1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Kristof Kolomb Kimdir: Hayatı ve Keşifleri

Kristof Kolomb Kimdir: Hayatı ve Keşifleri

Kristof Kolomb Kimdir Hayatı ve Keşifleri

Kristof Kolomb (Christopher Columbus), 1451’de, günümüzde İtalya’nın bir parçası olan Cenova Cumhuriyeti’nde doğdu. Kısaca 20’li yaşlarında Portekiz’in Lizbon kentine taşındı ve daha sonra hayatı boyunca kalacağı yer olan İspanya’ya yerleşti. Kolomb, Akdeniz ve Ege denizlerinde çeşitli ticaret yolculuğuna katılarak henüz genç yaşlarda denizlere açılma deneyimini yaşamıştı. Günümüz Yunanistan’ındaki Khios adasına yaptığı bir yolculuk, onu Asya’ya götürebilecek en yakın noktaya getirmişti.

1476’da Atlantik Okyanusu’na yaptığı yolculukta, birlikte yelken açtığı ticari filo, Portekiz kıyılarında Fransız denizciler tarafından saldırıya uğramıştı ve bu saldırıda hayatta kalmayı başarmıştı. Gemisi yanan Kristof Kolomb, Portekiz kıyılarına yüzmek zorunda kaldı.

Bundan kısa bir süre sonra Filipa Perestrelo ile evlendiği Lizbon, Portekiz’e gitti. Çiftin 1480 civarında Diego adında bir oğlu oldu, eşinin ölümünün ardından Kolumb İspanya’ya taşındı. 1488’de Beatriz Enriquez de Arana adında bir kadından evlilik dışı, Fernando adını verdiği ikinci bir oğlu oldu.

Kristof Kolomb, Afrika’ya yapılan birkaç sefere katıldıktan sonra, Kanarya Adaları’ndan doğuya ve batıya akan Atlantik akıntıları hakkında oldukça fazla bilgi edinmişti, işte hayatındaki dönüm noktası da tam olarak burasıydı. Asıl maceraları henüz başlıyordu.

Kristof Kolomb’un Rotası

Christopher Colombus

Çin ve Hindistan yakınlarındaki Asya adaları, baharatları ve altınları ile meşhurdu ve bu da bu bölgeyi Avrupalılar için cazip bir hedef haline getirdi (ancak Orta Doğu’daki ticaret yollarının Osmanlı hakimiyetinde olması, doğuya yolculukları oldukça zorlaştırıyordu.)

Kolomb, daha hızlı ve güvenli olacağına inanarak, Atlantik üzerinden batı Asya’ya gitmek için bir rota tasarladı. Dünyanın bir küre olduğunu ve Kanarya Adaları ile Japonya arasındaki mesafenin yaklaşık 3700 kilometre olduğunu tahmin etti.

Kristof Kolomb, çağdaş denizcilik uzmanlarının engelleme düşüncelerinin aksine rotasına güveniyordu. Kolomb ile mesafe meselelerindeki anlaşmazlıklarına rağmen, Avrupa’dan batıya doğru bir yolculuğun kesintisiz bir su yolu olacağı konusunda hemfikir oldular.

Kristof Kolomb, Atlantik üzerinden önce Portekiz kralına, ardından Cenova’ya ve son olarak da Venedik’e üç gemilik bir keşif yolculuğu önerdi. Her seferinde reddedildi. 1486’ya gelindiğinde ise Kastilya Kraliçesi Isabella ve Aragon Kralı II. Ferdinand’ın İspanyol monarşisine gitti. Odak noktaları o dönemler savaşlar olduğu için ilk etapta Kolomb’u reddettiler.

Bununla birlikte, fikri reddetmiş olsalar da, hükümdarların ilgisini çekmişti ve Kolomb’u bir teste tabi tuttular. İspanyol Ordusuyla birlikte, 1492 Ocak ayında Granada’daki, Beni Ahmer İslam Devleti’ne ait kaleyi ele geçirdi. Bunun sonrasında Kral Ferdinand keşif gezisini finanse etmeyi kabul etti.

Kristof Kolomb Amerika’yı Ne Zaman ve Nasıl Keşfetti?

Kristof Kolomb ve Denizcilikle İlgili Çalışmaları

12 Ekim 1492’de, Atlantik üzerinden batıya doğru 36 gün yelken açtıktan sonra, Kolomb ve beraberindeki birkaç mürettebat, İspanya adına bugünkü Bahamalar’da bir adaya ayak bastılar.

Mürettebat burada cam boncuklar, pamuk toplar, papağanlar ve mızrakların ticaretini yapan çekingen ama dost canlısı bir grupla karşılaştı. Avrupalılar ayrıca yerlilerin süslenmek için giydikleri altın parçalarını da fark ettiler.

