematiksel bir ilişki olduğunu fark ettiği bir hikaye de o dönemler sık sık anlatılıyormuş.

Pisagor aslında yetenekli bir lir sanatçısıydı ve o dönemler müzik perdesi ile tel uzunluğu arasındaki ilişkiyi inceledi. Özetle, müzik notalarının gerçekten de tam sayı oranları tarafından belirlendiğini bu şekilde keşfedecekti. Pisagor’un konuya olan katkısı kesin olmasa da iki Pisagorcu olan Philolaus ve Archytis bu alanlarda çalışmıştır.

Philolaus, bir telin uzunluğunun yarısına denk gelirseniz, üretilen notanın perdesinin bir oktav kadar arttığını ve bir dizgiyi üçte iki küçültürseniz, notanın perdesinin beşte bir oranında arttığını ve bir oktav olduğunu keşfetti. Yani telin her bölgesinde farklı genlikte ve frekansta sesler çıkıyordu.

Archytis ise müzikal ilişkileri matematiksel olarak kanıtlayan ilk kişiydi.

Matematik ve Astronomi

Pisagor, Dünya’nın evrenin merkezinde olduğuna inanıyordu. Philolaus gibi Pisagorcular onunla aynı fikirde değildi. Dünya’nın ve güneş dahil diğer her şeyin “merkezi ateş” denen bir şeyin yörüngesinde olduğuna inanıyorlardı. Nicolaus Copernicus (Nikolas Kopernik)’un, yaklaşık iki bin yıl sonra güneş sistemine ilişkin kendi görüşünü anlatırken Philolaus’un araştırmalarından bazı alıntıları kullandığı biliniyor.

Pisagor’un Ölümü

Pisagor’un yaklaşık MÖ 495’te, 75 yaşında öldüğü düşünülüyor. Bazı eski kaynaklar 100 yıl yaşadığını da iddia ediyor. Croton’da veya Croton’dan güney İtalya kıyısındaki Metapontum şehrinde öldüğü düşünülüyor. Nerede ve ne zaman ölürse ölsün, matematiksel mirası hala bizimle. En azından Pisagor Teoremi…

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap