1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Marilyn Monroe Kimdir: Filmleri, Hayatı ve Ölümü

Marilyn Monroe Kimdir: Filmleri, Hayatı ve Ölümü

marilyn monroe kimdir filmleri hayatı ve ölümü
1

Döneminin en ünlü oyuncularından biri olan Marilyn Monroe, dünyanın en büyük ve en kalıcı seks sembollerinden biri olarak bilinse de, çok zor ve belgesellere konu olan bir çocukluk dönemi geçirdi. Filmleri 200 milyon dolardan fazla hasılat yaptı. Arthur Miller, Joe DiMaggio ve dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy ile olan ilişkileriyle de adından sıkça söz ettiren Monroe, 5 Ağustos 1962’de henüz 36 yaşındayken aşırı dozda uyuşturucudan hayatını kaybetti.

Hayatının İlk Yılları ve Eğitimi

Marilyn Monroe

Marilyn Monroe 1 Haziran 1926’da Los Angeles, California’da doğdu. Monroe, doğumunda Norma Jeane Mortenson olarak adlandırıldı (daha sonra Norma Jeane Baker olarak vaftiz edildi, gerçek adı buydu ancak 20 yaşında adını Marilyn Monroe olarak değiştirdi.). Büyüme sürecinde zamanının çoğunu koruyucu ailede ve yetimhanede geçirdi.

1937’de bir aile arkadaşı ve onun eşi Grace ve Doc Goddard, birkaç yıl Monroe ile ilgilendi. Goddards’a Monroe’nun annesi onu büyütmeleri karşılığında haftada 25 dolar ödedi.

Çift son derece dindardı ve Monroe de bu dönem köktendinci öğretileri takip etti; diğer yasak faaliyetlerin yanı sıra Monroe’nun sinemaya gitmesine izin verilmedi. Ancak Doc’un işi Doğu Yakası’na devredildiğinde, çift Monroe’yu yanlarında getirmeyi göze alamadılar.

Monroe yedi yaşındayken, birkaç kez cinsel saldırıya maruz kaldığı koruyucu evlerde bir süre yaşadı; daha sonra 11 yaşındayken tecavüze uğradığını da söylemişti. 15 yaşında liseden ayrıldı.

Monroe, yaşadığı sorunların çözümünün evlenmek olduğunu düşünüyordu ve erkek arkadaşı Jimmy Dougherty ile 1942’de henüz 16 yaşındayken evlendi.

Monroe babasını hiç tanımadı, uzun yıllar Clark Gable’ın babası olduğunu düşündü (bu iddia çok ortaya atılsa da Monroe’nin babası hala bilinmiyor). Bununla birlikte, Gable’ın Monroe’nin annesiyle tanıştığına dair hiçbir kanıt da bulunmuyor.

Bir yetişkin olarak Monreo, en eski hatıralarından birinin annesinin onu beşiğinde bir yastıkla boğmaya çalışması olduğunu iddia ederdi. Monroe’nun yakın olmadığı bir üvey kız kardeşi de vardı; onunla sadece birkaç kez karşılaştığını söylüyordu.

Marilyn Monroe’nin Oyunculuk Kariyeri ve Filmleri

Monroe, küçüklüğünden beri Jean Harlow ve Lana Turner gibi bir oyuncu olmayı hayal ediyordu. Eşi Güney Pasifik’e gönderildiğinde, California, Van Nuys’da bir mühimmat fabrikasında çalışmaya başladı. Orada bir fotoğrafçı tarafından keşfedildi.

Dougherty 1946’da geri döndüğünde, Monroe model olarak başarılı bir kariyere sahipti. O yıl ilk film sözleşmesini imzaladı. Sözleşme ile yeni bir isim ve imaj kazandı; kendine “Marilyn Monroe” demeye başladı ve saçlarını sarıya boyadı.

İlk başta, Monroe’nin yıldız bir oyuncu olma potansiyeli olmadığı düşünülüyordu. Oyunculuk kariyeri ilk birkaç yıllık süreçte durgun geçse de, gelecek onun için şöhret dolu olacaktı. Nefes kesen sesi ve kum saati figürüyle kısa sürede Hollywood’un en ünlü oyuncularından biri olacaktı. Filmleriyle çeşitli ödüller kazanarak ve geniş izleyici kitlesini çekti ve becerisini kanıtladı.

Monroe, oyunculuk yetenekleriyle ilgili kronik güvensizliklere rağmen çok beğenilen uluslararası bir yıldız oldu. Ancak ciddi bir olumsuz özelliği vardı, setlere hep geç kalıyor ve bu sebeple yönetmenlerinin ve oyuncu arkadaşlarının tepkilerine maruz kalıyordu.

Kariyeri boyunca Monroe’nun imzaladığı birçok sözleşme, bu gibi disiplinsiz davranışlarından ötürü iptal oldu.

1950’lerin ortasında Monroe neşeli, aptal sarışın (o dönemlerde Monroe bu takma adla biliniyordu) rollerden bıktı ve Actors Studio’da Lee Strasberg’den oyunculuk eğitimi almak için New York’a taşındı.

Filmleri

Kariyeri boyunca Monroe’nun filmleri 200 milyon dolardan fazla hasılat yaptı. Monroe’nun en önemli filmleri şunlardır:

İlgili Makale
21. Yüzyılın En İyi Uzay Filmleri (Şimdiye Kadarki)

The Asphalt Jungle (Elmas Hırsızları, 1950)

The Asphalt Jungle

Monroe’nun John Huston’ın la birlikte bulunduğu drama The Asphalt Jungle’daki (1950) küçük rolü, dikkatleri üzerine çekmesini sağlayan ilk filmiydi.

All About Eve (Havva Hakkında Her Şey, 1950)

All About Eve (Havva Hakkında Her Şey)

1950’de Monroe, Bette Davis’in başrol oynadığı All About Eve’deki Claudia Caswell rolüyle izleyicileri ve eleştirmenleri etkiledi.

Niagara (1953)

Niagara

1953’te Monroe, genç evli bir kadın olarak sevgilisinin yardımıyla, kocasını öldürmek için Niagara’da geçen hikayesiyle kariyerine dönüş yaptı.

Gentleman Prefer Blondes (Erkekler Sarışınları Tercih Eder, 1953)

Müzikal bir komedi olan Gentlemen Prefer Blondes’de dönemin diğer yıldızlarından Jane Russell ile rol arkadaşıydı. Filmde, iki şov kızı Paris’e seyahat eder ve Monroe’nun nişanlısının babası tarafından tutulan özel bir dedektif tarafından takip edilir.

How to Marry a Millionaire (Milyoner Avcıları, 1954)

How to Marry a Millionaire (Milyoner Avcıları)

Monroe, Betty Grable ve Lauren Bacall ile komedi türünden How to Marry a Millionaire ile başarılı olmaya devam etti. Filmde üç kadın evlenecek milyonerler bulmaya koyulur, ancak bunun yerine gerçek aşkı bulurlar. Monroe, filmde makyajı ve becerisiyle kendinden söz ettirmeyi başarmıştı.

There’s No Business Like Show Business (Gösteri İşi Gibisi Yok, 1954)

1954’te Monroe, Ethel Merman ve Donald O’Connor’la birlikte başka bir romantik komedi olan bu filmde, kocası (O’Connor) Çek bir kızla tanıştığı zaman evliliği kötüye giden bir çifti oynadı.

The Seven Year Itch (Yaz Bekarı, 1955)

The Seven Year Itch (Yaz Bekarı)

Monroe, 1955 yapımı The Seven Year Itch filminde, sadık kocanın yaramaz eşi olarak nitelendirebileceğimiz bir rolda oynadı. Bu filmin setinde çekilmiş eteklerinin kalktığı fotoğrafı, o dönemler oldukça konuşulmuş ve bu nedenle eşinden şiddet görmesine sebep olmuştur.

Bus Stop (Otobüs Durağı, 1956)

Monroe, New York’taki Strasberg oyunculuk okulundaki çalışmalarının ardından dramatik komedi Otobüs Durağı’yla (1956) ekranlara geri döndü. Kendisine aşık olan bir çiftlik sahibi tarafından kaçırılan bir şarkıcı olarak gösterdiği performans nedeniyle övgüleri topladı.

The Prince and the Showgirl (Prens ve Şov Kızı, 1957)

The Prince and the Showgirl

1957’de Monroe, filmi yöneten ve yapımcılığını da üstlenen Laurence Olivier ile The Prince and the Showgirl’de rol aldı. Sık sık setlere geç kalması ve bazen gelmemesinden ötürü oyuncu arkadaşlarıyla ciddi sorunlar yaşadı.

Film büyük eleştiriler alsa da İngiltere’de gişe rekorları kırdı.

Somebody Like It Hot (Bazıları Sıcak Sever, 1959)

1959’da Monroe, Jack Lemmon ve Tony Curtis’in oynadığı çılgın popüler komedi Some Like It Hot ile işine geri döndü. Lemmon ve Curtis’in kadın taklidi yaptığı bu filmde, bir milyonerle evlenmeyi uman şarkıcı Sugar Kane Kowalczyk’i canlandırdı. Sevgililer Günü Katliamı’na tanık olduktan sonra mafyadan kaçan erkekler, Monroe’nun yer aldığı kızlardan oluşan bir orkestra ile saklanır.

Monroe’nun filmdeki çalışması ona 1959 Altın Küre Ödülleri’nde “Komedi Alanında En İyi Kadın Oyuncu” unvanını kazandı.

The Misfits (Uygunsuzlar, 1961)

The Misfits

The Misfits, Monroe’nun tamamlayabildiği son filmdi. Nevada’da geçen bu macera draması Monroe’yu Huston (The Asphalt Jungle) ile yeniden bir araya getirdi; Monroe, Gable ve Montgomery Clift’in karşısında oynadı. Filmde Monroe, Gable’ın kovboyuna aşık olur, ancak bazı vahşi mustangların kaderi konusunda onunla savaşır.

Something’s Got to Give (Bir Şey Vermeli, 1962)

1962’de Monroe, Dean Martin’in başrolünü paylaştığı Something’s Got to Give filminden, setlerin çoğuna geç geldiği için ihraç edildi. The New York Times’da yer alan bir makaleye göre oyuncu, bu devamsızlıkların hastalıklardan kaynaklandığını iddia etti. Martin filmi onsuz çekmeyi reddetti, bu yüzden film resmi olarak rafa kaldırıldı ve iptal edildi.

Eşleri ve Sevgilileri: Kısacası Özel Aşk Hayatı

Monroe’nun yaşamı boyunca üç evliliği oldu: James Dougherty (1942-1946); Joe DiMaggio (1954) ve Arthur Miller (1956-1961). Ayrıca Marlon Brando, Frank Sinatra, Yves Montand ve yönetmen Elia Kazan ile olan romantik ilişkileriyle de hatırlanıyor.

19 Haziran 1942’de 16 yaşındaki Monroe, 20 yaşındaki bir ticaretçi olan Dougherty ile evlendi. Dougherty, Monroe’nun annesinin bir arkadaşının yanında yaşıyordu; Monroe ile evlenebileceğini, böylece bir yetimhaneye veya başka bir bakıcı eve gönderilmemesini önerdi. Monroe evlendiklerinde 16 yaşına yeni girmişti ve çift sadece birkaç aydır birlikteydi. Monroe’nun kariyeri yükselmeye başladıktan sonra, Eylül 1946’da boşandılar.

“Marilyn Monroe’yu hiç tanımadım ve bugüne kadar ona dair herhangi bir anlayışa sahip olduğumu iddia etmiyordum. Norma Jean’i tanıyordum ve onu sevdim” demişti Dougherty daha sonra.

1954’te Monroe, dokuz ay boyunca beyzbol yıldızı DiMaggio ile evli kaldı. Monroe’nin ölümünün ardından, DiMaggio’nun 20 yıl boyunca onun mezarına kırmızı güller getirdiği biliniyor.

Monroe’nun en uzun evliliği ise oyun yazarı Miller ile oldu. İlk olarak 1950’de bir partide tanıştılar ve daha sonra mektuplaştılar. Monroe 1955’te New York’a taşındığında tekrar bir araya geldiler ve o sıralarda DiMaggio ile evli olmasına rağmen, Miller ile de ilişki halindeydi. 29 Haziran 1956’da evlendiler, 1961 yılında ise evlilikleri sona erdi.

Marilyn Monroe ve Başkan John F. Kennedy

Marilyn Monroe ve ABD Başkanı John F. Kennedy

Monroe’nun ölüm anında Başkan John F. Kennedy ve / veya kardeşi Robert Kennedy ile ilişkisi olduğuna dair söylentiler de var.

19 Mayıs 1962’de Monroe, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy’nin doğum günü kutlamasında “Mutlu Yıllar, Sayın Başkan” şarkısını söyleyerek onun dikkatini çekti.

Marilyn Monroe hayatının son yıllarında Kennedy ailesiyle oldukça yakındı ve bir süre sonra bundan rahatsızlık duyan John F. Kennedy, FBI’dan özel istekle Monroe’yi takip etmesini istedi.

Monroe’nin Ölümü: Neden ve Kaç Yaşında Öldü?

Marilyn Monroe, 5 Ağustos 1962’de Los Angeles’taki evinde henüz 36 yaşındayken hayatını kaybetmiştir. Cesedinin yanında boş bir şişe uyku hapı bulunduğu kaydedildi.

Yıllar boyunca bunun bir cinayet olabileceğine dair bazı spekülasyonlar olsa da ölümünün nedeni resmi kaynaklarda “aşırı dozda uyuşturucu kullanmak” olarak belirtildi.

Monroe’nun hayatının son yılına kadar bir evi yoktu ve şaşırtıcı derecede az eşyası vardı. Elinde bulunan fotoğraflarından biri Albert Einstein’ın imzalı bir fotoğrafıydı ve içinde Einstein’ın şu sözleri yer alıyordu: “Marilyn’e, saygı, sevgi ve teşekkürlerimle.”

Monroe, yıllar içinde Madonna, Lady Gaga ve Gwen Stefani gibi bir dizi ünlü tarafından taklit edilmiştir. Ayrıca Monroe’ye dair yazılan biyografiler, ilginç şekilde hala birçok ünlüye göre çok daha fazla rağbet görmektedir.

Marilyn Monroe’nun Sözleri ve Alıntılar (quotes)

  • Eğer ikiyüzlü olacaksanız en azından bir yüzünüz güzel olsun.
  • Tüm kurallara riayet etseydim hiçbir şey elde edemezdim.
  • Yüksek topuğu kim keşfetti bilmiyorum ama tüm kadınlar o kişiye çok şey borçlu!
  • Başka biri olmak, sahip olduğunuz kişiliği israf etmektir.
Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap