Tarihin Sıfır Noktası Göbeklitepe: Nerede, Hikayesi ve Hakkında Bilgiler

Mayıs 8, 2021
Tarihin Sıfır Noktası Göbeklitepe: Nerede, Hikayesi ve Hakkında Bilgiler

Dünyanın tarihini değiştiren, doğru bildiklerimizin aslında yanlış olduğunu bize gösteren ve dünya genelinde sansasyon yaratan Göbeklitepe’nin asıl tarihi ne? Bize ne anlatmaya çalışıyor ve neden bu kadar önemli? Bu sorulara yanıt bulabilmek adına bu makalede Göbeklitepe’nin tarihine inmeye çalışacağız. Bu gizemli yapının büyüsüne ve gizemine kapılmak isteyenler için hazırladığımız yazımızda birçok detaya erişmeye çalışacağız.

Göbeklitepe Nedir ve Neden Önemlidir?

Göbeklitepe UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası’na 2008 senesinde dahil olmuştur, Türkiye’nin Kültür Bakanlığı tarafından 2019 yılında Göbeklitepe Yılı ilan edilmiştir. Chicago ve İstanbul Üniversitelerinin, Göbeklitepe’de 1963 tanıtımı senesinde ortaklaşa gerçekleştirdiği bir kitap araştırması esnasında V52 Neolitik Yerleşim alanı olarak nitelendirilmiştir. Dünyanın en eski yerleşim yeri Göbeklitepe’dir.

Çap boyu yaklaşık 30 metreyi bulan ve bunlardan yaklaşık 20 adet yuvarlak ve oval biçimindeki yapıların ortasında 2 adet “T” biçiminde, 5 metre yüksekliğe sahip olan kireçtaşından bağımsız olan sütunlar bulunur. Yapıların iç duvarlarında yer alan daha küçük sütunlar da dikkatleri üzerine çeker.

Göbeklitepe antik kenti ile ilgili bu zamana kadar gerek arkeologlardan gerekse de belgeseller için çalışan bilim insanlarından gelen veriler, neolitik dönemle ilgili derinine araştırma yapılması gerektiği yönünde. Göbeklitepe’nin keşfi ve bu zamana kadar gelen tarihi ile ilgili ise birçok kaynak mevcut. İnsanlığın sıfır tarihi olarak adlandırılan bu yapı, günümüzde de birçok yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Göbeklitepe Nasıl Bulundu, Keşfi Nasıl Yapıldı?

Yüzey araştırmasının 1963 senesinde iki üniversitenin iş birliği doğrultusunda yapılmış olduğu öne sürülse de, Göbeklitepe’nin resmi keşfi 1994 senesine dayanır. Alman arkeolog Klaus Schmidt tarafından resmi olarak 1994 senesinde keşfedilen Göbeklitepe, 1983 senesinde de sıra dışı bir olay ile anılır. 1983 senesinde Göbeklitepe ziyaretçi merkezinin yer aldığı bölgede bir tarla sahibi olan ve tarlasını sürerken bir taşa denk gelen Mahmut Kılınç isimli bir adam bu taşı Şanlıurfa Müzesi’ne götürür.

Kayıtlarda yer alan bu bilgi, Göbeklitepe’nin bulunmak için çaba sarf ettiğini ortaya koyar niteliktedir. Müze yetkililerinin o dönemki çalışmalarda herhangi bir ilerleme kaydetmemeleri nedeni ile taşın sadece kaydı yapılmış durumda. Toplamda 300 metrelik bir alana yayılmış olan Göbeklitepe yerleşim yeri, 15 metrelik yüksekliğe sahiptir. Bu verilerin tam olarak ortaya çıkması ise Alman arkeolog sayesinde olmuştur. 20 farklı dairesel alan içerisinde 200’den fazla sütun yer alır. Bu sütunların her birinin yaklaşık 6 metre yükseklikte ve 10 ton ağırlığında olduğu kaydedilmiştir.

Göbeklitepe Tapınağı Nerededir ve Nasıl Gidilir?

Mardin ve Diyarbakır şehirlerinden yaklaşık 2.5 saat uzaklıkta, Şanlıurfa’dan ise 2 saat uzaklıkta olan Göbeklitepe, son dönemlerin en çok ziyaret edilen yapılarından bir tanesidir ve Göbeklitepe’ye ulaşım da haliyle önemli bir yere sahiptir. Hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğrayan bu yerde, görünenden daha fazlası olduğuna ilişkin kesin yorumlar bulunur.

Şanlıurfa kent merkezinden Abide durağına geçiş yapılarak 100 numaralı otobüs üzerinden Göbeklitepe haritasına erişim sağlayabilmek mümkün olur. National Geographic belgeseline de konu olan Göbeklitepe ne zaman bulunduğu konum itibari ile her ne kadar geniş bir alana yayılmış olsa da, halka açık olan bölümü oldukça küçüktür. Göbeklitepe’de azıların ve çalışmaların devam ettiği alanda tüm bölgeyi gezebilmek mümkün değildir. Yaklaşık 1 saatlik bir gezinin ardından Göbeklitepe’nin halka açık bir şekilde gösterilen tüm detayları çıplak gözle görülebilir.

Göbeklitepe’nin Hikayesi ve Hakkında Bilinmeyenler

Resmi olarak keşfedilmesi yapılana kadar yerli çiftçiler tarafından üzeri tarım bölgesi olarak kullanılan Göbeklitepe bölgesi, çiftçilerin bölgedeki taşları yerinden oynatmasından ötürü ortaya çıkmış bir yapıdır. Göbeklitepe’nin önemi beton Taş Devri’ne kadar uzanan bir yapıya sahip olmasıdır. İnsanların yerleşik yaşama geçiş yaptıkları dönemi gözler önüne seren bu yapı, bilim dünyasının neolitik döneme karşı bakış açısını tamamen değiştirmiştir.

12.000 yıllık tarihi ile günümüze kadar gelmeyi başarmış olan Göbeklitepe’de çalışmalar hale sürmekte. İnşa ediliş sebebinin henüz açıklanamamış olması da Göbeklitepe’nin önemini ortaya koyuyor. Stonehenge’den 7.000 yıl, Giza Piramitleri’nden ise 8.000 yıl daha eski olan bu yapı, şuan dünya üzerindeki en eski yapı olma özelliğini taşıyor. Kap, kacak, kesme aleti, bıçak, çöp çukuru gibi bulguların bölgede yer almaması, bu tezi destekler nitelikte.

Yerel halk tarafından anlatılan bazı hikayeler de bu bölgedeki bir çok çarpıcı gerçeği gözler önüne seriyor. Mahmut Kılınç’ın anlattığına göre, çocuğu olmayan kadınların bu bölgeye gelerek dua etmesi, Şanlıurfa bölgesinde bir gelenek halini almış durumda. Göbeklitepe’nin resmi keşfinin çok öncesine dayanan bu gelenek, günümüzde de hala sürüyor.

Göbeklitepe ile ilgili Kısa Bilgiler: Neden İnşa Edildi?

Göbeklitepe’nin sığınak ya da tapınak olabileceği hakkında bazı görüşler olsa da henüz tam olarak neden inşa edildiğine dair bir bilgi bulunmuyor. Araştırmacılar tarafından ortaya konulan ve popüler görüşler içerisinde yer alan bilgi ise bu bölgenin ibadet alanı olduğu yönünde. Bu bilginin kanıtlanması durumunda, Göbeklitepe sinema filmiçu insanlık tarihinin ve dünyanın ilk, en eski tapınağı statüsünü kazanacak.

Arkeolog Joris Peters tarafından incelemesi yapılan 100.000’den fazla kemik yapısı, hayvan figürleri ve kemiklerinde kesi izleri olduğunu ortaya koymuştur. Göbeklitepe’nin eski dönemlerde insanlar tarafından kullanılması ve gıda için hayvan etinden faydalanıldığı düşüncesini ortaya koymakta. Bazı uzmanlara göre ise Göbeklitepe ibadet alanından ziyade bir sığınak olarak kullanıldı. Uzak bölgelere göç eden eski insanların bu yeri bir dinlenme alanı olarak kullandığı yönündeki görüşler de desteklenir nitelikteki bilgilerle mevcut.

Göbeklitepe Tabakalanmaları ve Özellikleri

Kaza çalışmaları sonrasında Göbeklitepe’nin dört ayrı tabakalanmadan söz edebilmek mümkün olur.

Bunlar;

  1. Tabaka
  2. A Tabaka: Dikilitaşların olduğu köşeli yapılanmalar
  3. B Tabaka: Oval ve yuvarlak yapılar
  4. Tabaka: Dikilitaşlı dairesel yapılanmalar şeklindedir.

Göbeklitepe bölgesinin ilk keşfini gerçekleştiren ve çoğu kazı çalışmalarına başkanlık eden Klaus Schmidt Göbeklitepe ile ilgili kitaplar denince ilk akla gelen kişidir, ana hatların dışında yüzey tabakalarında II. ve III. tabakalanmalardan söz eder. Schmidt’e göre üçüncü tabakada yer alan buluntular, T şeklinde 10 ve 12 adet dikilitaştan oluşur.

D yapısının milattan önceki dönemde 10 bin yol öncesine kadar dayandığı yönünde görüşler bulunur. C yapısının dış duvarındaki kalıntılar D yapısından sonraki bir tarihte inşa edilmiştir. Bu değerlendirmelerin daha doğru bir şekilde yapılabilmesi için kazı çalışmalarına devam edilmesi gerektiği bilinir.

Göbeklitepe Buluntuları ve Ne Zaman Bulundukları

Göbeklitepe kazısı bölgesinde bu zamana kadar yapılan konut olabilme ihtimaline herhangi bir alanda rastlanmamıştır. Konut ihtimalinin yok olması ile beraber yapılan kazı çalışmalarında ortaya çıkan buluntular, anıtsal kült yapılardan oluşur. Bu buluntuların bazılarının boyu 7 metreyi bulurken, geneli 6 metre yüksekliğindedir.

Bu zamana kadar yapılan çalışmaların toplamında 300’e yakın dikilitaş ortaya çıkarılmıştır. Kesimi yapılmış ancak işlenmemiş olan dikilitaşlar da yine kazı çalışmaları sonrasında ortaya çıkarılmıştır. Göbeklitepe alanının etrafında ne amaçla yapıldığı henüz belli olmayan bazı oyuk kısımlar da bulunmuştur.

Bu çukurların yağmur sularını toplamak için yapıldığı düşüncesi yaygındır. Çukur şeklinde olanların derinliği 3 metreye yaklaşırken, oval olanların derinliği ise 0.5 metredir. Dikilitaşların hemen hepsinde insan heykellerine rastlanır. Göbeklitepe araştırmacıların bu taşların insanları bir araya getirdiğine ve dinlerin çöküşüne dair bazı kanaatleri bulunur.

Göbeklitepe’de III. Tabakanın Önemi

Wikipedia’ya göre Göbeklitepe’de yapılmış olan kazı başkanı ve araştırma çalışmalarına yönelik en net bilgileri veren tabaka III. tabakadır. Kazıların ilk senesinde Klaus Schmidt tarafından dört farklı tabaka ortaya çıkarılmış ve bunlara sırası ile A, B, C ve D isimleri verilmiştir. Daha sonraki kazı çalışmalarında ise E, F ve G olmak üzere üç ayrı tabaka daha oluşturulmuştur.

Jeomanyetik ölçümlere bakıldığında bu şekilde elde edilmiş minimum 20 adet anıtsal yapının varlığından söz edilebilir. Yapıların ana gövdeleri 10 ila 12 adet dikilitaştan oluşur. Bu zamana kadar ortaya çıkarılmış olan yapılardan C ve D tabakalarındaki dikilitaşların çapları yaklaşık 30 metreyi bulur.

Göbeklitepe alanının A tabakasındaki yapılar oval planlıdır ve bunların da çapları yaklaşık 15 metredir. Bu dört yapının merkez kısmında yer alan ve D katmanını oluşturan yapıların yükseklikleri yaklaşık 4 ile 5 metre arasında değişir.

Göbeklitepe’nin Küçük Buluntuları

Kazı çalışmaları esnasında mimarı yapıların yanı sıra ortaya çıkarılan küçük buluntular, bu bölgede çalışma yapmış olan kişilerin kullandığı eşyalardan oluşur. Çakmak taşından yapılan aletlerin yanı sıra, Obsidiyen taş aletlere de rastlanmıştır. Obsidiyen taşlarının genellikle Kapadokya bölgesinde yer alması, bu iki bölgenin birbiri ile ilişiğinin olduğu yönündeki görüşleri ortaya çıkarmıştır.

Taş aletlerin yanı sıra, kireç taşından elde edilmiş ve bazalt taşından oyulmuş malzemeler de bu bölgede bulunmuştur. Dünyanın en önemli yapılarından bir tanesi olma özelliğini bünyesinde taşıyan Göbeklitepe, hala birçok kişinin üzerinde çalıştığı alanlardan biridir. İçerisinde barındırdığı sırlarla gerçeği ortaya çıkarmak için birçok arkeolog ve araştırmacı hala çalışmalarına devam etmektedir.

Sembolizm üzerine yapılan ve genel kanı halini alan yorumların değişmesine neden olan bu yapı, uzman sanatçıların elinden çıktığı düşünülen birçok eseri bünyesinde barındırır. Göbeklitepe bölgesinde bulunan sembollerin benzerleri, ancak daha küçük boyutta olanları Suriye ve Kuzey Irak bölgelerine kadar yayılan arkeolojik çalışmalarda gün yüzüne çıkmıştır.

Kapadokya bölgesinden başlayarak Göbeklitepe’yi içine alan ve Kuzey Irak bölgesine kadar uzanan bu iletişim ağının, Göbeklitepenin hangi sırları barındırdığı ise günümüzde hala merak konusudur. Göbeklitepe’nin neolitik dönemde kültürel etkileşim bakımından bir merkez üssü görevi gördüğü yönünde bazı yorumlar mevcuttur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Keşfet

Roma Mitolojisi Tanrıları ve Gezegenler

Roma Mitolojisine göre incelemeden önce, gezegenler ve güneş sistemi; çoğu insanın okulda öğrend…

Pingelap Mercan Adası “Renk Körü Adası” Olarak da Bilinir

Renk körlüğü çekinik bir gen özelliğidir, yani oldukça nadirdir. Ancak renk körlüğünün o kadar y…

Köpeklerin Burnu Neden Soğuk ve Islaktır

Özellikle başını okşamanız veya göbeğini okşamanızdan sonra köpekleriniz, teşekkür etmenin …

Dünyada En Çok Konuşulan Dillerin Sıralaması: Top 10

Dünyada en çok konuşulan diller söz konusu olduğunda, günümüzde dünyada aktif olarak konuşulan 6…

Monolit Nedir? Dünyanın Dört Bir Yanından 7 Eşsiz Monolit

İlk önce kısaca monolit nedir onu hatırlayalım. Monolit kelimesi, Yunanca “monolithos” kelimesin…

Yanılmadılar: Mayalar Kimdir? İmparatorlukları Nasıl Yok Oldu?

Guatemala’nın tropikal ovalarında yer alan Maya Uygarlığı, milattan sonra altıncı yüzyılda gücün…

19 Yıl Önce Bugün: 11 Eylül Saldırısı ve Komplo Teorileri

Terör örgütü El Kaide, 11 Eylül 2001 gününde New York’ta bulunan İkiz Kulelere (Dünya Ticaret Me…

Dünya Ne Kadar Büyük? Dünyanın Yarıçapı, En Yüksek ve Alçak Noktaları

Güneş sisteminin üçüncü gezegeni olan Dünya, güneş sistemindeki en büyük beşinci gezegendir; dün…

Kimse Tac Mahali Kimin Tasarladığını Bilmiyor

1632’de inşası tamamlanan ve Dünya’nın 7 harikasından biri olan Tac Mahali kimin tasarladığı şaş…

51. Bölgeyi Görmek İster Misiniz? Tikaboo Zirvesine Gidiyoruz!

51. Bölge’ye giriş temel olarak imkansız. Peki görmek? O biraz daha az imkansız! Çok gizli bir a…

Copy link
Powered by Social Snap