Diderot Etkisi Nedir? İhtiyaç Duymadığımız Şeyleri Almak!

Aralık 22, 2020

Diderot etkisi, kısaca günümüz tüketim çılgınlığını açıklayan bir terim olarak kayıtlarda yer alıyor. Gördüğümüz güzel cekete neden hemen sahip olmak istediğimizi açıklıyor. Diderot etkisinin tam olarak ne demek olduğunu açıklamadan önce, dilerseniz “Denis Diderot kimdir?” sorusunu cevaplayalım.

Ünlü Fransız filozof ve yazar Denis Diderot (Diderot Etkisi’nin Kaynağı) neredeyse tüm hayatı boyunca yoksulluk içinde yaşadı, ancak 1765 yılında onun için her şey değişmiş ve bir anda kendini zenginliğin içinde bulmuştu.

Diderot 52 yaşındaydı, kızı evlenmek üzereydi ama ona çeyiz için verecek parası yoktu. O dönemler zengin olmamasına rağmen Diderot’un adı, dönemin en kapsamlı ansiklopedilerinden biri olan Encyclopédie’nin kurucu ortağı ve yazarı olduğu için oldukça tanınıyordu.

Rusya İmparatoriçesi Büyük Catherine, Diderot’un mali sıkıntılarını duyduğunda, kütüphanesini kendisinden 1000 Sterlin’e satın almayı teklif etti. Günümüz kuruna göre 10.000 TL’nin üzerinde bir rakamdı ve Diderot bu fırsatı elbette kaçırmak istemedi. Evet, artık bir miktar da olsa parası vardı.

Bu şanslı satıştan kısa bir süre sonra Diderot yeni bir kırmızı elbise aldı. İşte o an bir şeylerin ters gitmeye başladığını fark etti.

Diderot Etkisi Nedir?

Diderot Etkisi Ne Demek

Diderot’un kırmızı cüppesi güzeldi, aslında biraz fazla güzeldi. Bir an düşündü, elindeki diğer mülklerin geriye kalanıyla cüppesini kıyasladı ve cübbesinin diğer eşyalarının yanında fazla iyi olduğu kanısına vardı. Bu sebeple Denis Diderot, kısa süre sonra cübbesinin güzelliğine uygun yeni şeyler satın alma dürtüsü hissetti.

Eski halısını, Şam’dan gelen yenisiyle değiştirdi. Evini güzel heykeller ve daha iyi bir mutfak masasıyla süsledi. Örtünün üzerine yerleştirmek için yeni bir ayna aldı ve daha nicesiyle birlikte evini donattı. Bu size birini hatırlattı mı?

Bu şekilde birbirini takip eden alımlar, Diderot Etkisi olarak bilinmeye başladı. Kısaca tüketim çılgınlığı diyenler de azımsanamayacak kadar fazla.

Diderot Etkisi, yeni bir şey satın almanın; daha fazla yeni eşyalar satın almak istemenize yol açan bir tüketim sarmalı yarattığını belirtir. Bu etki sebebiyle devamlı olarak benliğimizi tatmin etmek için bir şeyler satın alırız.

Neden İhtiyacımız Olmayan Şeyler Alırız?

Birçok insan aslında farkında olmadan Diderot Etkisinin kurbanı olur. Bir araba satın alırsınız, onun içini donatmak için çeşitli ürünler de almak istersiniz. Bir lastik basınç göstergesi, cep telefonu için bir araç şarj cihazı, ekstra bir şemsiye, bir ilk yardım çantası, bir araç çakı, bir el feneri, acil durum battaniyeleri ve hatta acil durumlar için bir emniyet kemeri kesme aleti bile alabilirsiniz.

Hayatın diğer birçok alanında da benzer davranışlarla karşılaşmak mümkün:

  • Yeni bir elbise mi aldın? Şimdi buna uygun ayakkabı ve küpeler almalısın.
  • Spor salonu üyeliği mi aldın? Spor için ek aksesuarlar, eşofman takımları ve diyet için ek ödemelere hazırlıklı olmalısın.
  • Bir bilgisayar alıyorsunuz, sonrasında içindeki parçaların üst modellerini alıyor ve onu geliştiriyorsunuz. İşin ilginç yanı, her an yeni parça modelleri (işlemciler, ekran kartları, RAM) çıkıyor ve bu harcamaların aslında ardı arkası kesilmiyor.
  • Yeni bir kanepe aldınız, aniden diğer eşyaların kanepe ile uyumlu olmadığını fark edersiniz. O sandalyeler? O sehpa, kilim! Hepsi gitmeli!

Evet, hayat bizi harcamaya sevk ediyor. Eski sürüme geçme, daha eski bir araç kullanma gibi alışkanlıkların aksine, doğal eğilimimiz her zaman biriktirmek, bir şeyler eklemek ve ürünlerin üst modellerini kullanmaktan yana.

Sosyoloji profesörü Juliet Schor’un sözleriyle, “mal stoğumuzu yükseltme baskısı, amansız bir şekilde tek yönlüdür ve sürekli yükselmektedir.”

Diderot Etkisinde Ustalaşmak

Neden İhtiyacımız Olmayan Şeyler Alırız?

Diderot Etkisi bize, ihtiyacımız olmayan şeyleri almamızla ilgili birçok şey anlatıyor. Peki, diderot etkisini nasıl azaltabiliriz?

Diderot Etkisinin gücünü azaltmanın en hızlı yollarından biri, ilk etapta buna neden olan alışkanlıkları tetikleyen şeylerden kaçınmaktır. Ticari e-postaların aboneliğini iptal edin. Size katalog gönderen dergileri arayın ve bu katalogları istemediğinizi belirtin. Arkadaşlarınızla alışveriş merkezlerinde değil, parklarda buluşun.

Mevcut sisteminize uyan öğeleri satın alın. Yani bir şeyi aldığınızda, onunla ilgili 10 eşya daha almanız gerekmesin. Sonuçta her yeni eşya satın aldığınızda sıfırdan başlamak zorunda değilsiniz. Yeni kıyafetler satın aldığınızda, mevcut gardırobunuzla uyumlu olan öğeleri arayın.

Bir satın al, bir ver. Her yeni alışveriş yaptığınızda, bir şeyleri de verin. Yeni bir TV mi aldın? Eskisini başka bir odaya taşımak yerine başkasına verin. Buradaki fikir, ürün sayınızın artmasını önlemektir. Her zaman sadece size neşe ve mutluluk getiren şeyleri barındıracak şekilde hayatınızın küratörlüğünü yapın. Ayrıca bazı markalar, eski ürünü getirene yenisi için belli bir miktar indirim gibi kampanyalar da düzenliyor. Bunlardan faydalanmak da fena bir fikir olmayabilir.

Yeni bir şeyler almadan belli bir süre geçirmeye çalışın. Örneğin 1-2 ay boyunca yeni bir kıyafet almayın. Veya alacağınızda da ikinci el ürünlerin al-sat larının yapılabildiği uygulamalardan faydalanın.

Bir şeyler isteme özelliğini ortadan kaldırmaya çalışın. Nasıl yani? Hiçbir şey almayalım mı? Tabii ki söylemeye çalıştığımız şey bu değil. Ancak, yeni ve gereksiz ürünleri satın almak istemenin bir sonu yoktur. Her zaman üst sürüme yükseltilebilecek bir şeyler vardır.

Evet biraz uç bir örnek olacak. Yeni bir Honda mı aldın? Bir Mercedes’e yükselteyim. Mercedes’den sonra Bentley, Bentley’den sonra Ferrari olarak gidecektir. Bu arada, özel bir uçak almayı düşündünüz mü? Dediğimiz gibi, bu biraz uç bir örnektir ve kendi yaşamınıza göre örnekleri çeşitlendirebilirsiniz.

Tüketim Eğilimi Nasıl Aşılır?

Doğal eğilimimiz daha az değil, daha çok tüketmektir. Bu eğilimden hareketle sorgusuz sualsiz tüketim akışını azaltmak için aktif adımlar atmak, hayatınızı değiştirecektir.

Burada amaç, “hayattan keyif almayalım ve keyfi hiçbir şey yapmayalım” demek değildir. Hayatımızı uygun ve gerektiği ölçüde eşya ile sınırlamaktır. Tüketim çılgınlığının zirveye ulaştığı günümüzde bunu sağlayabilmek oldukça değerli.

Diderot’un sözleriyle, “Örneğim size bir ders versin. Yoksulluğun özgürlüğü vardır; zenginliğin engelleri vardır, engel ise zihnimizdir”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Kişisel Gelişim

Öfke Kontrolü: Sakinleşmenize Yardımcı Olacak 11 Yöntem!

Öfke kontrolü açısından başarısız olmak, pişman olduğunuz şeyleri söylemek, çocuklarınıza bağırm…

Kişisel Gelişim İçin Neler Yapılmalı

Kişisel gelişim için neler yapılmalı konusu, kişisel olarak kendilerini geliştirmek isteyen kişi…

Psikanalitik Kuram ve Psikanaliz: Nedir, Dönüm Noktaları ve Giriş

Psikanaliz, kökeni Sigmund Freud’un çalışmalarına ve teorilerine dayanan bir dizi psikolojik teo…

Ters Psikoloji Nedir? En Popüler Tekniklerin 6’sı

Küçük kardeşinize veya çocuğunuza peynir, zeytin yedirmek veya onları tabletlerinden biraz uzakl…

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Testi ve Tedavisi

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), normalin üzerinde hiperaktif ve dürtüsel davran…

Öyküsel Terapi: Örnekleri ve Teknikleri

Öyküsel Terapi Nedir Öyküsel terapi (Narrative Terapi), olumlu bir değişim ve daha iyi bir zi…

Riverdale Dizisi İncelemesi: Oyuncuları ve Konusu

Riverdale dizisi incelemesi: oyuncuları ve konusu, dizi severler tarafından en çok merak edilen …

Mise en Place: Mutfakta ve Hayatta Nasıl Daha Verimli Olabilirsiniz?

Mise en Place (miz-an-plas olarak okunur), “yerine koymak” anlamına gelen ve bir görev üzer…

En Hızlı Öğrenme Yöntemi: Feynman Tekniği Nedir

Halk arasında “en kolay öğrenme şekli” olarak tanınan Feynman tekniğini uygulama yöntemleri, aşa…

Uyku mu Egzersiz mi? Hangisi Daha Önemli?

Egzersiz yapmak yorucudur ve genelde pek sevmeyiz, uyku ise çoğu insan için dünyanın en güzel şe…

Copy link
Powered by Social Snap