1. Ana Sayfa
  2. Dünyanın En
  3. Dünyanın En Derin ve En Büyük Gölü Hangisidir?

Dünyanın En Derin ve En Büyük Gölü Hangisidir?

Baykal Gölü Dünyanın En Derin ve En Büyük Gölü

Baykal Gölü, dünyanın (hacimce) en büyük tatlı su gölü ve aynı zamanda dünyanın en derin gölüdür. Biraz hilal şeklini anımsatan bu göl, Rusya’nın güney Sibirya bölgesindedir ve 1996 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.

Pacific Environment’ın Rusya programından Jennifer Castner, “Baykal Gölü dünyanın en eski gölüdür. Yaklaşık 1.700 ila 1.800 endemik bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapmaktadır” dedi. Ek olarak, göl sahip olduğu derinlik nedeniyle dünyadaki tatlı suyun yüzde 20’sini elinde tutuyor. 

Rakamlarla Dünyanın En Derin Gölü

Dünyanın En Derin Gölü
  • Hacim: 23.013 kilometre küp.
  • Maksimum Derinlik (En Derin Nokta): 1.632 metre.
  • Ortalama Derinlik: 744 m
  • Yüzey alanı: Smithsonian dergisine göre 12.248 mil kare (31.722 km kare). Bu alan, Geology.com’a göre onu yüzey alanı açısından dünya çapında yedinci sıraya yerleştiriyor.
  • Uzunluk: 640 km
  • Maksimum genişlik : 79,5 km
  • Ortalama genişlik : 47 km
  • Minimum genişlik: 25 km
  • Kıyı Şeridi Alanı: 2.100 km

Baykal Gölü Nerededir, Hangi Ülkededir?

Baykal Gölü, Moğol sınırına yakındır ve güney-orta Rusya’da yer almaktadır. Yakındaki en büyük şehir Irkutsk’tur. Baykal Gölü, tarihsel olarak Rus tarihinde büyük rol oynamıştır. Rusya’nın bozulmamış güzelliğini temsil eder ve bazen Kutsal Deniz olarak anılır. Baikal Nature’a göre, Baykal Gölü birçok yerel yaratılış mitinde merkezi bir rol oynar ve Rus folklorunda sık sık işlenir. Siberian Times’a göre Baykal Gölü yılda 500.000’den fazla turist çekiyor.

Güney Sibirya’da olmasına rağmen, Baykal Gölü çevresindeki topraklar genellikle bölgenin geri kalanından daha sıcaktır, çünkü büyük su kütleleri ılımlı ortam oluşturur.

Genel Özellikleri

Baykal Gölü’nde çoğunlukla ıssız olan 27 ada var. En büyüğü 72 km uzunluğunda Olkhon adındaki adadır ve üzerinde köyler bulunuyor. Bu adada yaklaşık 1500 kişi yaşıyor.

Baykal Gölü 300’den fazla dere ve nehirden beslenir, ancak Angara Nehri tek çıkış noktasıdır. Yenisey Nehri’ne yılda yaklaşık 60 km küp su taşır, devamında ise su Arktik Okyanusu’na doğru yol alır. 

Selenga Nehri, Baykal Gölü’ne gelen en büyük su kaynağıdır. Moğolistan’dan kuzeye akan gölün suyunun neredeyse yüzde 50’sine katkıda bulunuyor. Baykal Gölü gibi, Selenga Deltası da Ramsar Sözleşmesine göre biyolojik çeşitliliği ve önemi ile uluslararası alanda tanınmaktadır .

2009 tarihli bir makaleye göre Baykal Gölü, okyanus gibi en düşük derinliklerinde oksijenli suya sahip olan tek derin göldür. Ek olarak, Baykal Gölü’nün altındaki toprak ısınır. Bu ısının nedeni bilinmemektedir. 

Ayrıca bu göl, dünyanın en berrak göllerinden biri olarak kabul ediliyor. Yaz aylarında, göl Sibirya dağlarından eriyen buzla dolu olduğunda, bazen 39 metreye varan derinlikleri çıplak gözle görmek mümkündür. Çarpıcı berraklık, erimiş buzun saflığının bir sonucu olarak görülüyor.

Baykal Gölünün Tarihi

Dünyanın En Derin ve Büyük Gölü Hangisidir

En az 25 milyon yıllık olduğu düşünülen Baykal Gölü, dünyanın en eski gölüdür. Göl ve çevresindeki dağlar, Dünya’nın kabuğunun kırılması ve hareket etmesiyle oluşmuştur. Baikal World Web’e göre, burası geçmişte muhtemelen bir nehir yatağıydı, ancak Dünya’nın kabuğundaki titreme ve kırıklar, boyutunu zamanla artırdı ve kıyılar arasındaki boşluğu genişletti. Baykal havzasının bazı kısımları Tersiyer Dönem boyunca (66 milyon ila 2,6 milyon yıl önce) farklı zamanlarda gelişti. Buzulların erimesi de su seviyelerini artırdı. 

Baykal Gölü bir yarık vadisindedir ve bu bölgede her yıl 2.000’e kadar deprem sarsıntısı tespit edilmektedir. Depremler gölü derinleştirir ve boyutunun zamanla büyümesine sebep olur.

Bazı jeofizikçiler Baykal Gölü’nün doğmakta olan bir okyanus olduğunu düşünüyor. Kıyılar, Afrika ve Güney Amerika’nın birbirinden uzaklaştığı hızda, yılda 2 cm daha uzaklaşıyor. 

Yerli topluluklar, MÖ 6. yüzyıldan bu yana Baykal Gölü çevresinde yaşıyorlar. Han-Xiongu Savaşı’nda (MÖ 133 – MS 89), büyük muharebelere ev sahipliği yapan da bu göldü. Yerel halkın dilinde dolanan bir efsaneye göre ise, Hz. İsa’nın Baykal Gölü’nü ziyaret ettiği söyleniyor. Baykal Gölü’nü ilk ziyaret eden Avrupalı, 1643’te Rus Kurbat İvanov’du. Rusya, 17. yüzyılda Rusya’nın Sibirya’yı fethi sırasında topraklarını Baykal Gölü’nü de kapsayacak şekilde genişletti. 

Ekosistem

UNESCO Dünya Mirası Komisyonu’na göre Baykal Gölü, olağanüstü biyolojik çeşitliliği ve evrimsel bilim için önemi nedeniyle “Rusya’nın Galapagosu” olarak adlandırılır. Baykal Gölü’nün yaşı, izolasyonu ve derin oksijenli suyu, dünyanın en zengin tatlı su ekosistemlerinden biri ile sonuçlandı. 

Baykal Gölü’nde bulunan 3.700’den fazla türün yaklaşık yüzde 80’i endemiktir, yani Dünya’nın başka hiçbir yerinde bulunmazlar. Muhtemelen bu türlerin en ünlüsü, dünyanın tek tatlı su foku olan nerpa’dır. LakeBaikal.org’a göre bilim adamları, nerpaların Baykal Gölü’ne nasıl gelip geliştiğinden emin değiller, ancak fokların Kuzey Kutbu’ndan akan tarih öncesi bir nehirden aşağı yüzmüş olabileceğinden şüpheleniyorlar. Diğer endemik türler arasında yağlı, pulsuz golomyanka balığı ve Baykal Gölü’nün en ünlü yemeklerinden biri olan beyaz bir balık olan omul bulunur. 

Baykal Gölü çevresindeki diğer kara kökenli türler arasında ayılar, ren geyiği, geyik, yaban domuzu, Sibirya karacası, sansar, ermin, samur ve endemik kurtlar bulunur. Baikal World Web’e göre, Kanada’dan ithal edilen Amerikan vizonları da Baykal Gölü çevresinde yaşıyor. 

Ayrıca, Baykal Gölü’nde 50’den fazla balık türü yaşıyor. Sudaki omurgasız türleri arasında 100’den fazla yassı kurt türü, 700’den fazla antropod türü (böcekler, örümcekler ve kabuklular) ve 170’den fazla yumuşakça türü bulunur. Bu omurgasızların hepsi suyun arıtılmasına yardımcı olur. 

Baykal Gölü bölgesinde sedir, köknar ve ladin dahil onlarca ağaç türü yetişiyor. Ağaçların bir kısmı 800 yaşına kadar. Baikal World Web’e göre Angara çam ağacı bölgeye özgüdür. 

Baykal Gölü’ne Yönelik Tehditler

Rusya ve Moğolistan gittikçe sanayileştikçe ve turizm arttıkça, Baykal Gölü çevresi için gittikçe daha fazla tehditle karşı karşıya kaldı. Ek olarak, iklim değişikliği bölgenin ekosistemini tehdit ediyor.

Castner, Baykal Gölü’nün karşılaştığı bazı tehlikeleri anlattı. En büyük tehdit muhtemelen “göldeki alglerle ilgili büyük sorun ve hükümetin buna yeterli bir yanıt geliştirememesi” dedi. Büyük yeşil algler, bu gibi su kütlelerinde çiçek açar. Ancak National Geographic’e göre, 2008 yılından beri gölün dibinde Spirogyra yosunu çiçekleri ortaya çıktı. Yosun çiçekleri sığ suda bulunur ve kıyıya yerleşir, bulundukları bölgeye kötü bir koku yayarlar.

Algler diğer türler için zehirlidir, toksinleri insanlara ileten su salyangozlarına, süngerlere, balıklara ve kabuklulara zarar verir.

Yosun çiçeklerinin oluşması, sıcaklık değişiklikleri, iklim değişiklikleri ve tarımsal kanalizasyon ve endüstriyel kanalizasyondan oluşan akıntı sebebiyle oluşur. Sığ sudaki alg konsantrasyonu ve alg çiçeklenmelerinin geçmişte arıtılmamış kanalizasyon bulunan alanlarda ortaya çıkmış olması, arıtılmamış kanalizasyonun soruna önemli bir katkıda bulunan faktör olduğunu gösterir. Alg çiçeklenmelerinin nedeni ise kesin olarak bilinmiyor.

Baykal Gölü geçmişte yaşadığı çevresel zorlukları rahatlıkla atlatmayı başarıyordu, 2006 yılında ise aktivistler, hükümetin bir petrol boru hattını tamamen yeniden yapılandırmasını sağladı. Bu da ciddi bir kirliliğin önüne geçti.

1966’dan 2008’e kadar Baikalsk Kağıt ve Selüloz Fabrikası, Baykal Gölü kıyılarında faaliyet gösterdi. Castner, “Kağıt yapımı ve kağıt hamuru işleme, suyun kullanılmasını ve ardından boşaltılmasını içeren yoğun su gerektiren bir süreçtir” dedi. Kirli su göle döküldü ve bu da sığ bölgelerde 27 kilometre karelik kirli bölge oluşmasına neden oldu. Toplum önderliğindeki muhalefet, soruna dair araştırmalar yapılmasını sağladı ve hükümet defalarca geciktirse de, fabrikayı kapatma kararı aldı. Günümüzde dünyanın en derin gölü ve ortamı yavaş yavaş iyileşse de, gelecekte ne gibi tehditlere maruz kalacağını henüz kimse bilmiyor.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap