J. Robert Oppenheimer: Atom Bombasının Babası

Haziran 4, 2021
J. Robert Oppenheimer: Atom Bombasının Babası

J. Robert Oppenheimer, İkinci Dünya Savaşı sırasında ilk nükleer silahı geliştiren program olan, Manhattan projesine liderlik etmesi sebebiyle kısaca “atom bombasının babası” olarak tanınır. Hayatı boyunca atom fiziğine büyük ilgi duyan Oppenheimer, atom bombasının geliştirilmesinde ve atom çağı başlamasında büyük bir paya sahiptir. 

J. Robert Oppenheimer Kimdir?

Fizikçi J. Robert Oppenheimer, atom bombasının geliştirilmesi sırasında Los Alamos Laboratuvarı’nın Müdürü olarak görev yaptı. 1939’da Polonya’nın Nazi Almanyası tarafından işgal edilmesinden sonra, Oppenheimer; İkinci Dünya Savaşı sırasında ilk nükleer silahı geliştiren Manhattan projesini yürütmek için bir laboratuvarın başına geçti.

1945’te görevinden istifa ettikten sonra, Atom Enerjisi Komisyonu Genel Danışma Komitesi Başkanı oldu. 1963’teki suikastı öncesinde Başkan John F. Kennedy, Oppenheimer’ın fizik alanındaki başarıları için Enrico Fermi Ödülü’nü alacağını açıkladı. Aynı yılın Aralık ayında Başkan Lyndon B. Johnson tarafından ödül verildi. “Atom bombasının babası” 1967’de Princeton, New Jersey’de 62 yaşında kanserden dolayı hayatını kaybetti.

İlgili: Enrico Fermi: Nükleer Çağın Mimarı

Hayatının İlk Yılları ve Eğitim

Oppenheimer, 22 Nisan 1904’te New York’ta Alman Yahudi göçmenlerin ailesinde doğdu. Harvard Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Oppenheimer İngiltere’ye yelken açtı ve 1925’te Cavendish Laboratuvarı’nda atom araştırmalarına başladığı Cambridge Üniversitesi’ne kaydoldu.

Bir yıl sonra, Göttingen Üniversitesi’nde Max Born ile birlikte çalıştı ve burada Niels Bohr da dahil olmak üzere bir dizi önde gelen fizikçiyle tanıştı. Doktorasını Göttingen’de aldı ve aynı zamanda kuantum moleküler teorisine önemli bir katkı olan “Born-Oppenheimer yöntemi” olarak bilinen yöntemi geliştirdi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan Sonra Hayatı

Oppenheimer, Ekim 1949’da hidrojen bombasının geliştirilmesine karşı çıkan Atom Enerjisi Komisyonu Genel Danışma Komitesi Başkanıydı. Bu şok edici muhalefet, Oppenheimer’ın komünist bir destekçi olduğu suçlamalarına yol açtı. Bu nedenle, 1953’te gizli nükleer araştırmalardan askıya alındı ve Atom Enerjisi Komisyonu tarafından güvenlik izninden mahrum bırakıldı. 1963’te Enrico Fermi Ödülü’ne layık görüldü ve dönemin başkanı B. Johnson tarafından ödül kendisine verildi.

Ölümü

Julius Robert Oppenheimer, daha sonraki yıllarda atom enerjisinin uluslararası anlamda kontrollü kalmasını desteklemeye devam etti. 18 Şubat 1967’de Princeton, New Jersey’de boğaz kanserinden öldü. Günümüzde hala, “atom bombasının babası” olarak adlandırılıyor.

Robert Oppenheimer ve Manhattan Projesi

Oppenheimer 1930’larda politik konularda daha aktif biri haline geldi, Albert Einstein ve Leo Szilard’ın desteğiyle Nazilerin nükleer bir silah geliştireceği düşüncesindeydi. Nazi Almanyası tarafından Polonya’nın 1939 yılında işgalinden sonra Oppenheimer, askeri amaçlar için atom enerjisini kullanmayı amaçlayan, Manhattan projesini yürütmek için bir laboratuvar yönetmek üzere seçildi. 1942’de Los Alamos ve New Mexico’daki Manhattan projesinin bilimsel ayağını yönetme görevine başladı.. 

Proje, Avrupa’daki faşist rejimlerden kaçan birçok bilim insanıyla dolduruldu ve görevleri, Adolf Hitler geliştirmeden önce nükleer bomba üretmekti. Üzerine çalıştıkları ise uranyum-235’i içeren bir fisyon süreciydi. Proje için, başlangıçta ABD hükümeti tarafından 6.000 dolar tahsis edildi, ancak iş 1945’te sona erdiğinde bütçe 2 milyar dolara kadar yükseldi.

O yıl bombanın ilk testi yapıldı, başarılı geçen testin ardından bir sonraki ay iki bomba daha atıldı: Tahmin edeceğiniz üzere biri Hiroşima’ya, bir diğeri ise Nagasaki’ye… Günümüzde hakkında birçok belgesel ve bilgilendirme amaçlı yazılmış makaleler bulunan bu eylemler sonrasında, İkinci Dünya Savaşı sona erdi. Ancak bombanın yarattığı yıkımı gördükten sonra, bu projenin bu şekilde gelişmesine karşı çıktı ve kısa süre sonra görevinden istifa etti.

İlgili: Hiroşima, Nagasaki ve 120bin Masum İnsan

Robert Oppenheimer’ın Sözleri

  • Ben artık dünyaları yıkan ölümün kendisiyim (ilk atom bombası patladıktan hemen sonra)
  • Bizim bulduğumuz, antik bilgeliğin tanıtlaması, doğrulaması ve arıtılmasıdır. 
  • Farklı bilim dalları birbirlerini verimli kılarlar; birbirleriyle temas halinde ve ortak teşebbüsler yoluyla gelişirler. 
  • Yüklü bir parçacık bir gazın içinden geçerken gazı iyonlaştırır. 
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Biyografi

20. Yüzyılın En İyi Psikanalisti: Erich Fromm Kimdir?

Sevme Sanatı dahil birçok kitabı ve sözleriyle 20. yüzyılın en popüler sosyologlarından biri ola…

Kral (VIII) 8. Henry ve Benzersiz Hayat Hikayesi

İngiltere kralı 8. Henry (veya VIII. Henry), altı kez evlendi ve ülkesini Protestan bir ulus hal…

Asrın Dahisi: Stephen William Hawking Kimdir? Hayatı ve Çalışmaları

Stephen Hawking, kara delikler ve görelilik üzerinde yaptığı çalışmalarla tanınan bir bilim insa…

Nikolas Kopernik Kimdir? Hayatı ve Buluşları

Nikolas Kopernik (Nicolaus Copernicus), hayatı boyunca yaptığı çalışmalar ve buluşları sebebiyle…

Mikrodalganın Mucidi Percy Spencer Kimdir?

Percy Lebaron Spencer, daha çok mikrodalganın mucidi olarak bilinen Amerikalı bir bilim insanı v…

Kristof Kolomb: Kimdir, Hayatı ve Keşifleri

Kristof Kolomb (Christopher Columbus), 1451’de, günümüzde İtalya’nın bir parçası olan Cenova Cum…

Benjamin Franklin Kimdir?

Benjamin Franklin kısaca (1706-1790) erken Amerikan tarihinin önde gelen isimlerinden biri ve ay…

Radyoaktivite’nin Annesi: Marie Curie Kimdir? Kısaca Hayatı

Marie Curie bir fizikçi olmasının yanı sıra, kimyager ve radyasyon alanındaki çalışmalarıyla da …

Para, Uyuşturucular ve Delilik: Pablo Escobar

Ünlü Kolombiyalı uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar, kelimenin tam anlamıyla filmi çekilesi bir …

Marilyn Monroe: Kimdir, Filmleri, Hayatı ve Ölümü

Döneminin en ünlü oyuncularından biri olan Marilyn Monroe, dünyanın en büyük ve en kalıcı seks s…

Copy link
Powered by Social Snap