1. Ana Sayfa
  2. Kişisel Gelişim
  3. En Hızlı Öğrenme Yöntemi: Feynman Tekniği Nedir

En Hızlı Öğrenme Yöntemi: Feynman Tekniği Nedir

En Hızlı Öğrenme Yöntemi: Feynman Tekniği Nedir

Halk arasında “en kolay öğrenme şekli” olarak tanınan Feynman tekniğini uygulama yöntemleri, aşamaları ve örnekleri ile en ince ayrıntısına kadar açıkladık. Bu makalede anlatılanları uyguladığınızda klasik ezbere dayalı öğrenmenin getirdiği sorunlardan kurtulacak ve her konuda (yabancı dil öğrenmek, bir konuda uzmanlaşmak vb) kolaylıkla verimli bilgi birikimine sahip olacaksınız.

Feynman Tekniği Nedir

Richard Feynman, kuantum mekaniği ve parçacık fiziği gibi alanlarda önemli katkılarda bulunan Nobel ödüllü bir fizikçiydi. Nanoteknoloji kavramını tanıtarak kuantum hesaplamaya da öncülük etti. Hatta Cornell ve Caltech’te ders veren tanınmış ve bulunduğu dönem açısından oldukça önemli bir öğretim görevlisiydi.

Tüm başarılarına rağmen Feynman, kendisini “çok çalışan sıradan bir insan” olarak görüyordu. Kuantum mekaniği ve elektromanyetik alanlar gibi karmaşık konuları bile, herkesin yeterince çabayla öğrenebileceğine inanıyordu:

Mucize insanlar yoktur. Sadece öğrenmek istedikleri şeylerle ilgilenen ve tüm o şeyleri öğrenen insanlar vardır. Sadece sıradan insanlar var.

Richard Feynman

Richard Feynman’ı Richard Feynman yapan şey (en azından Richard Feynman’a göre) doğuştan gelen zeka değil, bilmediği şeyleri tanımladığı ve daha sonra içten dışa anlamaya çalıştığı sistematik yoldu. Feynman, işi ve yaşamı boyunca fizik dünyasındaki karmaşık kavramları ele alma, bilgi ve fikirleri zarafet ve sadelikle damıtma sürecine ilişkin içgörüler sağladı. Öğrenme süreciyle ilgili bu gözlemlerin çoğu, şimdi “Feynman Tekniği” dediğimiz şekilde toplandı. 

Feynman Tekniği, hemen hemen her şeyi anlamak için kullanabileceğiniz bir öğrenme konseptidir.

Beceri setinizi sürekli olarak genişletmek ve yeni ve karmaşık kavramlar üzerinde ustalaşmak için, bilgisayar bilimi ve ürün tasarımından psikoloji ve evrimsel biyolojiye kadar uzanan kafa karıştırıcı problemlerin üstesinden gelmek için bir çerçeveye sahip olmak çok önemlidir.

Bu makale, Feynman Tekniği ile bilgi ve becerilerinizi sürekli olarak genişletmek için bunu nasıl uygulayabileceğinize genel bir bakış sağlayacaktır. Kısacası, Feynman size sadece nasıl öğreneceğinizi değil, nasıl gerçekten anlayacağınızı  öğretecek. 

Feynman Tekniği Aşamaları

Bilmeden doğdum ve bunu değiştirmek için çok az zamanım oldu

Richard Feynman

Feynman Tekniği, herhangi bir konuyu anlamak için dört aşamalı bir süreçtir. İşte Feynman tekniğinin aşamaları:

  1. Öğrenmek için bir kavram seçin: İlgilendiğiniz bir konuyu seçin ve not defterinde boş bir sayfaya yazın.  
  2. Kendinize veya bir başkasına öğretin: Bir konu hakkında bildiğiniz her şeyi kendinize açıklıyormuşsunuz gibi yazın. Alternatif olarak, başka birisine öğretmeyi deneyin.
  3. Sıkışırsanız kaynak malzemeye geri dönün: Bir kitap, ders notları, podcast gibi öğrendiğiniz her şeye geri dönün ve bilginizdeki boşlukları doldurun.
  4. Açıklamalarınızı basitleştirin ve analojiler oluşturun: Basitçe anlatabilene kadar konuyu daha da netleştirerek notlarınızı ve açıklamanızı düzene koyun. Ek olarak, sezgisel hissettiren benzetmeler düşünün.

Feynman Tekniği Nasıl Çalışır?

“Bir şeyi yeterince basit anlatamıyorsanız, konuyu yeterince anlamamışsınız demektir”

– Albert Einstein

Çoğu zaman, çok geç olana kadar bir şeyi anlamadığımızın farkına varmayız.

Belki sınavda bir soruyla karşı karşıyasınız. Veya birisi anladığınızı düşündüğünüz bir konuyu açıklamanızı ister. Ve aniden zihninizin içindeki koca bir boşlukla kala kalırsınız. Bilginizi kendi kafanızın dışında göstermeniz istendiğinde, düşündüğünüzden çok daha az şey bildiğinizi fark edersiniz.

Feynman Tekniği, gerçekten amatörken bir konunun ustası olduğumuzu düşünerek kendimizi kandırmamıza izin vermiyor. Sürecin her bir adımı, bizi bilmediğimiz şeylerle yüzleşmeye, bilgiyle doğrudan ilişki kurmaya ve anlayışımızı netleştirmeye zorlar.

Öğrenmek İçin Bir Konsept Seçin

Çalışmak için bir kavram seçmek, sizi bilmedikleriniz konusunda bilinçli olmaya zorlar. Ayrıca sizi bir veya birkaç sayfaya makul bir şekilde sığabilecek kadar küçük bir konu seçmeye zorlar.

Bu adım neden işe yarıyor: 

  • Bilmediğin şeylerle yüzleşirsin: Boş bir sayfaya bir konu yazarak, sıfırdan başladığınızı veya en azından bazı boşlukları doldurduğunuzu kabul edersiniz.  
  • Spesifik olmalısın: Evrendeki birikmiş bilgi göz önüne alındığında, çoğumuz çoğu şey hakkında hiçbir şey bilmiyoruz! Bilmediklerinizi açıkça yazmak size bir başlangıç ​​noktası sağlar. 
  • Küçük başlamalısın: Bilgi doldurmak için gerçekten sadece bir sayfanız (veya birkaç tane) olduğunu varsayın. “Evrimsel Bilim”, “Mikroekonomi” veya “Psikoloji” hakkında bilinmesi gereken her şeyi bir sayfaya sığdıramazsınız. Bunun yerine daha küçük daha tanımlanmış kavramlar üzerinde çalışın veya bir ara sınavda veya final sınavında güvenilir bir şekilde işinize yarayabilecek şeyler üzerinde çalışın. 

Kendinize Açıklayın Veya Başkasına Öğretin

Klasik bir öğrenme hatası da, bir makale veya ders kitabı okumak ve öğrenmemizi tamamladığımızı düşünmektir. Gerçekte ise okumak, anlamak değildir. Hatta bir kaynağın cümlelerini defterlerimize yazarak notlar bile alabiliriz. Bir konuyu anladığımızı düşünerek sık sık kendimizi avuturuz. Ne de olsa notlar aldık. 

Ancak gerçek anlayış, öğretim gibi daha aktif bir süreci gerektirir. Resmi olarak kendi kendinize öğreterek başlayın. Notlarınıza bakmadan kendi kelimelerinizle bir özet yazın veya kendinize o konuyu yüksek sesle açıklayın. Sonra başkalarına öğreterek bir sonraki seviyeye taşıyın. Öğretim aynı zamanda, eleştiri veya soruların öğrenmemize ve düşüncemizi keskinleştirmemize yardımcı olabileceği bir geri bildirim döngüsü başlatır.

Bu adım neden işe yarıyor: 

  • Kendini kandırmayı zorlaştırır: Yazarak veya yüksek sesle bir şeyi gerçekten açıklamanız gerektiğinde, muhakemenizdeki boşluklarla karşılaşırsınız. Öğretebilecek kadar öğrenmek, o konuda uzmanlaşmak demektir.
  • Başkalarını kandırmak daha da zor: Sağladığınız bir açıklama mantıklı değilse, insanlar size genellikle bunun mantıklı olmadığını söyler, söylemeseler bile boş bakışlarından bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz. Test olarak onlara öğrettiklerinizi kendi sözleriyle tekrar etmelerini isteyin. Bunu yapamazlarsa, açıklamanız çok karmaşıktır. Anlatımınızı basitleştirin ve sade bir dil kullanın. 

Sıkışırsanız Kaynak Malzemeye Dönün

Öğrenme yinelemeli olmalıdır. Çoğu zaman, zorlayıcı bir şey öğrenmek birkaç deneme gerektirir. Feynman Tekniği ile kaynak materyale geri dönmek, öğrenme sürecinin açık bir parçasıdır. Bilgimizdeki boşluklar ortaya çıktığında ve açıklamalarımız pek doğru olmadığında, birincil ve ikincil kaynaklarımızı tekrar gözden geçirmek, öğrendiklerimizi sağlamlaştırmaya yardımcı olabilir. 

Doğru yapmak, muhtemelen birkaç yineleme gerektirecektir. Bu iyi bir şey; Açıklamalarınızı ne kadar hassaslaştırırsanız, anlayışınız o kadar derinleşir. 

Bu adım neden işe yarıyor: 

  • Öğrenme, yinelemeli bir süreç haline gelir: Öğrenmeyi tek ve bitmiş olarak görmek yerine, bu adım size bilginizi sürekli olarak yenilemeniz için izin verir. 
  • Aktif olarak öğreniyorsunuz: Kendi açıklamalarımızı ve modellerimizi geliştirmek için kaynakları kullanmak aktif bir süreçtir. Pasif bir şekilde öğrendiğimizde, ayrıntıları hafızaya işlemek daha zordur. Kendi özetlerimizi ve muhakememizi yaratmanın aktif bir parçası olduğumuzda, kör noktalarımızı doldurmak için kasıtlı olarak orijinal bilgilerden yararlanarak, bilgiyi uzun vadeli belleğimize daha kolay bir şekilde aktarabiliriz. 
  • Bilgi tabanınızı genişletirsiniz: Paradoksal olarak, ne kadar çok öğrenirsek, öğrenme kapasitemiz o kadar artar. Bir ders kitabının bir bölümüne bakmak ilk seferinde farklı bir dil gibi gelebilir. İkinci bakışta daha netleşir. Üçüncü bakışta ise zaten güçlü bir temele sahip olduğumuzda, daha önce göremediğimiz nüansları yakalarız.

Açıklamalarınızı Basitleştirin ve Kendi Benzetmelerinizi Oluşturun

Her çalışma alanının kendi özel terimleri vardır. Bunları bilmek önemli olsa da, jargonu bilmeyi kavramları bilmekle karıştırmamak da önemlidir. Feynman Tekniği, ilk açıklamalarımızı basitleştirmeyi ve basit benzetmeler yoluyla anlayışımızı geliştirmeyi içerir.

Bu adım neden işe yarıyor: 

  • Sadelik, anlayış için bir vekildir: Terimleri hafızaya kaydetmek ve istendiğinde tekrar etmek yeterince kolaydır. 
  • Analojileri hatırlamak ve açıklamak daha kolaydır: Zorlayıcı bir kavramı anladığınızda, analojiler onu hızlı bir şekilde hatırlamak ve başkalarına net bir şekilde açıklamak için kısa bir el kitabı oluşturmanıza izin verir. 

Yeni beceriler ve bilgiler öğrenmek zaman ve sabır gerektirir, aynı zamanda tevazu da gerektirir. İlk önce boş bir sayfayla başlayarak, bilmediğiniz şeyle yüzleşirsiniz. Öğrenmeye başlamak için sadece bir kaleme ve kaynaklara ihtiyacınız var. Yukarıda anlattığımız Feynman Tekniği ile artık ezber bilgilerden kurtulacak ve gerçek öğrenmeye ulaşacaksınız. Unutmayın, sadece sıradan insanlar var.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap