1. Ana Sayfa
  2. Keşfet
  3. Brooklyn Köprüsü İnşaatının Olağanüstü Hikayesi

Brooklyn Köprüsü İnşaatının Olağanüstü Hikayesi

Brooklyn Köprüsü İnşaatının Olağanüstü Hikayesi

Brooklyn Köprüsü 1800’lerde mühendislik alanındaki tüm gelişmeler arasında, belki de en ünlü ve en dikkat çekici olanı olarak öne çıkıyor. İnşa edilmesi on yıldan fazla süren köprü, tasarımcısının hayatına mal oldu ve tüm inşaatın New York’un Doğu Nehri’ne çökeceğini tahmin eden şüpheciler tarafından sürekli olarak eleştirildi.

24 Mayıs 1883’te açıldığında tüm dünyanın dikkatini üzerine toplayan köprü, ABD hükümeti tarafından uzun süren kutlamalar sonucu açıldı. Görkemli duvarları, taş kuleleri ve zarif çelik halatları ile büyük köprü, sadece New York’un bir simgesi değil, aynı zamanda her gün köprüyü kullanan on binlerce yolcu için güvenilir bir rota.

John Roebling ve Oğlu Washington

Almanya’dan gelen bir göçmen olan John Roebling, asma köprüyü inşa eden kişi değildi. Ancak Amerika’da köprü inşaatları için yaptığı çalışmaları onu 1800’lerin ortalarında ABD’deki en önemli köprü ustası yapmıştı. Yine ABD’de bulunan Pittsburgh’daki Allegheny Nehri üzerindeki (1860’da tamamlandı) ve Cincinnati’deki Ohio Nehri üzerindeki köprüleri (1867’de tamamlandı) dikkate değer başarılarından bazılarıdır.

Roebling, köprünün halatlarını tutacak devasa kuleler için tasarımlarını çizdiğinde, 1857 gibi erken bir tarihte New York ve Brooklyn (o zamanlar iki ayrı şehir olan) arasındaki Doğu Nehri’ni geçmeyi hayal etmeye başlamıştı. İç Savaş bu planları bir süre askıya alsa da, 1867 yılında New York Eyaleti yasama organı, Doğu Nehri boyunca bir köprü inşa etmek için bir şirketle anlaştı ve Roebling baş mühendis olarak seçildi.

1869 yazında köprüde çalışma başlarken, bir trajedi baş gösterdi. John Roebling, Brooklyn kulesinin inşa edileceği nokta üzerinde çalışmalar yürütürken korkunç bir kazada ayağını ağır şekilde yaraladı. Kısa bir süre sonra ise öldü ve oğlu Washington Roebling, köprü projesinin baş mühendisi oldu.

Brooklyn Köprüsü ve Karşılaşılan Zorluklar

Brooklyn Köprüsü

Doğu Nehri üzerine bir köprü yapılması ile ilgili söylentiler, 1800’lü yılların başlarında; büyük köprülerin esasen hayal olduğu bir dönemde başladı. New York ve Brooklyn gibi büyüyen iki şehir arasında kolay bir geçiş yapabilme olanağının getireceği avantajlar açıktı. Ancak, ismine rağmen aslında bir nehir olmayan bu su yolunun genişliği nedeniyle, köprü fikrinin imkansız olduğu düşünülüyordu. Doğu Nehri aslında türbülansa ve gelgit koşullarına eğilimli bir tuzlu su haliçidir .

Konu hakkında daha da karmaşık olan şey, Doğu Nehri’nin dünyanın en yoğun su yollarından biri olmasıydı ve her boyutta yüzlerce gemi devamlı olarak buradan geçiyordu. Bu sebepten ötürü buraya yapılacak bir köprü, gemilerin altından geçmesine olanak tanımak zorundaydı. Yani çok yüksek bir asma köprü inşa etmek dışında pratik bir çözüm yoktu diyebiliriz. Ve Brooklyn Köprüsü, 1826’da açılan (açıldığında en uzun asma köprü olan) Menai Asma Köprüsünün neredeyse iki katı uzunluğunda, şimdiye kadar yapılmış en büyük köprü olmalıydı.

John Roebling tarafından dikte edilen belki de en büyük yenilik köprünün yapımında çelik kullanılmasıydı. Daha önce asma köprüler demirden yapılmıştı, ancak çelik Brooklyn Köprüsü’nü çok daha güçlü hale getirecekti.

Köprünün muazzam taş kulelerinin temellerini kazmak için nehirde kesonlar (dibi olmayan devasa ahşap kutular) batırıldı. İçlerine basınçlı hava pompalandı ve içerideki adamlar kumu kazarak nehrin dibindeki kayaları deldi. Taş kuleler, nehrin dibine batmış olan kesonların üzerine inşa edildi. İnşa aşamasının en zor ve tehlikeli aşaması buydu, “sandhogs” adı verilen adamlar bu işi tamamlarken ciddi riskleri de göze almıştı.

İşi denetlemek için kesona giren Washington Roebling bir kaza geçirdi ve hiçbir zaman tam olarak iyileşemedi. Kazadan sonra sakat kalan Roebling, Brooklyn Heights’taki evinde kaldı. Kendini mühendis olarak yetiştiren eşi Emily, Washington’un talimat kağıdını her gün köprü şantiyesine iletme görevini üstlendi.

Önerilen Yazı
İntiharıyla Meşhur: Golden Gate Köprüsü İnşa Süreci Hakkında Bilgiler

Yüksek Maliyetler ve Büyük Açılış

Kesonlar nehrin dibine batırıldıktan sonra betonla dolduruldu ve üst kısımda taş kulelerin inşasına devam edildi. Kuleler, suyun 85 metre üstünde, nihai yüksekliğine ulaştığında, yolu destekleyecek dört devasa halat üzerinde çalışmalar başladı.

Halatların kuleler arasında döndürülmesi 1877 yazında başladı ve ancak 16 ay sonra tamamlandı. Ancak köprü yolunun tamamen düzenlenmesi ve köprünün trafiğe hazır hale getirilmesi geceli/gündüzlü olarak yaklaşık bir beş yıl daha sürecekti.

1883’te tamamlandığında, köprü yaklaşık 15 milyon dolara mal olmuştu ve bu tutar, John Roebling’in ilk tahmininin iki katından daha fazlaydı. Köprünün yapımında kaç kişinin öldüğüne dair resmi rakamlar tutulmasa da, çeşitli kazalarda yaklaşık 20 ila 30 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

Köprünün açılışı 24 Mayıs 1883’te yapıldı. New York’un bazı İrlandalı sakinleri, açılış günü Kraliçe Victoria’nın doğum günü olduğu için biraz alınsa da, şehrin büyük bir kısmı kutlamalarda yer aldı.

Başkan Chester A. Arthur, etkinlik için New York City’ye geldi ve köprüden ilk geçenler arasında yerini aldı. Bazı konuşmacılar köprüyü “Bilim Harikası” olarak nitelendirirken, bazıları ise ticari önemine vurgu yaptı. Brooklyn Köprüsü günümüzde bu iki şehrin bir sembolü olarak kabul ediliyor.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?

Yorum Yap