Alex Rider Dizi İncelemesi

Mayıs 11, 2021
Alex Rider Dizi İncelemesi

Bugün sinema köşemizde ele alacağımız Alex Rider dizisini Amazon Prime Video servisinin ülkemize gelişi ile yapılan önerilerle ya da “Haluk Bilginer’in kötü adam olduğu dizi” olarak bolca paylaşılıp gündem olmasıyla duymuş olabilirsiniz. Çoğu insan da zaten bu şekilde keşfetti diziyi. Haluk Bilginer‘in bir İngiliz dizisinde yer alması ve ekipte hikayenin baş kötüsü olarak bulunuyor olması gerçekten oldukça ilgi çekici. Ancak bu diziyi sırf Haluk Bilginer için izleyecekseniz, bu kararınız üzerinde bir kere daha düşünmeniz gerekiyor.

Anthony Horowitz’in 13 kitaplık bir casus kurgu, gerilim serisinden uyarlanan dizinin konusu kısaca şu şekilde;

Amcasının ölümü üzerine Alex Rider, bunun bir cinayet olduğunu düşünmeye başlar ve sır perdesini aralayabilmek için araştırmaya koyulur. Karakterimizin, yaptığı bu araştırmalar sonucunda tonlarca gizem keşfetmesini ve sonunda bir ajana dönüşmesi gerektiğinden habersiz olmasını izleriz. Tabii dizinin konusu bu bahsettiğimiz olaylarla sınırlı değil. Olayların varacağı nokta itibariyle izleyicileri iyice içerisine çekebilecek bir potansiyele de sahip. Ayrıca dizi şu anda sadece 8 bölümlük bir sezondan oluşuyor, ancak konusu bakımından gelmesi muhtemel sezonları doyasıya besleyebilecek bir potansiyele sahip.

Çoğu insanın diziyi izlerken fark edeceği ilk şey, yönetmenin Sinematografi bakımından muhteşem bir iş çıkarttığı olacaktır. Sanki Nolan yapımı bir film izliyormuş tadında bir Sinematografiden bahsediyoruz. Tabii bir de Sinematografiyi tamamlayan müzikler… Dizide kullanılan müzikler de son derece ince düşünülmüş ve sahneler ile çok iyi bir şekilde senkronize edilmişti.

Yapımda eksik bir çok şey vardı

Bunlardan birisi de hikayedeki eksiklerdi. Bize anlatılması gereken ama anlatılmayan şeyler, geçmişte gerçekleşmiş olaylar gibi. Tabii bunu diğer sezonlarda düzeltebilirler isterlerse, belki de devam sezonlarında işleyebilecekleri konuların kalmasını istedikleri için böyle bir yol izlemişlerdir, kim bilir… Bunun dışında birkaç mantık hatası da var ve bu, dikkatli izleyicilerin o dünyadan kopmasına sebep olabiliyor.

Gelelim mutlaka değinilmesi gereken bir başka noktaya; yani Haluk Bilginer’e. Dizide kendisini pek fazla göremiyoruz, gördüklerimiz de karakterini tanımamıza yetmiyor açıkçası. Yazının başına bahsettiğimiz kısım da bununla alakalıydı aslında. İster istemez bir Türk oyuncumuzun böylesine bir dizinin içerisinde önemli bir rolde yer aldığını bilmek hem bizleri gururlandırıyor, hem de o diziyi farklı bir gözle, farklı bir keyifle izlememize neden oluyor. Haluk Bilginer’i çok da görememiş olmamız bir sorun elbet ama bunu kafaya takacak olanların içlerini rahatlatacak bir şey ekleyelim; dizide yer alan 8 bölüm boyunca aslında bizlere pek de bir şey anlatılmıyor. Konusu itibariyle 10 sezon bile olsa sürdürülebilecek içerikler, olaylar anlatılabilir ve bu ilk sezon sadece giriş niteliğinde. İlk sezonda karakter gelişiminden söz etmek zor çünkü olaylar ön planda kalmış ve karakterlere vakit kalmamış. Herhangi sıra dışı bir olay yaşanmazsa, bu dizinin uzun bir süre boyunca devam edeceğini kaçınılmaz bir gerçek.

Sonuç olarak Alex Rider dizisi orta düzey ve önü açık olan bir yapım, kendini geliştirmeye de çok müsait. Eğer şu aralar izleyecek bir şeyler arıyorsanız ve yabancı diziler listemizdeki dizileri silip süpürdüyseniz, bu diziye bir şans vermenizi öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Daha Fazla Dizi İncelemeleri

American Crime Story: Suç, Suçlu ve Toplum

American Crime Story dizisi, Amerika’da yaşanmış ve çok büyük yankı uyandırmış gerçek suç olayla…

Pose: Umudun Hakim Olduğu Devrimci Bir Dünya

Steven Canals, Brad Falchuk ve Ryan Murphy’nin yaratıcıları olduğu Pose dizisi, 2018 yılında ilk…

Apple Tree Yard: Korku Bizi Neye Dönüştürebilir?

Apple Tree Yard Dizisi 2017 yılında yayınlanan Louise Doughty’nin aynı  isimli (Türkçe’ye Yasak …

Inside No.9: Ters Köşenin Ters Köşesi

Inside No.9 dizisi, 2014 yılında BBC ile hayatımıza giren ve IMDb puanı 8.5 olan günümüzün en po…

Lie to Me: Yalan Söylüyor Olabilir Misin Acaba?

Lie to Me, 2009 – 2011 yılları arasında ekranlarda olan ve harika replikleriyle hala akıllardan …

Dark Desire: İç İçe Geçmiş Yalanlar, Sırlar ve Cinayetler

Leticia López Margalli’nin yaratıcısı olduğu Meksika yapımı Dark Desire dizisi Netflix’in en yen…

Alias Grace Dizi İncelemesi: Aslında O Kadar Eski Bir Hikaye Değil

Alias Grace dizisi 2017’de Netflix’te yayınlanmaya başladıktan sonra, son yılların en popüler ya…

Copy link
Powered by Social Snap