Kristof Kolomb ve adamları, Küba (Çin anakarası olduğunu düşündüğü) ve Hispaniola adalarını (Columbus’un Japonya olduğunu düşündüğü Haiti ve Dominik Cumhuriyeti) ziyaret ederek ve yerli halkın liderleriyle buluşarak yolculuklarına devam ettiler.

Bu süre zarfında Santa Maria gemisi, Hispaniola açıklarında bir resifte telef oldu ve birçok malzemeleri de gemiyle birlikte sularda kayboldu.

Bölgeyi işgal etmek ve kontrol altına almak için 39 kişiyi burada bıraktılar, Asya’yı keşfettiklerine inanarak, kalan iki gemi ile İspanya’ya dönmek için yola çıktılar. 1493’te İspanya’ya dönen Kolomb, biraz abartılı bir rapor verdi ve kraliyet sarayı tarafından sıcak bir şekilde karşılandı.

Kristof Kolomb ve Diğer Yolculukları

1493 yılında Kolomb ikinci seferi için denizlere açıldı ve Karayip Okyanusu’nda birçok adayı keşfetti. Hispaniola’ya vardıklarında, Navidad’da oluşturdukları yerleşim biriminin ve bıraktıkları adamların yerliler tarafından katledildiğini gördüler. Bölgenin yerel kraliçesinin isteklerini reddeden Kolomb, burada yeniden bir yerleşim yeri kurmayı düşünüyordu.

Kolomb, tekrar İspanya’ya dönmeden önce, Hispaniola’daki yerleşim yerini yönetmek için kardeşleri Bartholomew ve Diego’dan ayrıldı ve kısa bir süre sonra büyük Karayip adaları çevresinde yelken açtı, bu kez de Çin’in çevresindeki adaları keşfettiğini zannediyordu.

İspanyol Krallığı, Kolomb’u tutuklamak ve yetkisini elinden almak bir kraliyet görevlisi gönderdi. Kraliyet sarayıyla yüzleşmek için zincirlerle İspanya’ya getirildi. Suçlamalar daha sonra düşmüş olsa da Columbus, Kızılderililer valisi unvanını ve seyahatler sırasında kazandığı zenginliğinin çoğunu kaybetti.

Son Keşfi

Kolomb, uzun uğraşlar sonucunda Kral Ferdinand’ı tekrar ikna etti ve vaad ettiği zenginliği getireceğine inandırdı. 1502’deki son yolculuğunda Orta Amerika’nın doğu kıyısı boyunca seyahat etti.

Bir fırtına gemilerinden birini mahvetti, kaptanı ve denizcilerini Küba adasında mahsur bıraktı. Bu süre zarfında, İspanyolların kötü muamelesinden ve altın takıntısından bıkan yerel adalılar onlara yiyecek vermeyi reddettiler.

Kolomb ve beraberindekiler uzun bir süre burada mahsur kaldı, nihayet Temmuz ayında Hispaniola kraliyet valisi tarafından gönderilen bir kurtarma ekibi geldi, Kolomb ve adamları 1504 Kasımında İspanya’ya geri götürüldü.

Kristof Kolomb, Amerika’ya yaptığı son yolculuğunun ardından hayatının kalan iki yılında kaybettiği unvanları geri almak için mücadele etti. Mayıs 1505’te servetinin bir kısmını geri kazanmasına rağmen unvanları bir daha asla iade edilmedi.

Ölümü ise artık çok yakında, 20 Mayıs 1506’da geçirdiği enfeksiyonun ardından şiddetli artritten öldü. Son günlerinde bile Asya’ya giden kısa bir yol bulduğunu iddia ediyordu, ancak sözleri kral tarafından rağbet görmemişti.

Santa Maria’nın Bulunduğu İddiası

Mayıs 2014’te, bir arkeolog ekibinin Haiti’nin kuzey kıyılarında Santa Maria’yı (Kolomb’un Amiral Gemisi) bulmuş olabileceğine dair haberler çıkınca Kolomb tekrar manşetlerde yerini almıştı. Bu keşif gezisinin lideri Barry Clifford, Independent gazetesine verdiği demeçte, “tüm coğrafi, su altı topografyası ve arkeolojik kanıtlar, bu enkazın, Kolomb’un ünlü amiral gemisi Santa Maria olduğunu gösteriyor.” dedi.

BM ajansı UNESCO tarafından yapılan kapsamlı bir incelemeden sonra, enkazın daha sonraki bir döneme ait olduğu ve Santa Maria’nın kıyıdan çok uzakta olduğu belirlendi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap