1. Ana Sayfa
  2. Doğa
  3. Guatemala’daki Atitlan Gölü’nün Gizemleri

Guatemala’daki Atitlan Gölü’nün Gizemleri

atitlan gölü

Guatemala’nın güneybatısındaki yaylalarda, Antigua şehrinden araçla 3 saatlik bir mesafede bulunan durgun, gizemli ve esrarengiz bir güzellik yatıyor. Yemyeşil tepeleri, alev püskürten yanardağları ve küçük Maya köyleriyle çevrili olan bu göl, birçok batık şehir efsanesine ve Maya kültürünün kalbine ev sahipliği yapıyor. 

Bölgedeki iki farklı Maya medeniyeti (Kaqchikel ve Tz’utujil) gölün çevresi boyunca koloniler halinde yaşamlarını sürdürürken, civardaki volkanlar sayesinde de çok verimli topraklara sahipler. Eşsiz mavisiyle Atitlan Gölü, bundan tam 84.000 yıl önce volkanik bir kratere zamanla suyun birikmesi sonucu ortaya çıktı. Orta Amerika bölgesinin “en derin gölü” olma özelliğiyle bilinen gölün su seviyesi, Maya yaşlılarına göre her 50 yılda bir alçalıp yükseliyor; su altındaki evler, parklar ve daha birçok şey bilim insanlarını bu fenomen karşısında şaşkına çevirmeye yetiyor.  

Keşfetmeye Değer Bir Güzellik

Göl, Maya toplulukları için kutsal olmasının yanı sıra “atitlan” kelimesi “gökkuşağının rengini aldığı yer” anlamına gelir. Gün doğumunda göl genellikle yoğun bir sisle örtülürken, güneş ışığı bu güzel doğaya ulaşmak ve sisin içinden geçmek için adeta savaşıyor. Asıl olay ise gün batımında, emin olun o göz kamaştırıcı renklerin manzarasını görmek için, göl kenarında bir koltuğunuz olsun isteyeceksiniz. 

  • Suyun pürüzsüz yüzeyi boyunca, küçük San Juan Laguna topluluğuna giden teknelerden birini yakalayın, uzun zaman önce suyun altında kalmış ağaç dallarını göreceksiniz. Kendinizi, doğası ve gelenekleri korunmuş bir Maya köyünde bulacaksınız. Bu köyde ev yapımı sabunlar, yine bölgeye has mavi mısırı sokakta yoğuran gıda satıcıları ve daha nicesiyle Maya kültürünü iliklerinize kadar yaşayacaksınız. 
  • Güneş dağların ardından batarken, suyun camı andıran yüzeyinden yüzünüze yansıdığı o anı plajda güneşlenerek geçirin. 
  • Ve en güzelini söyleyelim, yürüyüş botlarınızı giyin ve 3.300 metrelik yükseltiden gölün ihtişamını deneyimleyin. San Pedro yanardağını keşfedin, çevresinde turlayın. Kahve bitkileri, yemyeşil ormanlar ve volkanik topraktan patikalar boyunca yürüyün. 

Gölün kıyısındaki köy ve kasabalarda hayat oldukça canlı ve renklidir. Bizim canlıdan kastımız insanların sıcaklığı ve ortamın güzelliğinden, ancak onlar bölgeyi özel yapan gölü, başlı başına canlı bir varlık olarak görüyorlar. 

Atitlan Gölünün Gizemleri

Yerlilere göre, gölün yeraltı dünyasında yaşayan bir canavar var, bizdeki Van gölü canavarı gibi. Bölge halkı, suyun altında bir yeraltı tüneli olduğu ve buranın canavarın evi olduğunu söylüyor. Ancak yerliler, canavarla ilgili konuşmayı pek sevmiyorlar; çünkü ondan bahsettiklerinde canavarın rahatsız olduğunu ve hırçınlaşıp, köye saldırma ihtimalinin olduğunu düşünüyorlar. 

Bazı gizemleri çözmek diğerlerinden çok daha kolaydır, yüzyıllardır inanılan efsaneye göre; gölün ortasında değerli hazinelerin bulunduğu batık bir şehir varmış. 1996 yılında gölün içinde, Sabamaj köyü olarak bilinen bir Maya köyü keşfedildi. Bir ada üzerine inşa edilen bu köy, tahminlere göre volkanik bir patlama sonucu suya batmış. Ancak göletin içindeki hazinenin gizemi hala çözülemedi. Eğer gizemi ben çözerim diyorsanız, bölgede tüplü dalış da mümkün. 

Göldeki hazinenin gizemini eğer çözemezseniz bir sırrımız var, burayı iyi okumanızı öneririz. Bölgedeki Santiago kasabasına gidin ve Maximon’un (bir tanrının heykeli) kaldığı yeri insanlara sorarak bulun. Ancak ona giderken yanınızda biraz nakit ve alkol götürmenizi öneririz (adak olarak bunları kabul ediyormuş). Eğer adağınızdan memnun kalırsa kim bilir, belki de gömülü hazinenin yerini ondan öğrenebilirsiniz.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap