Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi: Nedir, Teknikleri ve Örnekleri

Şubat 28, 2021
Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi: Nedir, Teknikleri ve Örnekleri

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, kısaca insanların yaşamındaki sorunları çözmek amacıyla uygulanan geleceğe ve hedefe yönelik bir yaklaşım demektir. Başlangıç aşamasında terapistler, psikolojik destek arayanlar için sağlanan psikoterapi hizmetine tepki olarak ortaya çıkmıştır ve kendi koşullarını en iyi anlayan danışanla işbirliği içinde çalışmayı amaçlamaktadır. Pragmatik ve gerçekçi bir çözüme ulaşır. Sonuç, hastaların gerekli değişiklikleri yaparak kolayca gerçekleştirebileceği uygulanabilir çözümlere sahip ve kısa bir terapidir.

1970’lerin ve 1980’lerin sonlarında çeşitli mesleki eğitimlerden bir klinisyen ekibi tarafından geliştirilen çalışma, bu yaklaşıma ilişkin görüşlerini birçok kitabında dile getiren de Shazer & Berg (kurucusu) tarafından yönetildi ve yazıları 13 dile çevrildi. Bu modelin uygulama alanları 1990’larda okullar, hapishaneler, hastaneler, yatılı tedavi evleri, huzurevleri, işletmeler ve insanların ekip olarak çalıştıkları birçok alana yayıldı.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Nedir?

Kısa süreli çözüm odaklı terapi (SFBT), kişinin odak noktasını geçmiş deneyimlerden ziyade, şimdiki ve gelecekteki koşullarına ve hedeflerine odaklamayı amaçlayan bir terapidir. Bu hedefe yönelik terapide, genellikle terapiye sebep olan semptomlar veya sorunlar hedeflenmez.

Bunun yerine nitelikli bir terapist, tedavi görenleri geleceğe yönelik bir vizyon geliştirmeye teşvik eder ve bu vizyona başarılı bir şekilde ulaşmak için gereken becerileri, kaynakları ve yetenekleri belirleme konusunda destek olur.

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapinin Tarihçesi

Tedaviye alternatif bir yaklaşıma duyulan ihtiyaç, ruh sağlığı uzmanlarının terapi sürecinde ortaya çıkan zorlukları tartışmak ve analiz etmek için harcadıkları enerji, zaman, para ve diğer kaynakların miktarını gözlemlemeye başlamasıyla kabul edildi.

Milwaukee’deki Kısa Aile Terapisi Merkezi’nden Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg, ekipleriyle birlikte, bu gözleme yanıt olarak 1980’lerin başında kısa süreli çözüm odaklı terapi adını (SFBT) verdiğimiz yöntemi geliştirdiler. SFBT, terapide olanlar için kalıcı rahatlama sağlamak için insanları uzun süre terapide tutmak yerine, olabildiğince çabuk ve gerçekçi çözümler geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, yaklaşık otuz yılı aşkın süredir hızlı ve etkili bir terapi yöntemine dönüşmüştür, terapide olanların ihtiyaçlarını karşılamak için devamlı olarak gelişmeye ve değişmeye devam etmektedir. Şu anda, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Güney Amerika, Asya ve Avrupa’daki terapistler bu yaklaşım konusunda ciddi eğitimlere tabii tutulmaktadır. Çözüm odaklı terapi ilkeleri, okullar, istihdam yerleri ve insanların kişisel hedeflere ulaşmaya ve kişilerarası ilişkileri geliştirmeye istekli olduğu diğer ortamlar dahil olmak üzere çok çeşitli ortamlara uygulanmıştır. 

Çözüm Odaklı Terapi Teknikleri Nasıl Çalışır?

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi

Zorluk yaşayan kişilerin semptomları yönetmek ve bunlarla başa çıkabilmek için hemen kullanabilecekleri araçları bulmalarına yardımcı olmayı amaçlayan çözüm odaklı terapi, bireylerin değişim yaratma becerisine sahip olabileceği inancına dayanmaktadır. Benzer şekilde SFBT, insanların bir düzeyde hayatlarında hangi değişikliğin gerekli olduğunu zaten bildiklerini kabul eder ve ruh sağlığı uzmanları, bakımlarındaki kişilerin hedeflerini netleştirmelerine yardımcı olmak için çalışır. Bireyleri arzu ettikleri geleceği hayal etmeye ve ardından bu hedeflere ulaşmalarına yardımcı olacak gelişimler için teşvik eder. Özellikle terapistler, tedavide olanların güncel bir sorunun ya daha az zararlı ya da daha yönetilebilir olduğu bir zamanı belirlemelerine ve geçmişte hangi faktörlerin farklı olduğunu ya da hangi çözümlerin mevcut olabileceğini değerlendirmelerine yardımcı olabilir. 

Bu terapi şekli, önce kişinin geleceğine dair bir vizyon geliştirmeyi ve ardından istenen sonucu elde etmek için içsel yeteneklerin nasıl geliştirilebileceğini belirlemek şeklinde uygulanır. SFBT’yi uygulayan terapistler , terapideki insanlara kendileri için neyin işe yaradığını anlama sürecinde rehberlik etmeye çalışır, bu stratejileri uygulamaya en iyi nasıl devam edeceklerini keşfetmelerine yardımcı olur ve onları başarıyı kabul edip kutlamaları için cesaretlendirir. Buna ek olarak, SFBT uygulayıcıları, yeni problem çözme yaklaşımlarını denerken terapideki insanları destekler.

Çözüm Odaklı Terapi Tekniklerine Dair

SFBT’de, danışmanlar oturuma rehberlik etmesi için belirli türde sorular sorarlar. Bu sorular, terapideki hastalara yaşamlarındaki zorluklarla başa çıkma yollarını gösterme konusunda yardımcı olabilir. Örneğin, “Yaşadığınız semptomlar ve zorluklar karşısında günlük yükümlülüklerinizi yerine getirmeyi nasıl başarıyorsunuz?” gibi sorular terapistler tarafından sık sık tercih edilir.

Mucize sorular, insanların sorunsuz bir gelecek tasavvur etmelerine yardımcı olur. Esasen bu sorgulama düşüncesi, insanların sorunları olmadığı takdirde hayatlarının nasıl olacağını anlamalarına olanak tanır ve bu da değişime doğru hemen atabilecekleri küçük, pratik adımları belirlemelerine yardımcı olabilir. Örneğin, terapi gören kişi, aile üyeleriyle yaşadığı rahatlama hissini tarif edebilir ve bu rahatlığın ancak yaşadığı sorunlar ortadan kalkması durumunda hissedilebileceğine inanabilir. Mevcut sorunun var olmadığı bir senaryo hayal etmek, insanlara davranışsal değişikliklerin mümkün olduğunu hatırlatır ve yaşamlarında belirli değişiklikler yapma konusunda bazı ipuçları sunar.

Ölçeklendirme soruları, mevcut koşulları ve terapideki ilerleme gibi koşulları değerlendirmek için 0-10 arası puanlar veren bir sistem kullanır.

SFBT ile Ele Alınan Sorunlar

SFBT, bireysel terapide, aile terapisinde ve çiftlerde başarıyla uygulanan bir yöntemdir. Terapide olanların zorluklara çözüm bulmalarına yardımcı olmak amacıyla geliştirilen bu yaklaşım, okullar ve işyerleri gibi yaşamın diğer alanlarındaki sorunları ele alacak şekilde çalışma alanlarını genişletmiştir ve farklı kültürlerden, geçmişlerden ve yaş gruplarından bireylerin teknikten faydalanması sağlanmıştır.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, birçok sorunu tedavi etmek için kullanılabilir. Bu teknikte, tedavi arayan kişi endişeleri konusunda “uzman” olarak kabul edilir ve terapist, bireyin çözüme ulaşması için çeşitli tüyolar verirler. Bu modalite, arkasındaki sebeplerden ziyade sorunların çözümüne odaklandığından, çeşitli endişeleri tedavi etmede diğerlerinden daha etkili olabilir. 

Araştırmalar, SFBT’nin davranışsal kaygılar veya akademik / okulla ilgili endişeler yaşayan gençler için yararlı bir teknik olabileceğini gösteriyor ve aynı zamanda aile ve çift danışmanlığında da sık sık etkili sonuçlar veriyor.

Ciddi zihinsel sağlık sorunları yaşayanlar için bu yöntem genelde önerilmez, ağır vakalar için bilişsel davranışçı terapi daha uygundur. Daha çok hafif psikolojik bozukluklar (psikoz ve depresyonun hafif semptomları gibi).

SFBT’nin Sınırlı Kaldığı Alanlar ve Endişeler

Kısa süreli çözüm odaklı terapinin etkililiğini bildiren çok sayıda terapist ve uygulayıcı varken, yıllar içinde bazı endişeler de baş göstermiştir. Bu modele yapılan en önemli eleştirilerden biri, hızlı, hedef odaklı doğasının terapistlere, tedavideki insanların deneyimledikleriyle empati kurmaları için gerekli zamanı tanımıyor olmasıdır.

İkinci bir endişe ise bu tekniğin diğer tedavi yöntemleri tarafından önemli olduğu düşünülen bilgileri görmezden geliyor olmasıdır. Örneğin, bu terapide insanların karşılaştığı olumsuz sorunlar ile gelişmeyi teşvik etmek için gerekli değişiklikler arasında bir ilişki olduğu varsayılmaz ve uyumsuz düşünceler ve / veya davranışların altında yatan nedenler tipik bir SFBT seansında araştırılmaz. Bu nedenleri araştırmak isteyen bireyler, bu endişeleri gideren terapileri tercih etmelidir. Bunun için genelde bilişsel davranışçı terapi tercih edilir.

Kısa süreli çözüm odaklı terapinin etkinliği hakkında olumlu raporlar ve ön araştırma bulguları, bu terapiyi tercih eden kişilerin genellikle tedavi görmeyenlere göre daha iyi sonuçlar gördüklerini öne sürmesine rağmen, deneysel destek sağlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Kişisel Gelişim

Düşünmek İçin Dile İhtiyacımız Var mı?

Dil, birbirimizle iletişim kurmamızı sağlar. İnsan olarak tüm ilerlememizi iletişimle elde …

Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir? Nasıl Yenilir ve Belirtileri Nelerdir?

Öğrenilmiş çaresizlik, bir kişinin tekrar tekrar stresli bir durum yaşamasından sonra ortaya çık…

Kendi Kendine Konuşmak Neyin Belirtisidir?

İnsanların birçoğu kendi kendime konuşuyorum diye şikayetlenir ancak bunu kimseye söyleyemez. Pe…

Efsanevi Kaşiflerin Zihinlerinin İçine Yolculuk

Uzayda yürüyen ilk Amerikalı kadın, hem balon hem de güneş enerjili uçaklarla dünyayı dolaşan il…

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Testi ve Tedavisi

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), normalin üzerinde hiperaktif ve dürtüsel davran…

Peter Pan Sendromu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Peter Pan’ın hikayesini ya da neyi anlattığını az çok hepimiz biliyoruz. Peter Pan, asla bü…

Tükenmişlik Sendromu ve Öğrencilik

Tükenmişlik sendromu, stres ile ortaya çıkan ve genellikle asosyallik, düşük başarı hatta depres…

Benjamin Franklin Etkisi: İyilik İstemenin Önemi

Benjamin Franklin, fakir bir şamdan üreticisinin 17 çocuğundan 8’iydi. Doğal olarak ABD’nin kuru…

Oyun Bağımlılığı Nedir? Belirtileri Ve Tedavisi

Dijital Oyun bağımlılığı, günümüzde çok basit görülen video oyunlarının tanıtılmasından başlayar…

Psikolojide Farkındalık Ne Anlama Gelir?

Farkındalık Nedir ve Nasıl Kazanılır Psikolojide farkındalık kısaca tipik olarak kişinin düşü…
Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi: Nedir, Teknikleri ve Örnekleri

Copy link
Powered by Social Snap