1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Dinozorlar Nasıl Yok Oldu? Teoriler ve Bilimsel Mazeretler

Dinozorlar Nasıl Yok Oldu? Teoriler ve Bilimsel Mazeretler

Dinozorlar Nasıl Yok Oldu? Teoriler ve Bilimsel Mazeretler
1

Dinozorların 66 milyon yıl önce gerçekleşen kitlesel yok oluşunun sebebini ve nasıl olduğunu hiç merak ettiniz mi? Bu devasa yaratıklar yani dinozorlar nasıl yok oldu, hem de bir anda? Bunun sebebine dair birçok teori ve bilgi mevcut, gelin bu teorileri öğrenelim.

Bulunan çok sayıda fosil kemikler, dişler ve diğer somut kanıtlar, Dünya’nın en az 230 milyon yıllık bir zaman diliminde dinozorların alanı olduğunu ortaya çıkardı. Ancak şu ana kadar bulunan fosiller, en fazla 66 milyon yıl öncesine ait. Kretase ve Paleojen dönemlerinde ise bir anda sayılarının azaldığı ve bir kitlesel yok oluşun baş gösterdiği paleontologlar tarafından öne sürülüyor.

Dinozorlar dışında mosasaurlar, iktiyozorlar ve plesiosaurlar gibi korkunç deniz sürüngenlerinin yanı sıra pterosaur olarak bilinen tüm uçan sürüngenler de bu süreçte yok oldu. Gezegenimizin birçok bölgesinde ormanlar alev aldı ve bazı memeliler, kuşlar, küçük sürüngenler, balıklar ve amfibiler hayatta kalırken, kalan yaşam formları arasındaki çeşitlilik aniden düştü. Bu kitlesel yok oluş dünyadaki canlı nüfusunun yüzde 75’ini yok etti.

Tüm kanıtları bir araya getirmek paleontologların ciddi bir çabasını gerektiriyordu, dinozorları ve gezegenin geri kalan Kretase dönemi sakinlerini neyin öldürdüğüne dair öne sürülen teoriler, oldukça makul olanlardan çılgın teorilere kadar değişiyor. Bilim insanlarını en çok üzerine düşündüren ve mantıklı gelen teoriler ise iki tane.

Dinozorların Nasıl Yok Olduğuna Dair Teoriler

Dinozorların, meteor yağmurları veya volkanik faaliyetler sebebiyle yok olduğu düşünülüyor.

Yukarıdan Gelen Ölüm

Dinozorların ölümüyle ilgili en bilinen teorilerden biri, baba-oğul ikilisi Luis ve Walter Alvarez’in adını taşıyan Alvarez hipotezidir. 1980’de bu iki bilim insanı, 66 milyon yıl önce devasa büyüklükte bir meteorun Dünya’ya çarparak atmosferi ve yeryüzünü büyük ölçüde değiştirdiğini öne sürdü.

Dayandıkları en büyük delil, jeolojik sınır bölgesi olan Kretase-Paleojen veya K-Pg tabakası olarak bilinen tabakadaki (tuhaf bir şekilde) yüksek miktarda metal iridyumdur. İridyum, Dünya’nın kabuğunda oldukça nadir ve düşük oranlarda bulunur ve göktaşlarında oldukça yüksek oranda bulunur, bu da Alvarez’leri kitlesel yok oluşun dünya dışı bir nesneden kaynaklandığı sonucuna götürdü. Kitlesel yok olma olayını Meksika’nın Yucatan Yarımadası kıyısındaki büyük bir kratere bağlayabildiklerinde ise teori daha da güç kazandı. Yaklaşık 250 kilometre genişliğindeki Chicxulub krateri, dinozorların ölümü için gayet yeterli büyüklükte görünüyordu.

2016 yılında, bilim adamları Chicxulub adı verilen kraterin su altındaki kısmının içindeki bir kayayı deldi ve deniz tabanının altında derinlere uzanan bir örnek aldı. Kraterin içeriğine dair yapılan bu gözlem, meteorun düştüğünde oluşan etkiyle ve içindeki maddeler sebebiyle, atmosfere ciddi miktarda ölümcül gaz salabileceğini ortaya çıkardı. Ayrıca 2019’da, Kuzey Dakota’da kazı yapan paleontologlar, K-Pg sınırına son derece yakın bir fosil hazinesi buldular ve esasen kitlesel yok oluştan kısa bir süre önce var olan tüm bir ekosistemin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Fosillerin bulunduğu katmanlar, “tektit” adı verilen bir sürü minik cam parçacıklarından oluşuyordu (muhtemelen atmosferde katılaşan ve ardından Dünya’nın üzerine yağan çarpma ve sonucunda ortaya çıkan erimiş kaya lekeleri).

Volkanik Patlamalar

Bununla birlikte birçok bilim insanına göre büyük bir meteor çarpması olayı kabul edilmiyor ve dinozorların yok olmasındaki suçlunun “Dünya’nın kendisi” olabileceği iddia ediliyor.

Hindistan’da Deccan Tuzakları olarak bilinen antik lav akıntıları… 60 ila 65 milyon yıl önce fışkıran devasa lavların Kretase döneminin sonuna doğru gerçekleştiği düşünülüyor. Günümüzde ortaya çıkan volkanik kayalar, 2 kilometreden daha kalındır ve yaklaşık 500.000 metrekarelik bir alanı kaplamaktadır. Böylesine büyük bir patlama, gökyüzünü karbondioksit ve Dünya’nın iklimini önemli ölçüde değiştirebilecek birçok gazla doldurmuş olmalıydı.

Bu teorinin savunucuları, yaşamın yok olması için volkanizmanın daha uygun olduğunu gösteren birçok ipucuna işaret ediyor. Birincisi, bazı araştırmalar Dünya’nın sıcaklığının önerilen çarpma olayından önce bile değiştiğini gösteriyor. Diğer araştırmalar, özellikle dinozorların sayısının Kretase döneminin sonuna doğru azalışa geçtiğini ve 66 milyon yıldan çok daha önce kitlesel ölümlere ilişkin kanıtlar buldu. Dahası, gezegenimizde volkanik aktiviteler sık sık görülürken dev meteor çarpmaları çok daha nadirdir. Bu teorinin destekçileri, bu sebeple volkanik patlamaları dinozorların yok olma sebebi olarak görüyor.

Her İkisi De Olabilir Mi?

Bu tarih öncesi gizemi çözmeye çalışan bilim adamlarının bazıları ise her iki fikrin birlikte gerçekleşmiş olabileceğini düşünüyorlar. Volkanizma, ekosistemleri zayıflatan ve yok eden bazı meteor çarpmalarıyla karşı karşıya kalmış olabilirdi.

Ancak bu fikir, Deccan Tuzakları ve Chicxulub kraterleri üzerinde daha çok çalışma yapılmasını gerektiriyor. 2019 yılında gerçekleştirilen iki bağımsız çalışma, Deccan Tuzakları lavındaki jeokimyasal ipuçlarına baktı ve biraz farklı sonuçlara ulaştı; yayınladıkları kısa makale, yanardağların dinozorların yok olmasına etki edebileceğini öne sürerken, meteor çarpmasından sonra gerçekleşmiş ve yok oluş sürecini güçlendirmiş olabileceğini de ortaya koydu.

Bilim insanları geçmişi anlamak için yeni ipuçları bulup yeni teknikler geliştirdikçe bu ve benzeri tartışmalar yıllarca sürecektir. Ancak sebebi uzay istilacıları veya volkanlardan hangisi olursa olsun, dinozorların son nefesini inceleyen bilim insanlarının, dramatik iklim değişikliğinin Dünya sakinleri üzerindeki etkileri hakkında hayati dersler ortaya koydukları açıktır.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap