1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Dünya’nın Manyetik Alanı Değişiyor Mu?

Dünya’nın Manyetik Alanı Değişiyor Mu?

Dünya'nın Manyetik Alanı Değişiyor Mu?

Dünya’nın manyetik alanı değişiyor mu? Evet! Hemde neredeyse her an. Dünyanın manyetik alanı ortalama olarak her birkaç yüz bin yılda bir tersine dönüyor. Bu da manyetik kuzeyin manyetik güneye dönüştüğü veya bunun tersi olduğu anlamına geliyor (gezegen aslında tersine dönmüyor). Yeni araştırmalar, bu yön değişikliğinin daha önce düşünülenden 10 kat daha hızlı gerçekleşebileceğini gösteriyor.

Bu, manyetik alan değişimlerinin Dünya’daki yaşamı nasıl etkilediğini, gezegenimizin zaman içinde nasıl geliştiğini ve önümüzdeki yıllarda bir sonraki tersine dönüşü nasıl daha iyi tahmin edebileceğimizi inceleyen bilim insanları için büyük bir haber.

İlgili Makale
Dünyanın Manyetik Alanı Olmasaydı Ne Olurdu?

Manyetik Alandaki Değişiklik 10 Kat Daha Hızlı Olabilir!

Dünya’nın Manyetik Alanı Değişiyor Mu?

Dünya’nın manyetik alanı değişiyor mu? Evet, hemde bilinenden 10 kat daha hızlı! Geçmiş paleomanyetik çalışmalar, manyetik alanın yılda 1 dereceye kadar yön değiştirebileceğini göstermiştir. Ancak son yapılan çalışma, yılda 10 dereceye kadar hareketlerin mümkün olduğunu göstermektedir.

Bu çalışmalar, manyetik alanımızı kontrol eden, Dünya yüzeyinin yaklaşık 2.800 kilometre altında yer alan nikel ve demirden yapılmış dış çekirdeğin detaylı bilgisayar simülasyonlarına dayanıyor.

İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nden jeofizikçi Chris Davies, “Manyetik alanımız hakkında 400 yıl öncesinden çok eksik bilgimiz var” diyor.

“Bu hızlı değişiklikler sıvı çekirdeğin daha aşırı davranışlarından bazılarını temsil ettiğinden, Dünya’nın derin iç kısmının davranışı hakkında önemli bilgiler verebilirler.”

-Chris Davies

Dünya’nın Manyetik Alanı Sandığımızdan Daha Önemli

Davies ve California San Diego Üniversitesi’nden meslektaşı Catherine Constable, bilgisayar modellemelerini, geçtiğimiz 100.000 yılda Dünya’nın manyetik alanının yakın zamanda yayınlanan zaman çizelgesiyle birleştirdi ve diğer çalışma ile kendi tahminleri arasında yakın bir eşleşme buldu.

Gezegenimizin manyetik alanındaki değişiklikler tortularda, lav akışlarında ve hatta insan yapımı nesnelerde izler bıraksa da, nasıl ve hangi zaman diliminde değiştiğini bulmak söz konusu olduğunda hala bazı sağlam tahminler gereklidir.

Yeni araştırmada, hızlı değişikliklerin manyetik alanın yerel olarak zayıflamasına denk geldiği görülüyor. Özellikle bir vardiya vurgulanıyor: 39.000 yıl önce, Orta Amerika’nın batı kıyılarında Dünya’nın manyetik alanının zayıfladığı en son Laschamp gezi dönüşünden hemen sonra gerçekleşen yılda 2,5 derecelik bir hareket.

Constable, “Manyetik alanın bilgisayar simülasyonlarının, jeolojik kayıtlardan çıkarılan jeomanyetik alanın fiziksel davranışını doğru bir şekilde yansıtıp yansıtmadığını anlamak çok zor olabilir” diyor.

“Ancak bu durumda, bir dizi bilgisayar simülasyonunda en uç olayların hem değişim oranları hem de genel konumu konusunda mükemmel bir fikir birliği gösterebildik.”

-Catherine Constable

Dünyanın manyetik alanı sadece bir pusula (veya akıllı telefon) ile A noktasından B noktasına gitmemize yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda bizi uzay ve güneş radyasyonunun etkilerine karşı da korur. Farkında olmayabilirsiniz ama manyetik kutuplar her zaman görevdedir.

Bu değişimlerin ve dönüşlerin nasıl ve hangi hızda gerçekleştiği hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak, uyduları yeniden yapılandırmaktan, alanın tersine çevrilmesinden kaynaklanabilecek radyasyon maruziyetindeki değişikliklerle başa çıkmaya kadar her şey için hayati önem taşıyacak.

Araştırmacılar, daha fazla simülasyonun, zaman içinde manyetik alanın durumuna ilişkin alan kayıtları yapmak açısından en iyi nereye bakmamız gerektiğine dair ipuçları verebileceğini umuyorlar.

Constable, “Bu simülasyonlarda gelişen dinamiklerin daha fazla incelenmesi, bu tür hızlı değişikliklerin nasıl gerçekleştiğini ve bugün yaşadığımız gibi sabit manyetik kutup dönemlerinde de bulunup bulunmadığını belgelemek için yararlı bir strateji sunuyor” diyor.

Araştırma Nature Communications’da yayınlandı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap