1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Gelişim
  3. Öyküsel Terapi: Örnekleri ve Teknikleri

Öyküsel Terapi: Örnekleri ve Teknikleri

Öyküsel Terapi Örnekleri ve Teknikleri

Öyküsel Terapi Nedir

Öyküsel terapi (Narrative Terapi), olumlu bir değişim ve daha iyi bir zihinsel sağlık sağlamak için bireylerin hayatlarıyla ilgili anlatılan öyküleri değiştirmeyi amaçlayan psikolojik bir yaklaşım demektir. İnsanları kendi hayatlarının uzmanları olarak görür ve onları problemlerinden soyutlayarak ele alır. Öyküsel terapi, 1980’lerde sosyal hizmet uzmanı Michael White ve aile terapisti David Epston tarafından geliştirilmiştir.

Kökenler

Öyküsel terapi eğitimi nispeten yeni ve bu nedenle daha az bilinen bir terapi şeklidir. 1980’lerde Michael White (Avustralyalı sosyal hizmet uzmanı) ve David Epston (Yeni Zelandalı bir aile terapisti) tarafından geliştirildi. 1990’larda özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’nde büyük ilgi gördü ve teknikle ilgili çeşitli kitaplar geniş kitlelere yayıldı.

White ve Epston, aşağıdaki üç fikre dayanarak patolojik olmayan bir terapi biçimi olarak öyküsel terapiyi geliştirdi :

  • Öyküsel terapi her müşteriye saygı duyar: Müşteriler, sorunlarını fark ettikleri ve bu sorunları çözmek için çalıştıkları için takdir edilmesi gereken cesur ve özel bireyler olarak muamele görürler. Asla eksik veya özünde sorunlu olarak görülmezler.
  • Öyküsel terapi, müşterileri sorunları için suçlamaz: Müşteri sorunlarından ötürü kusurlu değildir ve suç kendisine veya başkasına atfedilmemiştir. Öykü terapisi, insanları ve sorunlarını ayrı olarak inceler. 
  • Öyküsel terapi, danışanları kendi yaşamlarının uzmanı olarak görür: Öyküsel terapide, psikoterapist ve danışan eşit düzeydedir, ancak kendi yaşamı hakkında yüksek bilgiye sahip olan kişi danışandır (müşteri, hasta). Sonuç olarak, terapi, danışan ile terapist arasında, terapistin danışanı problemlerini çözmek için gerekli tüm yeteneklere, becerilere ve bilgiye sahip olarak gördüğü bir işbirlikçi anlamına gelir.

Öykü terapistleri, insanların kimliklerinin hayatları hakkında anlattıkları hikayelerle şekillendiğine inanırlar. Bu hikayeler belirli sorunlara odaklandığında, kişi genellikle sorunu kendisinin bir parçası olarak görmeye başlar. Bununla birlikte, öykü terapisi, insanların sorunlarını bireyin dışında görür ve insanların kendileri hakkında anlattıkları hikayeleri, sorunlarını da bu şekilde görmelerine izin verecek şekilde düzenlemeye çalışır.

Öyküsel terapinin duruşu, terapistin başı çektiği diğer birçok terapi biçiminden oldukça farklıdır. Rahatsız edici olabilir ve danışanların kendilerini problemlerinden başarılı bir şekilde ayırmaları çok fazla pratik gerektirir.

İlgili Makale
Sürekli Olumsuz Düşünmek Sağlığa Nasıl Bir Etkide Bulunur

Hayatımıza Dair Hikayeler

Öyküsel (Narrative) Terapi

Öyküsel terapi, hikayeleri insanların hayatlarını anlama ve değerlendirme şekillerinin merkezine yerleştirir. İnsanlar olayları ve deneyimleri yorumlamak için hikayeleri kullanır. Her gün hayatlarımızı yaşarken aynı anda birçok hikaye ortaya çıkıyor. Bu hikayeler kariyerimiz, ilişkilerimiz, zayıflıklarımız, zaferlerimiz, başarısızlıklarımız, güçlü yönlerimiz veya olası geleceklerimiz hakkında olabilir.

Bu bağlamda hikayeler, kronolojik olarak bağlantılı olaylardan oluşur. Bu bağlantılı olaylar birlikte bir olay örgüsü oluşturur. Farklı hikayelere atadığımız anlam, hem bireysel hem de kültürümüzün bir ürünü olarak yaşamlarımızın bağlamına dayanır.

Bazı hikayeler hayatımıza hakim olur ve bu baskın hikayelerden bazıları, yaşadığımız olayları yorumlama şeklimiz nedeniyle sorunlu olabilir. Örneğin, belki bir kadının kendisiyle ilgili sevimsiz bir hikayesi vardır. Hayatı boyunca, birisinin onunla zaman geçirmek istemediği veya arkadaşlığından keyif almadığı birçok kez düşünebilir. Sonuç olarak, buna bağlı olarak birçok olayı, olumsuz anlamlara yorduğu şekilde dizebilir.

Hikaye zihninde baskın hale geldikçe, öyküye uyan yeni olaylar (birisinin onunla vakit geçirmek için onu araması gibi), öyküye uymayan diğer olaylara göre ayrıcalıklı hale gelecektir. Bu olaylar bir tesadüf veya anormallik olarak aktarılabilir.

Sevilmez olmakla ilgili bu hikaye, kadının hayatının şu anını ve geleceğini etkileyecektir. Yani, örneğin, bir partiye davet edilmişse, partide kimsenin onu orada istemeyeceğine inandığı için daveti reddedebilir.

Öyküsel Terapi Teknikleri

Öykü terapistinin amacı, hayatlarından gerçekte istediklerine daha uygun alternatif bir hikaye oluşturmak için bireyle birlikte çalışmaktır. Bunu yapmak için öykü terapistleri tarafından sıklıkla kullanılan birkaç teknik vardır. Bunlar:

Bir Anlatı Oluşturmak

Terapist ve danışan birey, danışanın hikayesini onun kendi sözleriyle anlatmak için birlikte çalışır. Bu süreçte terapist ve danışan, hikayede danışanın mevcut hikayesini değiştirmesine veya yenilerini yaratmasına yardımcı olabilecek çeşitli anlamlar arar. Bu süreç bazen “yeniden yazma” veya “yeniden hikaye oluşturma” olarak adlandırılır. Bu, yaşanmış bir olayın birçok farklı anlamı ve yorumu olabileceği fikrine dayanmaktadır. Öykü terapisinde danışan, yaşadığı şeylerden yeni anlamlar çıkarabileceğini fark edecektir.

Dışsallaştırma

Bu tekniğin uygulamasının amacı, bir danışanın hayata bakış açısını değiştirmektir, böylece artık kendisini sorunlu olarak görmeyecektir. Bunun yerine, kendilerini sorunları olan bir kişi olarak görürler. Bu, problemlerini dışsallaştırarak bireyin yaşamı üzerindeki etkisini azaltır.

Bu tekniğin arkasındaki fikir, sorunlarımızı kişiliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görürsek, bu olumsuzlukların değişiminin imkansız olabileceğidir. Ancak bu sorunlar bireyin yaptığı bir şeyse, kendisini daha çok suçlayabilir. Danışanların bu bakış açısını benimsemesi genellikle zordur. Bununla birlikte, bunu yapmak kişiyi güçlendirebilir ve insanlara sorunları üzerinde daha fazla kontrole sahip olduklarını hissettirebilir.

Yapıbozum (Yapısöküm)

Bir sorunu yeniden yapılandırmak, sorunun özüne odaklanmak için onu daha spesifik hale getirmek anlamına gelir. Bir hikaye uzun bir süre hayatımıza hakim olduğunda, onu aşırı genelleştirmeye başlayabilir ve bu nedenle, temeldeki sorunun gerçekte ne olduğunu görmekte güçlük çekebiliriz. Bir öykü terapisti, danışanların, mücadele ettikleri sorunun gerçekte ne olduğunu keşfetmek için hikayeyi parça parça incelemelerini sağlar.

Örneğin, bir danışan işyerindeki meslektaşları işine değer vermediği için sinirli hissettiğini söyleyebilir. Bu çok genel bir ifadedir ve bu soruna bir çözüm geliştirmek zordur. Yani terapist, meslektaşları tarafından değersizleştirildiği bir anlatıyı neden oluşturduğuna dair bir fikir edinmek için problemi çözmek amacıyla danışanla birlikte çalışacaktır. Bu, müşterinin gözden kaçırdığı ayrıntıları dikkatle incelemek şeklinde yapılabilir.

İlgili Makale
Pozitif Psikoloji: Uygulamaları, Kavramları ve Kitap Önerileri

Benzersiz Çıkarımlar

Bu teknik, kişinin hikayesine yeni bir perspektiften bakmayı ve sonuç olarak daha olumlu, yaşamı onaylayan hikayeler geliştirmek şeklindedir. Deneyimlerimiz hakkında potansiyel olarak anlatabileceğimiz birçok hikaye olduğundan, bu tekniğin amacı hikayemizi yeniden hayal etmektir. Bu şekilde yeni hikaye, eski hikayede ezici hale gelen sorunu en aza indirebilir.

Öyküsel Terapi Hakkında Eleştiriler

Öyküsel Psikoterapi

Öyküsel terapinin, anksiyete, depresyon, patlayıcı bozukluk, aile ve ilişki çatışması gibi sorunları olan bireylere, çiftlere ve ailelere yardımcı olduğu biliniyor. Bununla birlikte, öyküsel terapiye yöneltilmiş birkaç eleştiri de var elbette. Birincisi, diğer terapi türlerine kıyasla oldukça kısa bir süredir var olduğu için, öyküsel terapinin etkililiğine dair çok fazla bilimsel kanıt yok.

Ek olarak, bazı danışanlar hikayelerini anlatırken tamamen doğruları söylemiyor olabilir. Danışan, hikayesini oluştururken tamamen dürüst davranmadığı sürece terapiden bir fayda görmesi zorur.

Dahası, bazı danışanlar yaşamları üzerinde bir uzman olarak konumlanmak veya terapötik süreci yönlendirmeye yardımcı olmak istemeyebilirler ve bu en sık rastlanan sorunlardan biri. Kendilerini kelimelerle ifade etmekte zorlanan kişiler bu yaklaşımla pek başarılı olamayabilir. Dahası, öyküsel terapi yaklaşımı, sınırlı bilişsel veya dil becerilerine sahip veya psikotik olan bireyler için uygun olmayacaktır.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap