1. Ana Sayfa
  2. Teknoloji
  3. Bulut Bilişim Teknolojisi Nedir ve Nasıl Kullanılır

Bulut Bilişim Teknolojisi Nedir ve Nasıl Kullanılır

bulut teknolojisi bulut bilişim nedir ve nasıl kullanılır

“Bulut nedir? Ne işe yarar ve bu sistemler nasıl kullanılır?” gibi sorular muhtemelen duyduğunuz ve hatta kendinize sorduğunuz sorulardır. Bulut bilişim terimi günümüzde artık her yerde ve bu makalemiz, size bulut bilişim (bulut teknolojisi) hakkında kısaca bilmeniz gereken her şeyi açıklayacak şekilde hazırlandı.

En basit ifadeyle bulut teknolojisi, verilerin ve programların bilgisayarınızın (veya telefon-tabletinizin) sabit diski yerine internet üzerinden depolanması ve bunlara erişilebilmesi anlamına gelir.

“Bulut” kelimesi tamamen bir metafordur ve internetin devasa sunucu altyapısını kabarık bir buluttan başka bir şey olmadığını gösteren, bağlantıları kabul ve bilgileri depolayan bir sistemdir.

Bulut bilişim ile ilgisi bulunmayan şey ise sabit diskinizdir. Sabit diskte veri depoladığınızda veya programları çalıştırdığınızda, buna yerel depolama adı verilir. İhtiyaç duyduğunuz her şey fiziksel olarak size yakındır ve bu da verilerinize erişmenin oldukça hızlı ve kolay olduğu anlamına gelir. Sabit diskle çalışmak birçok yönden bulut teknolojisine göre daha uygun görülür ancak her zaman yeterli disk alanına sahip olmayabilirsiniz.

Bulut teknolojisi, verileri herhangi bir cihaza veya diske kaydetme mantığının çok uzağındadır. Verileri bir ev veya ofis ağında depolamak, bulut bilişimden faydalanmak olarak görülemez.

Bir depolama yönteminin “bulut teknolojisi” olarak kabul edilmesi için, verilerinize veya programlarınıza internet üzerinden erişmeniz veya en azından bu verileri web üzerindeki diğer bilgilerle senkronize etmeniz gerekir. Büyük bir işte, bağlantının diğer tarafında ne olduğu hakkında bilinmesi gereken her şeyi biliyor olabilirsiniz; internet bağlantısı olduğu müddetçe bulut depolama sistemleri, her yerde ve her cihazla kullanılabilir.

Tüketici ve İşletmeler İçin Bulut Teknolojisi

Çevrimdışı olarak kullanılamıyor olması, bulut teknolojisinin dezavantajlarındandır.

Evde veya küçük-orta boyutlu ofislerde oturup, düzenli olarak internet üzerinden çalışmalar yürüten bizler gibi bireysel tüketicileri etkilediği için bulut bilişim sistemleri oldukça önemlidir.

İş söz konusu olduğunda tamamen farklı bir bulut sistemi söz konusudur. Bazı işletmeler, internet üzerinden erişilebilen bir uygulamaya abone olur ve onun bulut depolama sistemini tercih eder. Ayrıca bir işletmenin, şirketteki herkes tarafından kullanılmak üzere kendi özel uygulamalarını oluşturabileceği bulut teknolojisi sistemleri de mevcuttur. Amazon, Microsoft, Google ve Rackspace gibi etkili firmaların, diğer şirketler tarafından belli bir ücret karşılığında kullanılan bir bulut sistemini tercih eder (Örneğin Netflix, Amazon’un bulut hizmetlerinin bir müşterisidir.).

Bulut teknolojisinin ABD pazarındaki değeri 100 milyar dolardır ve bunun yüzde 33’lük kısmını tek başına Amazon’un bulut hizmetleri kapsıyor. Microsoft yüzde 18 ve Google ise yüzde 8’lik bir yüzdeye sahip. Dünya çapında kurulumunu ve kullanımını hesaba katarsanız, bu pazar çok daha değerlidir. Yapılan analizler sonucu ortaya çıkan verilere göre bulut hizmetlerinin dünyadaki pazar payı 2018’de 272 milyar dolardı ve 2023 yılına kadar 623,3 milyar dolar olması bekleniyor.

Yaygın Olarak Kullanılan Bulut Bilişim Hizmeti Örnekleri

Evde kullanım söz konusu olduğunda, yerel bilişim (depolama) ve bulut bilişim arasındaki çizgi bazen net olmayabilir. Bunun nedeni, bulut teknolojisinin bugünlerde bilgisayarlarımızdaki neredeyse her şeyin bir parçası olması. Depolama için bir bulut bilişim hizmeti (Microsoft OneDrive) kullanan yerel bir yazılıma (örneğin, Microsoft Office) kolayca sahip olabilirsiniz. Microsoft ayrıca, hiçbir şey yüklemeden web tarayıcınız aracılığıyla erişilebilen Word, Excel, PowerPoint ve OneNote’un yalnızca web sürümleri olan Office (Web için Office) gibi bir dizi web tabanlı uygulama da sunar. Bu da onları bulut bilişimin önemli bir temsilcisi haline getiriyor (web tabanlı depolama = bulut).

Muhtemelen bildiğiniz ve halihazırda kullandığınız bazı bulut hizmeti örnekleri:

Google Drive: Bu, tüm depolama alanı çevrimiçi olarak bulunan ve böylece bulut üretkenliği uygulamalarıyla çalışabilen saf bir bulut bilişim hizmetidir: Google Dokümanlar, E-Tablolar ve Slaytlar. Google Drive, masaüstü bilgisayarlar dışında birçok cihazda da kullanılabilir; iPad gibi tabletlerde veya Dokümanlar ve E-Tablolar için ayrı uygulamaları olan akıllı telefonlarda da kullanabilirsiniz. Aslında, çoğu Google hizmeti bulut bilişim olarak kabul edilebilir: Gmail, Google Takvim, Google Haritalar…

Apple iCloud: Apple’ın bulut hizmeti esas olarak postalarınızın, kişilerinizin, takviminizin ve daha fazlasının çevrimiçi olarak depolanması, yedeklenmesi ve senkronizasyonu için kullanılır. İhtiyaç duyduğunuz tüm verilere iOS, iPadOS, macOS veya Windows aygıtlarınızda erişebilirsiniz (Windows kullanıcılarının iCloud kontrol panelini yüklemeleri gerekir). Doğal olarak Apple rakipleri tarafından geride bırakılmayacak: herhangi bir iCloud abonesi tarafından kullanılmak üzere kelime işlemcisinin, hesap tablosunun ve sunumların (Keynote) bulut tabanlı sürümlerini sunuyor. iCloud ayrıca, iPhone kullanıcılarının cihazları kaybolduğunda “iPhone’umu bul” özelliğini kullanabilmesini mümkün kılar.

Dropbox: Bu hizmet yıllardır basit, güvenilir bir dosya senkronizasyonu ve depolama hizmeti olmuştur, günümüzde birçok marka ile işbirlikleri yürütmektedir (ücretsiz sürümde birçok özellikten yoksun kalındığı için bireysel olarak pek tercih edilmez).

Yukarıda belirttiğimiz dosya senkronizasyon/yedekleme hizmetleri ve Box, IDrive ve SugarSync gibi diğerleri, dosyalarınızın senkronize edilmiş bir sürümünü çevrimiçi olarak depoladıkları için bulutta çalışır, ancak bu dosyaları yerel depolama biriminizle senkronize ederler. Dosyaya yerel olarak erişseniz bile senkronizasyon, bulut bilişim deneyiminin temel taşlarından biridir.

Bulut Teknolojisinin Donanımı

Tamamen bulut merkezli bir cihazın ilk örneği Chromebook’tur. Bu dizüstü bilgisayarlar, temelde Google Chrome web tarayıcısını bir işletim sistemine dönüştüren Chrome OS’u çalıştırmak için yeterli yerel depolama alanına ve güce sahiptir. Bir Chromebook ile yaptığınız hemen hemen her şey çevrimiçidir: uygulamalar, medya ve depolamanın tümü bulut üzerine yapılır. Bu nedenlerden ötürü oldukça uygun fiyatlıdır ve bu onları eğitim için birçok yerde popüler hale getirmiştir. 2017’den bu yana üzerinde yapılan son sürümün android uygulamaları bile çalıştırabilmesi bekleniyor.

HDMI bağlantısı bulunan herhangi bir ekranı Chrome OS çalıştıran ve kullanılabilir bir bilgisayara dönüştüren, şekerden daha küçük bir sürücü olan ChromeBit de özellikle ABD’de oldukça yaygın şekilde kullanılıyor.

Peki, internet bağlantısı olmayan bir yerdeyseniz ve bulut teknolojisiyle depoladığınız verilerinize erişmeniz gerekiyorsa ne yapacaksınız? Maalesef burada Chroomebook çaresiz kalıyor ve çevrimdışı işlevselliği oldukça gelişmiş olsa da bu sorun, Chrome OS ile ilgili en büyük sorunlardan biri olarak görülüyor.

Bulut Teknolojisine Karşı Bazı Argümanlar

Bulut depolama sistemlerine genelde güveniyoruz, ancak bunun güvenli olup olmadığına dair yönlendirilen birçok argüman var. Verilerinizle ilgili bir sorun çıkma olasılığını düşünün, sunucu çökmesi gibi sorunları yani. Netflix ve Pinterest gibi büyük isimlere bulut altyapısı sağlayan Amazon gibi bir firmada bu sorunlar çıktığında, tüm bu hizmetleri alabilir. Ve dahası, Amazon’un S3 hizmeti 2017’de yanlış yapılandırıldığında, saklanan verilerin büyük bir kısmına uzun bir süre ulaşılamamıştı. Bu tip çökme sorunları meydana geldiğinde genelde saatlerce sürer ve özellikle Netflix gibi büyük bir firmaysanız bu sizin için ciddi bir sorun oluşturabilir.

Ancak birçok kişiye göre bu olası sorunlar önemli değil. Bulut bilişim sistemleri gelecekte çok daha iyi ve belki de çevrimdışı olarak ulaşılabilir bir depolama yöntemi olacak. Bulut teknolojisinin ve bu mantıkla çalışan sistemlerin pazarı gün geçtikçe genişliyor ve kullanım pratikliğini göz önünde bulunduracak olursak, gelişmeye devam edecek gibi görünüyor.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap