1. Ana Sayfa
  2. Doğa
  3. Gerçek Kral: Bal Porsuğu! Belgesel Tadında Özellikleri

Gerçek Kral: Bal Porsuğu! Belgesel Tadında Özellikleri

bal porsuğu

Bal porsukları, cesur, vahşi ve küçük memeliler olarak büyük bir üne sahiptir. Ratel adıyla da bilinen bal porsuğu, gelincikler, su samuru ve diğer porsuk türlerini de içinde bulunduran Mustelidae memeli ailesine aittir. Bununla birlikte bal porsugu kendi alt ailesi olan mellivorinae sınıfındadır, ayrıca BBC’nin yayınladığı bir belgesel, Mellivora cinsindeki nesli tükenmeyen tek türün bal porsukları olduğunu belirtiyor. 

Bal Porsuğu Nedir? Özel Vücut Yapıları 

Bal porsuğu (Mellivora capensis), National Geographic’e göre 6 ila 18 kilo ağırlığında (yavru bir köpek boyutunda) ve omuzları ise 23 ila 28 santimetre yüksekliğe ulaşıyor.

Ancak bal porsuğu, göründüğünden çok daha güçlüdür ve bu canlılar hız için değil; savaş için doğmuş gibidir… Bal porsukları, bir kaplumbağa kabuğunu kıracak kadar güçlü olan 4 cm uzunluğuna sahip güçlü pençelere ve dişlere sahiptir ve bu özellikleri sebebiyle bu küçük memeliler, zorlu birer rakip haline gelir.

Bal porsuklarının yüzünde, bacaklarında ve vücudun alt yarısında siyah, kısa ve kalın bir kürk mantoları vardır, ayrıca başın üstünden, sırttan ve kuyruktan aşağı uzanan geniş bir beyaz şerit vardır. Africa Geographic’e göre, kürkün altında ve kaslı boynunun etrafında gevşek, kalın bir deri tabakası vardır; bu da hayvanı kavgalar sırasında korur ve aç yırtıcıların saldırılarına karşı kendini savunmasına yardımcı olur. Örneğin kirpi dikenleri, arı sokmaları ve köpek ısırıkları bal porsuklarının kalın yapılı boynuna (ense eti) kolay kolay zarar veremez. Birçok hayvanın rakiplerini zayıf düşürmek için boynunu ısırdığını düşünecek olursak, bal porsuğunun boyun yapısı kendisi için tam anlamıyla nimet diyebiliriz. 

Bal porsukları, vücut yapısına oranla nispeten büyük bir beyne sahiptir ve bu da hayvan krallığında zekanın bir işareti olarak kabul edilir. BBC tarafından üretilen hayvanlarla ilgili bir belgeselin anlattığına göre, esir bal porsuklarının kapıları açmak için kayaları, tırmıkları sopaları kullandıkları, bununla birlikte kaçış için kendi aralarında işbirliği yaptıkları belirtildi. 

Ayrıca, bal porsukları kendilerini savunmak için gizli bir silaha sahiptir. Güney Afrika Ulusal Biyoçeşitlilik Enstitüsü’ne göre, kuyruklarının tabanında gizlenmiş ve 40 metre uzaklığa kadar tehditleri tespit edilebilen, kötü kokulu bir sıvı fışkırtan anal bir bez vardır. Bu canlılar genellikle kendi bölgelerini işaretlemek için bu maddeyi dışarı salarlar, tehdit altında olduklarını hissettiklerinde ise “kokuşmuş bomba” bırakırlar… Oxford Üniversitesi’nde görevli zoolog Jonathan Kingdon, yazdığı “Doğu Afrika Memelileri” adlı kitapta, bu sıvının arılar üzerinde uyuşturucu bir etkiye sahip olabileceği ve bal porsuklarının arı kovanlarına daha rahat şekilde girebileceğini yazmıştı. 

Bal Porsuklarının Beslenme Alışkanlıkları

Bal porsukları, kuşlar, sürüngenler, kemirgenler, ekşi meyveler ve bitki kökleri dahil olmak üzere çok sayıda farklı çeşitle beslenen omnivor memelilerdir. Keskin koku duyuları, yeraltındaki besin kaynaklarını koklayıp bulmalarına yardımcı olurken, uzun ve güçlü pençeleri toprağı kazarak yiyeceğe ulaşmalarını sağlar. Seçici yiyiciler değiller ve ellerinden gelen her şeyi yemeyi tercih ederler; ayrıca VahsiHayatlar kanalının paylaştığı,bal porsuklarının yetişkin aslanlara karşı başkaldırdığı video bir dönem gündeme oturmuştu. 

Bal porsukları, kendilerinden 10 kat büyük boynuzlu antilop gibi güçlü hayvanlarla savaştığı bilinen vahşi avcılardır. Aynı zamanda bir yemeğin peşinde 30 ila 40 kilometre koşabilen oldukça kararlı avcılar oldukları biliniyor.

Bal porsukları, isimlerini bala olan düşkünlüklerinden alsalar da aslında, balın kendisinden ziyade kovanda bulunan arı larvaları ile ilgileniyorlar. Bu küçük memeliler arı larvalarını o kadar çok severler ki pençelerini kovana sokarken, kızgın arılar tarafından yüzlerce kez sokulmayı umursamazlar. Ancak kovanlara yaptıkları “arı larvası” baskınları her zaman başarılı olmuyor. Hatta bazen arı sokmaları öyle bir seviyeye geliyor ki; zavallı bal porsuğu dayanamayıp ölebiliyor.

Bu korkusuz memeliler, akşam yemeği için akrepleri veya zehirli yılanları öldürüp mideye indirmekten büyük keyif alırlar. Bunun dışında bal porsukları, kendilerini zehriyle kısa süre bayıltabilen Cape cobra (sarı kobra) gibi tehlikeli sürüngenler tarafından sokulabilir. Ancak birkaç saat sonra uyanır ve yemeklerine devam ederler (eğer av henüz gitmediyse).

Minnesota Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Danielle Drabeck, Slate dergisine verdiği demeçte, zehirli olanlar da dahil olmak üzere yılanların bal porsukları için “mükemmel bir et kaynağı” olduğunu ve porsukların besin kaynaklarının %25’ini oluşturduğunu söyledi. Ve çoğu etobur için ölümcül bir seçenek olan zehirli yılanları yiyebilmek için bal porsukları, yılan zehrindeki toksinlere karşı özel bir bağışıklık geliştirdiler. Toxicon dergisinde yayınlanan 2015 yılına ait çalışmada Drabeck ve meslektaşları bal porsuklarının, yılan zehrindeki toksinlerin, kendi sinir sistemlerini kapatmak için hücresel reseptörlere bağlanmasını engelleyen bir dizi genetik mutasyon geliştirdiğini keşfettiler. Benzer bir zehir savunma mekanizması, kirpi ve yabani domuzlar da dahil olmak üzere zehirli yılanlarla aynı habitatta yaşayan birçok memelide de gelişmiştir.

Bal porsuklarını tehdit eden az sayıda yırtıcı vardır, ancak bazen leoparlar, aslanlar ve sırtlanlar tarafından av olarak tercih edilirler. Bununla birlikte bal porsukları, agresif bir memeli olmalarından ötürü kolay bir yemek değildir ve küçük boyutları göz önüne alındığında, birçok yırtıcı genelde daha az çaba ile daha fazla et yemeyi amaçlar.

Bal Porsukları Nerede Yaşar?

Bal porsukları Afrika, Orta Doğu’nun bazı bölgeleri ve Hindistan’a özgüdür. Bu canlılar inanılmaz derecede dayanıklı ve çeşitli habitatlara rahatlıkla uyum sağlayabilen canlılardır. Bal porsukları, National Geographic’e göre yaklaşık 500 km kareyi bulan bir alanda yaşayabilirler.

Bal porsukları bölgelerini korumayı tercih eden yaratıklardır ve topraklarını işaretlemek için koku bezlerini kullanırlar. Ayrıca genellikle her gecenin sonunda farklı yerlerde kalırlar, bir ağaçta, kaya çatlağında veya yere kazılmış bir delikte olabilirler. Bu yaratıklar deneyimli kazıcılardır ve sadece 10 dakika içinde sert zeminde kendilerine bir yuva inşa edebilirler.

Bal Porsuklarının Üreme Rutinleri

Bal porsukları tüm yıl boyunca üreyebilir ve dişiler genellikle çiftleşmenin ardından yaklaşık 7 ila 10 hafta sonra bir yavru doğurur. Bal porsuğu yavrusu gözleri kapalı, tüysüz ve pembe tenli olarak doğar. Yavruların gri derisini, kürkünü ve sırtlarındaki beyaz şeridi geliştirmesi ise yaklaşık bir ay sürer. Sonrasında ise vahşi doğada yedi yıla kadar yaşayabilirler.

Çok hızlı büyürler ve yetişkin boyutlarına yaklaşık 6 aylıkken ulaşırlar, ancak buna rağmen iki yıla yakın bir süre anneleriyle kalırlar ve bu süre zarfında yavru kazma, avlanma ve tırmanma gibi eylemlerini geliştirirler (tek yaşamaya başlamadıklarında bu becerilere ihtiyaç duyarlar).

Bal Porsuklarının Geleceği

Uluslararası Doğa Koruma Birliği bal porsuklarını en az endişe verici türler olarak sınıflandırır, bu da popülasyonlarının habitatların çoğunda iyi bir seviyede olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, az da olsa bazı bölgelerdeki bal porsuklarının nesilleri tehlike yaşıyor. Daha çok Kuzey Afrika habitatlarında yaşayan bu porsuklar günümüzde koruma altında.

İnsanlar geçmişten günümüze vahşi alanları yok edip bal porsuklarının topraklarını istila ettikçe, bal porsuklarının insanlara saldırma vakaları artış gösterdi. Ayrıca bal porsukları, kümes hayvanlarını ve arı kovanlarını tehdit etmeleri sebebiyle, birçok çiftçi ve arıcı tarafından öldürülürler. 

2002’den bu yana doğal hayatı koruma girişimleri arıcılardan, kovanlarını “ölümcül” olmayan yollarla porsuklardan korumalarını önerdi. Örneğin, arıcıların kovanlarını yerden en az 1 m yükseklikte ve bal porsuklarının tırmanamayacağı yerlere yerleştirmeleri; bal porsukları bu yüksekliğe ulaşamadığı için, arı kovanlarının zarar görmesini ve bu yolla hem arıları hem de bal porsuklarını kurtarmasını sağlayan etkili bir yöntemdir. 

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap